<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TÜRKINFORM Son dakika Haberler</title>
    <link>https://turkinform.com.tr</link>
    <description>Güncel son dakika haberleri takip etmek için tıklayın. Güncel, son dakika, ekonomi, gündem ve en son haber turkinform.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://turkinform.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 15 Jun 2026 23:06:31 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabet hastalığı yaşamı nasıl etkiliyor?]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/diyabet-hastaligi-yasami-nasil-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/diyabet-hastaligi-yasami-nasil-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyabet hastası Şirin Bakırcı, Türkinform İnternet Haber Sitesine hastalığının yaşantısına etkilerini anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakırcı, hastalığıyla ilgili şu sözlere yer verdi: "Diyabet, halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen ve kandaki glikoz seviyesinin uzun süre yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan kronik bir metabolizma hastalığı. Kalp, böbrek, göz ve sinir sistemi başta olmak üzere birçok organda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Erken tanınmasının ve düzenli sağlık kontrollerinin büyük önem taşıyor.</p>

<p>Bende doğal olarak aşırı susama hissi ve ağız kuruluğu yer alıyor. Kandaki şeker seviyesinin yükselmesi nedeniyle vücut fazla şekeri idrar yoluyla atmaya çalışırken daha fazla sıvı kaybediyor. Bu durum kişide sürekli su içme ihtiyacı oluşturabiliyor.</p>

<p>Sık sık idrara çıkma da diyabetin önemli belirtilerinden biri olarak kabul ediliyor. Özellikle gece boyunca birkaç kez tuvalete gitme ihtiyacım oluyor, bu da kan şekeri yüksekliğinin habercisi olabiliyormuş."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Diaybet" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/diaybet.png" width="1200" /></p>

<h2>'HALSİZLİK VE YORGUNLUK GÖRÜLEBİLİR'</h2>

<p>Bakırcı, olası etkilerden bahsederek şunları belirtti: "Diyabet hastalarında enerji üretiminde yaşanan sorunlar nedeniyle sürekli yorgunluk ve halsizlik hissi ortaya çıkabiliyor. Hücrelerin kandaki şekeri yeterince kullanamaması, kişinin kendisini bitkin hissetmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Günlük aktiviteleri yapmakta zorlanıyorum, çabuk yorulma ve enerji düşüklüğü de sosyal hayatımı olumsuz etkiliyor."</p>

<h2>'BULANIK GÖRME VE KİLO KAYBI OLUYOR'</h2>

<p>Bakırcı, farklı belirtilere dikkat çekerek şöyle devam etti: "Bir diğer etki de bulanık görme oluyor. Görmede geçici değişiklikler yaşayan kişilerin göz muayenesinin yanı sıra kan şekeri kontrolü yaptırmaları öneriliyor.</p>

<p>Bunun yanında herhangi bir diyet uygulanmamasına rağmen istemsiz kilo kaybı yaşanması da diyabet belirtisi olabiliyor. Özellikle kısa sürede açıklanamayan kilo kayıplarında uzman değerlendirmesi önemli oluyor."</p>

<h2>'YARALARIM GEÇ İYİLEŞİYOR'</h2>

<p>Bakırcı, başka bir belirtiye değinerek şu sözleri kaydetti: "Diyabet, vücudun iyileşme mekanizmasını da etkileyebiliyor. Küçük kesiklerim, yaralarım veya ciltte oluşan hasarlarım normalden daha uzun sürede iyileşiyor.</p>

<p>Sık enfeksiyon geçiren veya yaralarının geç kapandığını fark eden kişilerin kan şekeri düzeylerini kontrol ettirmelerini tavsiye ediliyor."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hazal Ergen</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/diyabet-hastaligi-yasami-nasil-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/seker-hastaligi-diyabet-nedir-seker-hastaligi-belirtileri-nelerdir-medical-park.webp" type="image/jpeg" length="85411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ece Vahapoğlu’ndan sevindiren haber:  “En büyük müjdeyi veriyorum”]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/ece-vahapoglundan-sevindiren-haber-en-buyuk-mujdeyi-veriyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/ece-vahapoglundan-sevindiren-haber-en-buyuk-mujdeyi-veriyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süredir kanserle mücadele eden sunucu ve yazar Ece Vahapoğlu, sevenlerine sevindiren haberi duyurdu. Sağlık sürecini geride bıraktığını açıklayan ünlü isim, “yeniden doğuş” sözleriyle hem duygulandırdı hem de merak uyandırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir gözlerden uzak bir tedavi süreci geçirdiği bilinen Ece Vahapoğlu, yaptığı son açıklamayla sağlık durumuna dair kritik bir gelişmeyi paylaştı. Ünlü isim, kanserle verdiği zorlu mücadeleyi geride bıraktığını belirterek sevenlerine umut dolu mesajlar verdi. Açıklamanın ardından sosyal medyada büyük bir destek ve tebrik mesajı yağdı.</p>

