Türkiye Büyük Millet Meclisinde devam eden süreç kapsamında gündeme gelen hediye tartışması, kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oldu. Gazeteci Levent Gültekin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’dan gelen hediyeyi kabul etmesine ilişkin görüşlerini paylaştı.
ÖCALAN’IN GÖNDERDİĞİ KİLİM GÜNDEM OLDU
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Aralık 2025 tarihinde DEM Parti heyetinin Mecliste gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Abdullah Öcalan tarafından Şanlıurfada özel olarak dokutulan bir kilimin hediye edildiğini açıkladı. Bahçeli, söz konusu hediyeyi kabul ettiğini belirterek kilime “27 Şubat 2025 Barış ve Demokrasi Kilimi” adını verdiğini söyledi.
BAHÇELİ HEDİYEYİ KABUL ETTİĞİNİ AÇIKLADI
Bahçeli, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “12 Aralık 2025 tarihinde DEM Parti heyeti Meclis’te bizleri ziyaret ettiklerinde, kurucu önder Abdullah Öcalan’ın Şanlıurfa’da özel olarak dokuttuğu bir kilimi bize hediye etti. Kendisine Türk ve Kürt birliği ile kardeşliği konusundaki samimiyeti için teşekkür ediyorum. Bunu memnuniyetle karşıladım ve bizi ziyaret eden heyete şunu söyledim; ‘Kültürümüzde her kilimin bir ismi vardır, bu kilime de 27 Şubat 2025 Barış ve Demokrasi Kilimi adını veriyorum.’” ifadelerini kullandı.
GÜLTEKİN’DEN ŞEHİT AİLELERİ VURGUSU
Gazeteci Levent Gültekin, Bahçeli’nin hediyeyi kabul etmesine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Sen 40 yıldır bebek katili dediğin adamdan bir hediye alıyorsun ve sonunda ona da göğsünü gere yani çok önemli bir şeymiş, çok büyük bir hediyeymiş gibi dönüp bunu lanse ediyorsun.”
GÜLTEKİN AÇIKLAMALARINI SÜRDÜRDÜ
Gültekin açıklamalarında şu ifadeleri dile getirdi: “Demek ki zerre umursama sende yok. Bu ülkede 40-50 bin çocuk toprağa verildi. İnsanlar evladını toprağa verdi. Hani demiyoruz bunu bir kan davasına dönüştür ama bari bunun vakarını taşı. Yüzünde bunun acısı olsun. Mesela değil mi? O aile sana baktığında evet yani bu adam bizim acımızı hissediyor ama aynı zamanda yüreğine taş basarak bu sorunu da bitirmeye çalışıyor, duygusuna kapılsın. Sen öyle bir şey yapmıyorsun ki. Sen hediye alıp vermeyi çok makul, çok olağanüstü bir şeymiş gibi gösteriyorsun. Ve bunun abi sen bunu açıklayarak oradaki zaten Öcalan'a varsa küçük bir itibar onu da yerle bir ediyorsun. Ülke ocaklarında siyasete başladım diyen bir adama bugün yani Kürt milliyetçilik öfkesine kapılmış bir genç dönüp ona bir daha bakar mı? Senin o çocuğun duygusunu yönetmen lazım. Hiçbiri yok ama halıyı ayrı bir pazarlıyor.”