Türkinform olarak Ankara sokaklarına çıktık, vatandaşlara bu kez “Market fişiniz konuşabilseydi size ilk ne söylerdi?” diye sorduk. Günlük hayatın vazgeçilmezlerinden biri olan market alışverişini farklı bir soruyla gündeme taşıdığımız röportajımızda, vatandaşlardan hem güldüren hem de düşündüren yanıtlar geldi. Kimi market fişinin kendisine acıyacağını söylerken, kimi de artan fiyatlar karşısında fişinin bile utanacağını dile getirdi.
Röportajımızda gıda fiyatları, alım gücü, emekli maaşları, kredi kartı kullanımı ve alışveriş alışkanlıkları öne çıktı. Vatandaşların bazıları temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını anlatırken, bazıları ise gereksiz harcamalarını esprili ifadelerle değerlendirdi.
“BEN NİYE BU KADAR ŞİŞTİM?”: GIDA FİYATLARINA TEPKİ
Sokak röportajımızda mikrofon uzattığımız bir vatandaş, market fişinin konuşabilmesi halinde kendisine ilk olarak “Ben niye bu kadar şiştim?” diye soracağını söyledi.
Temel gıda fiyatlarındaki artışa tepki gösteren vatandaş, özellikle peynir fiyatlarını örnek göstererek ürünlerin yüksek fiyatlara satılmasını eleştirdi.
Peynir fiyatlarının yüzlerce liraya ulaşmasından yakınan vatandaş, “Market fişi bence önce kendine bir, bize beş üzülüyor. Çünkü utanırım ben market fişi olsam böyle rakamlar göstermeye” ifadelerini kullandı.
Vatandaş, temel gıda ürünlerine ulaşmanın giderek zorlaştığını düşündüğünü belirterek, bazı ailelerin ihtiyaçlarını karşılamakta daha fazla güçlük çektiğini savundu.
Bir başka vatandaş ise market fişinin kendisine “Beş binin altında neden alışveriş yapamıyorsun?” diye soracağını belirtti.

“DÜN ALSAYDIM DAHA UCUZ OLURDU”
Röportajımızda vatandaşların en çok dile getirdiği konulardan biri de fiyatların sürekli değiştiğine yönelik şikâyetler oldu. Market fişinin kendisine “Dün alsaydın biraz daha ucuz olabilirdi” diyeceğini belirten bir vatandaş, alışverişte her geçen gün daha az ürün alabildiğini söyledi.
“Her geçen gün aldığımız ürün eksiliyor. Paramız yine aynı” diyen vatandaş, gelirinin değişmediğini ancak alışveriş sepetindeki ürün miktarının azaldığını anlattı.
Bir başka vatandaş ise peynir fiyatları üzerinden yaşadığı durumu örnek gösterdi. Geçen ay 375 TL'ye aldığını söylediği bir peynirin fiyatının 435 TL'ye yükseldiğini belirten vatandaş, fiyat artışlarının maaşına yapılan zammı kısa sürede etkisiz hale getirdiğini ifade etti. “Sen de benim maaşımın ne olduğunu biliyor musun?” sözleriyle tepkisini dile getiren vatandaş, emekli olduktan sonra kredi kartını kapattığını ve alışverişlerini nakit yapmaya başladığını anlattı.
“ÜÇ ÖĞÜN YEMEĞİ İKİYE DÜŞÜRDÜK”
Röportajımızın en dikkat çekici açıklamalarından biri ise geçim sıkıntısı nedeniyle öğün sayısını azalttığını belirten bir vatandaştan geldi. Market fişinin kendisine “Allah yardımcınız olsun” diyeceğini söyleyen vatandaş, eşiyle birlikte günlük beslenme düzenlerini değiştirmek zorunda kaldıklarını anlattı.
“Biz günlük üç öğün yemeği iki öğüne düşürdük hanımla” diyen vatandaş, ekonomik koşullar nedeniyle harcamalarını mümkün olduğunca azaltmaya çalıştıklarını ifade etti.
Bir başka vatandaş da eşi ve bir çocuğuyla yaşadığını belirterek, üç kişilik ailesinin bile zaman zaman bazı ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.
Kalabalık ailelerin yaşadığı ekonomik güçlükleri düşündüğünü belirten vatandaş, “Hayat pahalı, hiçbir şey alınmıyor” sözleriyle durumunu özetledi.