<h2>“YENİDEN DOĞUŞU KUTLUYORUM”</h2>

<p>Vahapoğlu’nun en dikkat çeken ifadesi ise “yeniden doğuşu kutluyorum” sözleri oldu. Ünlü isim, yaşadığı süreci yalnızca bir tedavi dönemi değil, aynı zamanda hayatını yeniden değerlendirdiği bir kırılma noktası olarak tanımladı. Bu sözler kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.</p>

<h2>ZORLU SÜREÇ VE UMUT DOLU MESAJ</h2>

<p>Kanserle mücadele sürecinde zaman zaman sessiz kalan Vahapoğlu’nun, tedavi boyunca güçlü duruşunu koruduğu biliniyor. Ünlü ismin bu süreci nasıl atlattığı ve hangi tedavi yöntemlerinin uygulandığı ise merak konusu olmaya devam ediyor. Sağlık sürecine dair detaylar henüz netleşmezken, açıklama kamuoyunda büyük bir rahatlama yarattı.</p>

<h2>SEVENLERİNDEN DESTEK YAĞDI</h2>

<p>Ünlü ismin paylaşımının ardından çok sayıda hayranı ve ünlü isim, sosyal medya üzerinden tebrik mesajları paylaştı. “Geçmiş olsun” ve “çok sevindik” yorumları kısa sürede gündem olurken, Vahapoğlu’nun açıklaması günün en çok konuşulan başlıkları arasında yer aldı.</p>

<h2>YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI?</h2>

<p>“Yeniden doğuş” vurgusu, Ece Vahapoğlu’nun hayatında yalnızca sağlık değil, yaşam tarzı açısından da yeni bir döneme girdiği şeklinde yorumlandı. Ünlü ismin ilerleyen günlerde sürece dair daha fazla detay paylaşması bekleniyor.</p>

<h2>UMUT VEREN AÇIKLAMA</h2>

<p>Kanserle mücadele eden birçok kişiye umut olan bu açıklama, hem sevenlerini hem de kamuoyunu sevince boğdu. Ece Vahapoğlu’nun güçlü mesajı ise “mücadele edenler için moral kaynağı” olarak değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Magazin, Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/ece-vahapoglundan-sevindiren-haber-en-buyuk-mujdeyi-veriyorum</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/ece-vahapoglu-3.jpg" type="image/jpeg" length="87526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde bakım mı, profesyonel bakım mı? Uzmandan dikkat çeken değerlendirme]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/evde-bakim-mi-profesyonel-bakim-mi-uzmandan-dikkat-ceken-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/evde-bakim-mi-profesyonel-bakim-mi-uzmandan-dikkat-ceken-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakım noktasında tecrübeli olan uzman görüşüyle hareket edilmesinin daha sağlıklı sonuçlar vereceğini ifade eden Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, “Daha güvenilir ve başarılı sonuçlar alınacağından emin olabilirsiniz.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik ve bakım uygulamalarında son yıllarda artan “evde bakım” trendi, profesyonel uygulamalarla karşılaştırılmaya devam ediyor. Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, Türkinform’a yaptığı değerlendirmede iki yöntem arasındaki farklara dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“PROFESYONEL UYGULAMALAR DAHA GÜVENLİ SONUÇLAR SAĞLAR”</h2>

<p>Mithat Avcıl, bakım süreçlerinde uzman bilgi ve deneyimin önemine vurgu yaparak, profesyonel uygulamaların daha güvenilir sonuçlar sunduğunu belirtti.</p>

<p>“Bu alanda eğitim almış ve yeterli tecrübeye sahip kişilerin, yapılacak işlemleri profesyonel bir bakış açısıyla değerlendirmesi sayesinde daha sağlıklı sonuçlar elde edilmesi mümkündür.”</p>

<h2>“UZMAN GÖRÜŞLE DAHA GÜVENİLİR SONUÇ”</h2>

<p>Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, bu nedenle uzman görüşüyle hareket edildiğinde daha güvenilir ve başarılı sonuçlar alınacağını ifade etti.</p>

