TBMM Genel Kurulu'nda siyasi parti temsilcileri arasında ekonomi, eğitim ve dış politika başlıklarında karşılıklı eleştiriler yöneltildi. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, iktidarın İsrail'e yönelik tutumunu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullara gönderdiği ramazan ayı etkinliklerine dair genelgeyi eleştirdi. Bu sözlere AK Parti cephesinden Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta yanıt verirken, oturumda 28 Şubat süreci ve laiklik kavramları etrafında milletvekilleri arasında sözlü tartışmalar gerçekleşti.

CHP'Lİ MURAT EMİR İKTİDARI İSRAİL POLİTİKASI ÜZERİNDEN ELEŞTİRDİ

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada iktidarın İsrail ve Filistin politikasına değinerek şu ifadeleri kullandı:

Bahçeli'ye "Süper Lig" ziyareti
Bahçeli'ye "Süper Lig" ziyareti
İçeriği Görüntüle

"Sayın Cumhurbaşkanı'nı AK Parti Grup Toplantısı'nda dikkatle dinledik. CHP'ye ağır sözlerle saldırmayı ihmal etmedi. Kendisinden Amerika'nın İsrail büyükelçisine yani arzımevut hayalleri kuran; Nil'den Fırat'a kadar yani topraklarımızda hakkı olduğunu iddia eden büyükelçiye veya onu atamış Trump'a bir şey söyleyecek mi diye bekledik ama bir söz gelmedi. Türkiye'nin İsrail, Filistin ve Gazze politikası, Trump'tan meşruiyet kazanma adı altında rehin alınmıştır. Türkiye sessizleşmiştir, boyun eğmiştir. Türkiye'nin Filistinlilerin olmadığı barış kurulunda yer alması da bu boyun eğmişliğin açık bir ifadesidir. Hala iktidar partisinden, AK Parti Grubundan, Cumhurbaşkanından bu konuya dönük olarak bir söz gelmemiş olmasını önemsiyoruz ve söz bekliyoruz. Şimdi, şu söylenecektir: 'Efendim, İsrail'in Amerika Büyükelçisi Sayın Cumhurbaşkanının muhatabı mı?' Elbette değil, elbette değil ama Trump takdir edersiniz ki muhatabıdır ve Trump'ın dışında, Trump'ın onayı olmaksızın, Trump'ı rahatsız edecek bir söz söylenemeyeceği ortadadır. Ben daha çarpıcı bir şey söyleyeceğim: Başından beri söylüyoruz, meydanlarda 'Ey Netanyahu' diyorsunuz ama gerçekte İsrail'le iç içesiniz. Gazze'deki katliamlar başladığı günden itibaren gözyaşı döküyormuş gibi göründünüz, meydanlarda haykırdınız ama İsrail'le çatır çatır ticarete devam ettiniz"

MURAT EMİR MEB'İN UYGULAMALARI İÇİN "ÇOCUKLARI FİŞLEMEKTİR" DEDİ

Emir, ekonomik verilere ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullardaki uygulamalarına ilişkin açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

"Türkiye'de ağır sorunlar var, emekli maaşı 20 bin lira, utanç rakamı; asgari ücret 28 bin lira, emeğin en derin şekilde sömürüldüğünün en açık örneği, en açık kanıtı. 'Bayram öncesi emeklilere ikramiye vereceğiz; 4 bin lirayı 5 bin lira mı yapalım, 5.500 lira mı yapalım?' diye beyler aralarında çalışıyorlarmış, konuşuyorlarmış. Şimdi, bu sorunları çözemeyince her zaman yaptığı gibi geriye dönüyor; 28 Şubat, başörtüsü yasağı, dindarlara yapılan baskılar, o da bu da. Bakın, Türkiye bu tartışmaları yaptı, Türkiye bu tartışmaları bitirdi; Türkiye bu tartışmalardan birliğiyle, bütünlüğüyle ve demokrasisiyle çıktı. Bedeller de ödendi, sizlerin içerisinde de bedel ödeyenler var, biliyorum, yadsımıyorum ama bu tartışmaları temcit pilavı gibi getirerek haklı çıkamazsınız."

"Bizim söylediğimiz çok basit bir şey var, o da şu: 7 yaşında, 8 yaşında çocuklara form dağıtıp 'Git bakalım, evde iftar yaparken formu işaretle.' , 'Sahura kalkınca işaretle.' , 'Namaz kılınca formu işaretle.' , 'Olmadı, resmini çek.' 'Olmadı, getir bana, göster.' dediğiniz zaman, bu, çocukları fişlemektir, etiketlemektir. Bakın, Cumhurbaşkanı katıldı ya tartışmaya, ne hukukidir ne anayasaldır ne vicdanidir ne de pedagojiktir; bunu yapmayın diyoruz. Şimdi, Tevfik Fikret Okulları'nda müfettişler çocukları çekiyorlar bir kenara, diyorlar ki: 'Size din eğitimi veriliyor mu?' , 'Yeteri kadar veriliyor mu?' , 'Memnun musunuz?' , 'Cumhurbaşkanını övüyorlar mı?' , 'Cumhurbaşkanını yeriyorlar mı?' diye sorular soruyorlar. Biz bunlara karşıyız. Şimdi, biz bunlara karşı çıktık diye sanki Türkiye'de inananların inançlarını olması gerektiği gibi yaşamalarının önünde engel varmış gibi gösteriliyor. Böyle bir engel yoktur, olmamalıdır, olan yerde de hep birlikte biz buna karşı çıkarız."

