CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında gündem, belediyelere yönelik yargı süreçleri ve erken seçim çağrısı oldu. Özel, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden yürütülen tartışmalara sert tepki gösterdi.
“9 AY İFTİRA ATILDI, CANLI YAYIN YOK”
Özel, belediye başkanları hakkında açılan davalara ilişkin, yargılamaların canlı yayınlanması çağrısını yineledi. TRT ve yandaş medya aracılığıyla aylarca iddiaların gündemde tutulduğunu söyleyen Özel, iddianamelerde bu suçlamaların yer almadığını savundu.
“Ortada ne video var, ne ses kaydı, ne de iddia edilen yolsuzluklar. Aylarca köpürtülen suçlamalar iddianamelere bile giremedi” diyen Özel, canlı yayın taleplerinden neden vazgeçildiğini sordu.
“MİLLET KAPISI BELLİ, ERDOĞAN KAPISI BELLİ”
Mahkeme salonlarındaki görüntülere de dikkat çeken Özel, muhalefet temsilcilerinin “milletin kapısından”, iktidara yakın isimlerin ise “Erdoğan’ın kapısından” girip çıktığını savundu. Yargı sürecinin siyasi baskı altında yürütüldüğünü öne sürdü.
İSTANBUL ÜZERİNDEN ERKEN SEÇİM RESTİ
Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doğrudan çağrıda bulunarak dikkat çeken bir teklif sundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi üzerinden seçimlerin yenilenmesini öneren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Eğer Ekrem İmamoğlu’nun suçlu olduğuna inanıyorsanız, gelin İstanbul’da seçimi yenileyelim. Ben tüm belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye hazırım.”
“KAZANIRSAN BEN YOKUM, KAZANIRSAK ERKEN SEÇİM”
Özel, teklifini daha da netleştirerek Erdoğan’a siyasi düello çağrısı yaptı:
“Seçimi sen kazanırsan siyaseti bırakırım. Biz kazanırsak yakamızdan düşecekler ve Türkiye’yi erken seçime götüreceğiz. Var mısın?”
Özel seçimle ilgili şunları kaydetti:
"Ekrem Başkanı seçmezlerse ben siyaseti bırakıyorum. Ekrem Başkan siyaseti bırakıyor ve buyursunlar oynasınlar. İddia ediyorum 1 milyon değil, 1,5 milyon farkla o seçimi kazanacağız. Gelsinler o seçimi yenileyelim. Bir tek şartım var. Eğer İstanbul seçimini biz kazanırsak yakamızdan düşecekler. Hemen getirecekler erken seçim sandığını Türkiye'de yönetimi devralmaya hazırız. Erdoğan iddia koyan bir siyasetçiydi. Eskiden yıllarca gireceği her seçimden önce ben 1. parti olacağım, olmazsam siyaseti bırakırım diyordu. Rahmetli Türkeş'ten görevi alan oraya çöreklenen Devlet Bahçeli'ye söylüyorum diyordu. Sen 1. parti olamazsan bırakacak mısın? Dönüyordu Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel başkanına sesleniyordu. Bırakacak mısın? Şimdi söylüyorum. Ben 1. partiyim. 29 Mart Pazar günü İstanbul'da seçimleri yenileyelim. Elimde olan belediyeleri sana teklif ediyorum. Gel yarışalım. Seçimi sen kazanırsan ben yokum, ben kazanırsam erken seçime gidelim. Var mısın? Bu kadar net bir soruya Erdoğan'dan net bir cevap istiyorum."