<h2>UZMANLAR NE DİYOR?</h2>

<p>Evde yapılan bakım ile profesyonel bakım arasında “hangisi daha etkili?” sorusunun net tek bir cevabı yok; çünkü etki, kişinin cilt tipi, kullanılan ürünler ve uygulamanın doğru yapılıp yapılmadığına göre değişir.</p>

<p>Uzman bakış açısıyla değerlendirildiğinde profesyonel bakım, genellikle daha kontrollü ve kişiye özel ilerler. Cilt analizi yapılır, ihtiyaçlar doğru belirlenir ve kullanılan ürünler/cihazlar buna göre seçilir. Bu da özellikle akne, leke, hassasiyet gibi özel durumlarda daha hedefli ve güvenli sonuçlar sağlar.</p>

<p>Evde bakım ise düzenli yapıldığında cildi koruma ve destekleme açısından oldukça önemlidir. Temizleme, nemlendirme ve güneş koruyucu kullanımı gibi temel adımlar doğru uygulandığında cilt sağlığını büyük ölçüde korur. Ancak yanlış ürün seçimi, bilinçsiz peeling veya aşırı uygulamalar cilde zarar verebilir.</p>

<p>Sonuç olarak uzman görüşüyle bakıldığında; profesyonel bakım daha derin ve hedefli bir etki sunarken, evde bakım bu süreci destekleyen günlük bir rutindir. En iyi sonuç genellikle iki yaklaşımın dengeli şekilde birlikte uygulanmasıyla elde edilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ECEM ÇETİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/evde-bakim-mi-profesyonel-bakim-mi-uzmandan-dikkat-ceken-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/bakim.png" type="image/jpeg" length="32481"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Açlık kan şekeri nasıl düşürülür?]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/aclik-kan-sekeri-nasil-dusurulur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/aclik-kan-sekeri-nasil-dusurulur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Açlık kan şekeri yüksekliği, özellikle diyabet riski taşıyan bireylerde sık görülen bir durum olarak dikkat çekiyor. Uzmanlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve doğru beslenme alışkanlıklarıyla kan şekerinin dengelenebileceğini belirtiyor. Peki açlık kan şekeri nasıl düşürülür?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlara göre açlık kan şekerini dengelemenin en önemli yolu düzenli ve dengeli beslenme. Özellikle rafine şeker ve beyaz un içeren gıdaların azaltılması, tam tahıllı besinlerin tercih edilmesi öneriliyor.</p>

<p>Uzun süre aç kalmak yerine küçük ve dengeli öğünlerle beslenmek, kan şekeri dalgalanmalarını azaltabiliyor.</p>

<h2>LİFLİ GIDALAR TÜKETİLMELİ</h2>

<p>Sebzeler, baklagiller ve tam tahıllar gibi lif oranı yüksek besinler, kan şekerinin daha yavaş yükselmesine yardımcı oluyor. Uzmanlar, özellikle kahvaltı ve ana öğünlerde lifli gıdalara yer verilmesini tavsiye ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ ROL OYNUYOR</h2>

<p>Düzenli yürüyüş ve egzersiz, vücudun insülin duyarlılığını artırarak kan şekerinin düşmesine katkı sağlıyor. Günlük 30 dakikalık tempolu yürüyüşün bile etkili olabileceği belirtiliyor.</p>

<h2>SU TÜKETİMİ İHMAL EDİLMEMELİ</h2>

<p>Yeterli su içmek, böbreklerin fazla şekeri vücuttan atmasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, gün içinde düzenli su tüketiminin kan şekeri kontrolünde destekleyici olduğunu ifade ediyor.</p>

