Marmara Denizi'nde Yalova açıklarında meydana gelen 3,5 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevre illerde de hissedildi. Sarsıntının ardından olası büyük İstanbul depremine ilişkin endişeler yeniden gündeme gelirken, yer bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Üşümezsoy, son depremin büyük bir sarsıntıyı tetiklemeyeceğini savunarak bölgedeki fayların yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MARMARA'DA GECE SAATLERİNDE DEPREM
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) verilerine göre, 10 Ekim saat 22.08'de Marmara Denizi'nde 3,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Yalova'ya yaklaşık 4,6 kilometre mesafede kaydedilen sarsıntının derinliği 7,96 kilometre olarak açıklandı. Deprem, İstanbul başta olmak üzere Kocaeli ve Bursa gibi çevre illerde de hissedildi.
ÜŞÜMEZSOY: BURADAN BÜYÜK BİR DEPREM ÇIKMAZ
Depremin ardından sosyal medya hesabından haritalı bir değerlendirme paylaşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntının Yalova-Çınarcık kıyılarından kuzeye doğru uzanan ikincil fay kollarında meydana geldiğini belirtti.
Üşümezsoy, bu fay kollarının 1894 ve 1999 depremlerinde kırılan fay sistemleriyle ilişkili olduğunu savunarak “Buradan büyük bir deprem çıkmaz” ifadelerini kullandı.

1999 DEPREMİNİN ARDINDAN KALAN STRESE DİKKAT ÇEKTİ
Üşümezsoy, 1999 Marmara Depremi sırasında ana fayın kırılmasıyla gerilimin önemli ölçüde boşaldığını öne sürdü.
Son sarsıntının ana faydan ayrılan yan kollarda kalan gerilimle ilişkili olduğunu ifade eden Üşümezsoy, bu hareketliliğin büyük bir deprem oluşturacak nitelikte olmadığını savundu.
“EN FAZLA 5 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLUŞTURABİLİR”
Bölgedeki ikincil fay kollarının sınırlı büyüklükte depremler üretebileceğini belirten Üşümezsoy, “En fazla 5 büyüklüğünde bir deprem oluşturabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Üşümezsoy'un bu açıklaması, Marmara Denizi'ndeki bütün fayların deprem üretme kapasitesine ilişkin değil, son sarsıntının meydana geldiğini belirttiği fay kollarına yönelik bir görüş olarak öne çıktı.

İSTANBUL'DA NEDEN HİSSEDİLDİ?
Sarsıntının İstanbul'un özellikle Kartal ve Tuzla gibi doğu ilçelerinde hissedilmesine de değinen Üşümezsoy, bunun fayların uzanış yönüyle ilişkili olduğunu ifade etti.
Yalova açıklarından kuzeye doğru uzanan fay sistemine dikkat çeken Üşümezsoy, depremin İstanbul kıyılarında hissedilmesinin büyük bir depremi tetikleyeceği anlamına gelmediğini savundu.
BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Marmara Denizi'ndeki son sarsıntı, bölgenin deprem tehlikesine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Yalova açıklarındaki depremin büyük bir sarsıntıya yol açmayacağı görüşünü dile getirirken, bu değerlendirme Marmara genelindeki deprem tehlikesinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Depremlerin kesin zamanının ve büyüklüğünün önceden belirlenememesi nedeniyle uzmanlar, bilimsel verilerin takip edilmesi ve depreme hazırlık çalışmalarının sürdürülmesinin önemini vurguluyor.