ALMANYA'DAN GELEN VATANDAŞ: “BURAYI DAHA PAHALI BULUYORUM”
Sokak röportajımızda Türkiye ile yurt dışındaki market fiyatlarını karşılaştıran vatandaşlar da oldu. Almanya'da yaşadığını belirten bir vatandaş, iki ülkede de fiyat artışları yaşandığını ancak Türkiye'deki market alışverişini daha pahalı bulduğunu söyledi.
“Orada da tabii enflasyon çok yükseldi ama ben burayı daha pahalı buluyorum” diyen vatandaş, özellikle emeklilerin mevcut gelirleriyle geçinmekte zorlandığını düşündüğünü ifade etti.
Azerbaycan'daki alışveriş uygulamalarından söz eden bir başka vatandaş ise ülkede kullanılan fişlerdeki karekodlar aracılığıyla belirli KDV iadelerinden yararlanılabildiğini anlattı.
Türkiye'de de benzer bir uygulamanın hayata geçirilmesini istediğini belirten vatandaş, “Keşke burada da böyle bir şey olsa” diyerek alışveriş yapan tüketicilerin desteklenebileceğini savundu.
“BİRAZ NAKİT KULLAN” DİYEN DE VAR, “FAKİRLER” DİYEN DE
Röportajımızda bazı vatandaşlar ise market fişlerinin kendilerine alışveriş alışkanlıkları konusunda tavsiyelerde bulunacağını söyledi.
Sürekli kredi kartı kullandığını belirten bir genç, fişinin kendisine “Artık biraz nakit kullan” diyeceğini ifade etti.
Kartla alışveriş yapmanın harcamalarını kontrol etmesini zorlaştırabildiğini anlatan genç, nakit paranın harcama farkındalığını artırabileceğini düşündüğünü belirtti.
Arkadaşıyla dondurma aldığını söyleyen bir başka genç ise market fişinin kendilerine ilk olarak “Fakirler” diye sesleneceğini söyleyerek maddi durumlarını esprili bir dille anlattı.
Bazı vatandaşlar da fişlerinin kendilerine “Çok fazla harcama yapıyorsun” veya “Abur cuburu azalt” diyebileceğini belirtti.
Özellikle makyaj, kıyafet ve atıştırmalık alışverişi yaptıklarını anlatan gençler, bazı harcamalarının ihtiyaçtan çok alışkanlığa dönüştüğünü dile getirdi.

“BENİ ARTIK BURUŞTURUP ATMA”: FİŞ İSRAFINA DİKKAT ÇEKTİLER
Market fişlerinin konuşması fikri, röportajımızda yalnızca ekonomik sorunları değil, kâğıt israfını da gündeme getirdi.
Bir vatandaş, fişinin kendisine “Beni artık buruşturup atma” diyeceğini belirterek alışveriş fişlerinin çoğu zaman kullanılmadan çöpe atıldığını söyledi.
Kâğıt tüketiminin azaltılması gerektiğini savunan genç, fişlerin dijital ortamda sunulmasının daha doğru olabileceğini ifade etti. “Bence kâğıt israfı olarak görüyorum. İstemeyenlere çıkartmasınlar ya da dijital bir şekilde çözümünü bulabilirler” sözleriyle önerisini paylaştı.
Bir başka vatandaş ise market alışverişlerinin bazen 2 bin ile 3 bin TL arasında tuttuğunu ve harcamalarının önemli bir bölümünü atıştırmalıkların oluşturduğunu söyledi.
Fişinin kendisine daha sağlıklı beslenmesi gerektiğini hatırlatabileceğini belirten vatandaş, alışveriş alışkanlıklarını yeniden değerlendirebileceğini ifade etti.