<h2>STRES VE UYKU DENGESİ DE ETKİLİ</h2>

<p>Stres hormonlarının kan şekerini yükseltebildiği biliniyor. Bu nedenle stres yönetimi ve düzenli uyku, açlık kan şekeri kontrolünde önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Sağlık uzmanları, sürekli yüksek açlık kan şekeri değerlerinin diyabet belirtisi olabileceğini belirterek, bu durumda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/aclik-kan-sekeri-nasil-dusurulur</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/parmaktan-kan-sekeri-olcumu-yaparken-dikkat-edilmesi.jpg" type="image/jpeg" length="91071"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evdeki yöntemlerle kabızlığı nasıl geçiririz?]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/evdeki-yontemlerle-kabizligi-nasil-geciririz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/evdeki-yontemlerle-kabizligi-nasil-geciririz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kabızlık, bağırsak hareketlerinin yavaşlaması sonucu dışkılama sıklığının azalması veya zorlaşması durumudur. Yetersiz su tüketimi, liften fakir beslenme, hareketsizlik ve bazı sağlık sorunları kabızlığa neden olabilir. Evde uygulanabilecek bazı yöntemler bağırsakların çalışmasını hızlandırarak rahatlama sağlayabilir. Peki ama nasıl?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Kabızlık, bağırsak hareketlerinin yavaşlaması sonucu dışkılama sıklığının azalması veya zorlaşması durumudur. Yetersiz su tüketimi, liften fakir beslenme, hareketsizlik ve bazı sağlık sorunları kabızlığa neden olabilir. Evde uygulanabilecek bazı yöntemler bağırsakların çalışmasını hızlandırarak rahatlama sağlayabilir.</p>

<h2>SABAH AÇ KARNINA ILIK SU İÇİN</h2>

<p>Kabızlığı hafifletmenin en kolay yollarından biri güne 1-2 bardak ılık su ile başlamaktır. Ilık su, bağırsak hareketlerini uyararak sindirim sisteminin çalışmasına yardımcı olur.</p>

<p>Gün boyunca da yeterli miktarda su tüketmek önemlidir. Uzmanlar, yetişkinlerin günlük ortalama 2-3 litre su içmesini önermektedir.</p>

<h2><img alt="Su Içmek" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/04/su-icmek.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>ZEYTİNYAĞI TÜKETİN</h2>

<p>Sabah aç karnına tüketilen 1 yemek kaşığı zeytinyağı, bağırsakların daha rahat çalışmasına yardımcı olabilir. Zeytinyağı, bağırsak içeriğinin kayganlaşmasını sağlayarak dışkının geçişini kolaylaştırabilir.</p>

<h2>LİFLİ BESİNLERE AĞIRLIK VERİN</h2>

<p>Kabızlıkla mücadelede lif tüketimi büyük önem taşır. Özellikle şu besinler bağırsak hareketlerini destekleyebilir:</p>

<ul>
 <li>Kuru kayısı</li>
 <li>Kuru erik</li>
 <li>İncir</li>
 <li>Armut</li>
 <li>Elma</li>
 <li>Yulaf</li>
 <li>Tam tahıllı ürünler</li>
</ul>

<p>Ayrıca yoğurt ve kefir gibi probiyotik kaynakları da bağırsak florasının dengelenmesine katkı sağlayabilir.</p>

<h2><img alt="Kahve-10" class="detail-photo img-fluid" height="395" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/kahve-10.webp" width="752" /></h2>

<h2>KAHVE BAĞIRSAKLARI HAREKETE GEÇİREBİLİR</h2>

<p>Bazı kişilerde kahve, bağırsak hareketlerini hızlandıran doğal bir uyarıcı etki gösterebilir. Özellikle sabah saatlerinde tüketilen bir fincan kahve kısa süre içinde tuvalet ihtiyacını artırabilir.</p>

<h2>TUVALETTE DOĞRU POZİSYONU KULLANIN</h2>

<p>Tuvalette otururken ayakların altına küçük bir tabure koymak, dizlerin kalça seviyesinin üzerine çıkmasını sağlar. Bu pozisyon bağırsakların daha kolay boşalmasına yardımcı olabilir.</p>

<h2>KARIN MASAJI YAPIN</h2>

<p>Göbek deliğinin etrafına saat yönünde yapılan hafif dairesel masajlar bağırsak hareketlerini destekleyebilir. Yaklaşık 5-10 dakika uygulanan nazik bir masaj rahatlama sağlayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>DÜZENLİ HAREKET EDİN</h2>

<p>Yürüyüş, hafif egzersizler ve günlük fiziksel aktivite bağırsakların daha düzenli çalışmasına yardımcı olur. Özellikle uzun süre hareketsiz kalmak kabızlığı artırabilir.</p>

<h2><img alt="Doktor-5" class="detail-photo img-fluid" height="417" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/doktor-5.jpg" width="626" /></h2>

<h2>NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda bir sağlık kuruluşuna başvurulması önerilir:</p>

<ul>
 <li>Kabızlığın 3 haftadan uzun sürmesi</li>
 <li>Dışkıda kan görülmesi</li>
 <li>Şiddetli karın ağrısı yaşanması</li>
 <li>Nedensiz kilo kaybı olması</li>
 <li>Sürekli şişkinlik ve kusma görülmesi</li>
</ul>