"Bir Cumhurbaşkanına düşen, toplumu birleştirmektir, bütünleştirmektir ama her defasında ülkeyi 'inananlar ve inanmayanlar' , 'daha çok inananlar ile az inananlar' , 'ibadet edenler ile etmeyenler' diye bölmeye kalkmak aslında 28 Şubat hayali kurmaktır. Nasıl 28 Şubat tartışmalarından kendilerince bir iktidar çıkardılarsa çamura saplandıkça, iktidarları çökmeye başladıkça bu tartışmayı büyütmeye çalışıyorlar. Bu tartışmalar sunidir; Millî Eğitim Bakanının yaptığı pedagojik değildir, yasal değildir. Asıl şu sorunun cevabını verin siz, asıl şu sorunun cevabını verin: Grup Salonu'nda bu tartışmalar yapılırken salondan 'Laiklik kaldırılsın' diye sloganlar atıldı; rahatsız oldunuz mu olmadınız mı, bunun cevabını verin Sayın Usta."

AK PARTİ'Lİ LEYLA ŞAHİN USTA İDDİALARA YANIT VERDİ

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir'in açıklamalarının ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, Filistin gündemi ve 28 Şubat süreci hakkında şu açıklamaları yaptı:

"Bugün grup toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımızı çok iyi dinlediklerini söylediler. Bence iyi dinlemişsiniz, konuşmasının yarısından çoğunda Sayın Cumhurbaşkanımız Filistin'den bahsetti, 'Filistin özgür olana kadar mücadelemize devam edeceğiz.' dedi. Ha, Filistin'e yardım yapan, dünyada en çok yardım yapan ülke de biziz ve biz olarak bunu yapmaktan da büyük bir onur ve gurur duyuyoruz. Türkiye, ne kadar engellemeye çalışırsanız çalışın Filistin davasını sonuna kadar savunacak ve özgürleşene kadar da devam edeceğiz"

"28 Şubat’ı bir bitiremediniz, siz bitiremediniz, geçen hafta çıktınız, hala laiklik üzerinden tartışmalar başlattınız siz. Biz 28 Şubat'ı, evet, yaşadık, iliklerimize kadar yaşadık ama bugünkü gelen Türkiye yeni Türkiye dedik, artık 28 Şubatlar yaşanmayacak ve bunun için hep birlikte, ortak akılla yürünüyor dedik. Siz de söylediniz, evet, hatalar yaptığınızı kabul ediyorsunuz, çok şükür, bunu söylüyor olmanız bile büyük bir başarı ama 28 Şubat’ı bitirmeyen, bitiremeyen sizlersiniz. Hala içinizden, biz buradayız diye bize karşı nefretini ve öfkesini sunan insanlar var. Bitirin artık, bitirin bu ayrımı. 'Laiklik' diyerek bana saldırmaya, başörtüme hakaret etmeye inanan insanlara hakaret etme özgürlüğünüz yok efendim"

GENEL KURUL'DA MİLLETVEKİLLERİ ARASINDA KARŞILIKLI DİYALOG YAŞANDI

Usta'nın açıklamaları esnasında, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever ile Usta arasında sözlü diyalog yaşandı. Meclisteki tartışma şu şekilde gerçekleşti:

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever: "Onunla alakalı olmadığını biliyorsunuz"

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta: "Yapıyorsunuz, açıkça yapıyorsunuz"

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever: "Biz okullardaki etkinliklerden bahsediyoruz"

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta: "Okullarda çocuklar 'Allah' diyor, 'Kur'an' diyor... Konuyu da açan sizsiniz, baştan beri söylüyorum"

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever: "'Laiklik' denilince başörtüsü mü anlıyorsunuz, onu bir türlü anlayamıyorum"

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta: "Siz bunu anlıyorsunuz maalesef, evet, maalesef bunu anlıyorsunuz"

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever: "Okuldaki etkinliklerden bahsediyorum, siz bana 'başörtüsü' diyorsunuz"

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta: "Sizinle bu polemiğe girmeyeceğim. Sizin ne anladığınızı bilmiyorum, sizin ne anladığınız değil mesele; mesele, laiklik üzerinden bu ülkede inanan insanlara yıllarca bir zulüm yapıldı, bunu hala bitirmeyen sizsiniz. Bugün okullarımızda çocuklarımız 'Allah' diyor, 'Peygamber' diyor, 'Kur'an' diyor, bundan rahatsız olmayın. Çocukların 'Allah' demesinden rahatsız olmayın, çocukların Kur'an'a inanmasından, peygamberimize inanmasından, ilahi söylemesinden korkmayın, rahatsız olmayın. Laiklik böyle gidecek, bitecek bir şey değil, artık bunu anlayın. Çocuklarımızın ramazan sevgisini ve coşkusunu yaşamasına engel olamayacaksınız. Bu ülkede 'laiklik' adı altında yapılan pek çok tartışmanın ne kadar boş olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz, bunu sürdürmekten vazgeçin"

Kaynak: HABER MERKEZİ