<p>Bu belirtiler daha ciddi sindirim sistemi hastalıklarının habercisi olabileceğinden, değerlendirme için bir Gastroenteroloji Uzmanı veya genel cerrahi uzmanına başvurulmalıdır.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/evdeki-yontemlerle-kabizligi-nasil-geciririz</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 08:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/07/kabizlik-tedavisi-nedir.jpg" type="image/jpeg" length="17817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Protein çılgınlığı sağlığı tehdit ediyor!]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/uzmanlar-uyardi-protein-cilginligi-sagligi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/uzmanlar-uyardi-protein-cilginligi-sagligi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda market raflarında artışı dikkat çeken protein içerikli besinler, artık günlük hayatın bir parçası oldu. Yoğurttan süte, bisküviden kahveye kadar birçok ürünün üzerinde artık “yüksek proteinli”, “protein destekli” ya da “ekstra protein içerir” ibareleri yer alıyor. Peki fazla tüketilmesi durumunda vücuda ne gibi zararları var? Uzmanlar “protein çılgınlığı”na karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyu Türkinform’a değerlendiren beslenme uzmanı Nazlı Karataş, protein tüketiminin gereğinden fazla olması, özellikle bilinçsiz şekilde yapıldığında bazı sağlık sorunlarını da beraberinde getirebileceğini söylüyor.</p>

<p>Proteinin uzun süre tokluk hissi sağlaması, kas gelişimine katkıda bulunması ve kilo kontrolüne yardımcı olması nedeniyle kullanılmaya başlandığına işaret eden Karataş, sosyal medyada paylaşılan fitness içerikleri, sporcuların günlük beslenme rutinleri ve kaslı vücutların ideal fizik olarak sunulmasının da ilgiyi artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Birçok kişinin günlük protein ihtiyacını normal beslenme düzeniyle rahatlıkla karşılayabildiğinin altını çizen Karataş, buna rağmen ek ürünlere yönelmenin her zaman gerekli olmadığını vurguluyor.</p>

<h2>GERÇEKTEN GEREKLİ Mİ?</h2>

<p>Nazlı Karataş, yüksek proteinli ürünlerin bazı durumlarda faydalı olabileceğine işaret ederek, yoğun spor yapan bireyler, yaşlılar, bazı hastalıklar nedeniyle kas kaybı yaşayan kişiler veya özel beslenme gereksinimi bulunanlar için bu ürünler destekleyici olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Ancak sağlıklı ve dengeli beslenen çoğu insan için protein ihtiyacı yumurta, süt ürünleri, et, balık, baklagiller ve kuruyemişler gibi doğal kaynaklardan karşılanabildiğini hatırlatan Karataş, “yüksek proteinli” etiketi taşıyan ürünlerin pazarlama stratejisinin bir parçası olabileceğine dikkat çekiyor. Çünkü bu ürünlerin önemli bir kısmı aynı zamanda yüksek miktarda şeker, tatlandırıcı veya işlenmiş içerik barındırabildiği ifade ediliyor.</p>

<h2>BÖBREK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR</h2>

<p>Protein tüketimiyle ilgili en çok tartışılan konulardan birinin böbrek sağlığı olduğunu hatırlatan Karataş, uzun süre boyunca çok yüksek miktarda protein tüketilmesi durumunda böbreklerin daha fazla çalışmak zorunda kaldığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde, aşırı protein tüketimi mevcut sorunun ilerlemesini hızlandırırken, böbrek hastalarının yüksek proteinli diyetleri mutlaka hekim kontrolünde uygulaması gerektiği uyarısı yapılıyor.</p>

<p>Uzmanlar, ayrıca protein tozu ve takviyelerinin bilinçsiz kullanımının da risk oluşturabileceğini, özellikle yeterli sıvı tüketilmediğinde böbrekler üzerinde ek yük meydana gelebileceğini belirtiyor.</p>

<h2>“KASLI VÜCUT” BASKISI</h2>

<p>Sosyal medyada yayılan “kaslı vücut” görüntülerinin gençler üzerindeki görünüş odaklı fitness baskısı oluşturduğunu ifade eden Karataş, bu durumun gençler arasında sağlıksız beslenme davranışlarını tetikleyebileceğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin dış görünüş konusunda daha hassas olduğunu ve bu nedenle aşırı protein tüketimi, kontrolsüz takviye kullanımı veya katı diyetlere yönelme riskinin arttığına işaret eden Karataş, bazı gençler kas kazanımını hızlandırmak amacıyla günlük ihtiyaçlarının çok üzerinde protein tüketebildiğini söylüyor. Doğal olarak bu durumun yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da sorun yaratabildiği, vücut algısı bozukluğu, sosyal medya bağımlılığı ve sürekli daha kaslı görünme isteği gençlerin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebildiği ifade ediliyor.</p>

<h2>DAHA FAZLA, DAHA SAĞLIKLI MI?</h2>

<p>Karataş, sağlıklı yaşamın tek bir besin öğesine odaklanmakla sağlanamayacağının altını çizerek, karbonhidratlar, sağlıklı yağlar, vitaminler, mineraller ve lif de dengeli beslenmenin vazgeçilmez parçaları arasında yer almalı uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Karataş, asıl riskin proteinin bir sağlık kahramanı gibi sunulması ve toplumun önemli bir bölümünün gerçek ihtiyacının üzerinde tüketim yapması olduğuna işaret ediyor.</p>

<p>Yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi ve sağlık durumu dikkate alınmadan uygulanan yüksek proteinli beslenme modelleri beklenen faydayı sağlamayabileceği gibi bazı riskleri de beraberinde getirirken, protein tüketiminde modaya değil bilimsel verilere kulak verilmesi gerektiği uyarısı yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ömür Melih ÜZELCE</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/uzmanlar-uyardi-protein-cilginligi-sagligi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/08/protein-bar.webp" type="image/jpeg" length="43084"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Az bilinen ama çok önemli” bakım sırrı: Cilt sağlığı içten başlıyor!]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/az-bilinen-ama-cok-onemli-bakim-sirri-cilt-sagligi-icten-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/az-bilinen-ama-cok-onemli-bakim-sirri-cilt-sagligi-icten-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vücut sağlığının, cilt bakımını doğrudan etkilediğini ifade eden Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, düzenli ve ağlık beslenmenin önemine dikkat çekti. Avcıl, cildin temiz tutulması ve sade bakım rutini yapılmadı gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik ve bakım rutinlerinde çoğu zaman dış etkenlere odaklanılsa da uzmanlara göre asıl etki, vücudun iç dengesinden geliyor. Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, Türkinform’a yaptığı açıklamada cilt sağlığının beslenme ve metabolizma ile doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“VÜCUT SAĞLIĞI CİLT GÖRÜNÜMÜNÜ DOĞRUDAN ETKİLER”</h2>

<p>Vücut sağlığının bakımın temelini oluşturduğunu vurgulayan Avcıl, özellikle karaciğer fonksiyonlarının cilt üzerindeki etkilerine değindi. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak karaciğerde enzim dengesizlikleri oluşabileceğini belirten Avcıl, bu durumun ciltte çeşitli yansımalar oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<h2>METABOLİZMA VE CİLT ARASINDAKİ BAĞ</h2>

<p>Avcıl, metabolizmanın işleyişinin cilt sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek, iç sağlıktaki dengesizliklerin dış görünüşe yansıdığını söyledi. Bu nedenle yalnızca dış bakımın yeterli olmadığını, iç sağlığın da korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>“DÜZENLİ VE SAĞLIKLI BESLENME EN ÖNEMLİ ADIM”</h2>

<p>Sağlıklı ve düzenli beslenmenin bakım rutininin en kritik parçası olduğunu ifade eden Avcıl, cilt sağlığının bu temel üzerinden şekillendiğini söyledi. Doğru beslenmenin, cildin daha canlı ve dengeli görünmesine katkı sağladığını belirtti.</p>

<h2>DOĞAL BAKIM RUTİNİ VURGUSU</h2>

<p>Cilt bakımında sadeliğin önemine de değinen Mithat Avcıl, cildin temiz tutulmasının ve doğal ürünlerle desteklenen bir bakım rutininin tercih edilmesinin daha sağlıklı sonuçlar verdiğini aktardı. Uzmanlara göre bu yaklaşım, cilde hem doğal bir parlaklık hem de uzun vadeli bir denge kazandırıyor.</p>

<h2>“BAKIM VAZGEÇİLMEZ AMA DOĞRU BAŞLAMALI”</h2>

<p>Uzman görüşlerine göre bakım, yalnızca dışarıdan yapılan uygulamalarla sınırlı kalmamalı; iç sağlık ve yaşam alışkanlıklarıyla birlikte ele alınmalı. Mithat Avcıl’ın açıklamaları da bakımın en önemli adımının, vücudu içeriden desteklemek olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ECEM ÇETİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/az-bilinen-ama-cok-onemli-bakim-sirri-cilt-sagligi-icten-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/az-bilinen-ama-cok-onemli-bakim-sirri-cilt-sagligi-icten-basliyor.png" type="image/jpeg" length="33479"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsimsel kabus uyarısı! Uzman isim tüm detayları aktardı]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/mevsimsel-kabus-uyarisi-uzman-isim-tum-detaylari-aktardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/mevsimsel-kabus-uyarisi-uzman-isim-tum-detaylari-aktardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte birçok kişi için bahar nezlesi dönemi geldi. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gülce Ermutlu, bahar ve yaz aylarında artan polenlere dikkat çekerek uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimsel geçişlerin üst solunum yolları üzerindeki etkilerini değerlendiren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Gülce Ermutlu, "Bahar mevsiminde havada uçuşan polen yoğunluğunun yanı sıra, rüzgar ile havadaki toz akarı miktarı ve yine yağış ile nem seviyesi de yükselmektedir. Bu durum, 'bahar nezlesi' olarak da bilinen solunum yolu kaynaklı alerjik semptomların görülmesini kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda değişken hava şartları ile daha hassas hale gelen bağışıklık sistemi, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmayı da kolaylaştırmaktadır" dedi.</p>

<h2>BAHAR NEZLESİNİN EN SIK KARŞILAŞILAN SEMPTOMLARI</h2>

<p>Op. Dr. Ermutlu, bahar nezlesi (alerjik rinit) tablosunda en sık karşılaşılan belirtileri; geniz akıntısı, boğazda takılma hissi, sık hapşırma, burunda sulanma-akıntı, burun ve boğazda kaşıntı olarak sıraladı. Bu ayları daha konforlu geçirmek adına günlük yaşamda alınabilecek bazı basit ama etkili önlemlere değinen Ermutlu, şu tavsiyelerde bulundu;<br />
<br />
"Polenlerin havada en yüksek miktarda bulunduğu sabah saatlerinde açık havada maske tercih edilmelidir. İç ortamları havalandırma işlemi, polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinin dışında yapılmalıdır. Rutubeti ve tozu en aza indirmek için yaşanılan ortamda, özellikle de zamanın büyük kısmının geçtiği yatak odasında gerekli anti-alerjik önlemler alınmalıdır. Dışarıda geçirilen vakitlerin ardından eve gelindiğinde, üzerimize yapışan polen ve tozlardan arınmak için kıyafetler mutlaka değiştirilmelidir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SAĞLIK KURULUŞUNA BAŞVURULMASI GEREKEN DURUMLAR</h2>

<p>Alerjik semptomların yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürdüğünü ve sıradan bir halsizlik olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Gülce Ermutlu, profesyonel tıbbi desteğin önemine dikkat çekti. Alerji belirtilerinin bazen viral enfeksiyonlarla karıştırılabileceğini belirten Ermutlu, hastaların bir sağlık kuruluşuna başvurması gereken durumları detaylandırarak şunları aktardı;<br />
<br />
"Alerji yönetimi kişiye özeldir. Komşudan alınan veya kulaktan dolma bilgilerle kullanılan burun spreyleri ve alerji ilaçları, faydadan çok zarar getirebilir, burun mukozasında kalıcı hasarlara yol açabilir. Semptomların baskılanamadığı, nefes darlığının eşlik ettiği ya da belirtilerin enfeksiyonla karıştığı durumlarda vakit kaybetmeden donanımlı bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Gerektiği zaman lokal ve/veya sistemik tedavi seçenekleri, ancak bir Kulak Burun Boğaz uzmanının kontrolü ve yardımıyla değerlendirilmelidir. Doğru teşhis, doğru ilaç kullanımı ve gerekirse uygulanacak immünoterapi (aşı tedavisi) gibi yöntemler için uzman hekim rehberliği hayati önem taşımaktadır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/mevsimsel-kabus-uyarisi-uzman-isim-tum-detaylari-aktardi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/grip-1953046-1.jpg" type="image/jpeg" length="48916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuru dut çayı nedir? Kuru dut çayı nasıl yapılır? Kuru dut çayı faydaları nedir?]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/kuru-dut-cayi-nedir-kuru-dut-cayi-nasil-yapilir-kuru-dut-cayi-faydalari-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/kuru-dut-cayi-nedir-kuru-dut-cayi-nasil-yapilir-kuru-dut-cayi-faydalari-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hem faydaları hem aromasıyla son yılların en çok tüketilen içeceklerin başında gelen kuru dut çayı, merakla araştırılıyor. Peki, Kuru dut çayı nedir? Kuru dut çayı nasıl yapılır? Kuru dut çayı faydaları nedir? İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuru dut çayı, olgunlaşmış dut meyvelerinin kurutulmasıyla elde edilen ve sıcak suda demlenerek tüketilen doğal bir bitki çayıdır. Özellikle kış aylarında tercih edilen bu içecek, hem hafif tatlı aroması hem de geleneksel kullanım alanlarıyla son yıllarda yeniden ilgi görmeye başlamıştır. Doğal şeker içeriği sayesinde ekstra tatlandırıcı gerektirmeyen kuru dut, çay formunda tüketildiğinde hem lezzetli hem de pratik bir alternatif sunar.</p>

<h2>KURU DUT ÇAYININ ÖZELLİKLERİ VE FAYDALARI</h2>

<p>Kuru dut çayı, içerdiği doğal vitamin ve mineraller sayesinde vücut direncini destekleyici bir içecek olarak bilinir. Antioksidan bakımından zengin yapısı, özellikle mevsim geçişlerinde tercih edilmesinin başlıca nedenleri arasında yer alır. Geleneksel kullanımda kuru dutun boğazı yumuşattığı, sindirimi desteklediği ve enerji verdiği düşünülür. Ayrıca doğal şeker içeriği sayesinde tatlı isteğini azaltmaya yardımcı olabileceği de ifade edilir.</p>

<h2>KURU DUT ÇAYI NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Kuru dut çayı hazırlamak oldukça basit ve zahmetsiz bir süreçtir. Evde kolayca hazırlanabilen bu çay için sadece birkaç malzeme yeterlidir.</p>

<p>Malzemeler:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>1 avuç kuru dut</li>
 <li>2 su bardağı su</li>
</ul>

<h2>HAZIRLANIŞI</h2>

<p>Öncelikle su bir cezvede kaynatılır. Kaynayan suyun içerisine kuru dutlar eklenir ve yaklaşık 8-10 dakika kısık ateşte demlenmeye bırakılır. Ardından ocaktan alınarak 5 dakika kadar dinlendirilir. İsteğe bağlı olarak süzülerek ya da dutlarla birlikte tüketilebilir. Daha yoğun bir aroma isteyenler, demleme süresini biraz daha uzatabilir.</p>

<h2>TÜKETİM ÖNERİLERİ</h2>

<p>Kuru dut çayı genellikle sabahları ya da gün içerisinde sıcak içecek alternatifi olarak tercih edilir. Soğuk havalarda vücudu ısıtması nedeniyle özellikle kış aylarında daha sık tüketilir. Tatlı aroması sayesinde şeker eklemeye gerek kalmadan içilebilen bu çay, doğal bir içecek arayanlar için pratik bir seçenek olarak öne çıkar.</p>

<h2>SONUÇ: DOĞAL VE PRATİK BİR ALTERNATİF</h2>

<p>Kuru dut çayı, hem hazırlanışı kolay hem de doğal içeriğiyle dikkat çeken geleneksel içecekler arasında yer alıyor. Günlük rutine eklenebilecek bu basit tarif, doğal beslenmeye önem verenler için alternatif bir seçenek sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/kuru-dut-cayi-nedir-kuru-dut-cayi-nasil-yapilir-kuru-dut-cayi-faydalari-nedir</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/kuru-dut-cayi-nedir-kuru-dut-cayi-nasil-yapilir-kuru-dut-cayi-faydalari-nedir.png" type="image/jpeg" length="73767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman psikolog Türkiye’de en hızlı artan bağımlılığı açıkladı]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/uzman-psikolog-turkiyede-en-hizli-artan-bagimliligi-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/uzman-psikolog-turkiyede-en-hizli-artan-bagimliligi-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlerleyen teknolojik sistemler ve 7/24 ulaşma imkanı ile Türkiye’deki bağımlılıklarda büyük değişimler yaşanıyor. Giderek daha tehlikeli hale gelen online bağımlılık özellikle online bahis, sosyal medya ve dijital oyunlar bağımlılığıyla alarm verme seviyesine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teknolojinin hayatın her alanına nüfuz etmesiyle birlikte bağımlılık türlerinde de dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Klinik Psikolog Nilgün Saltaş, Türkiye’de son yıllarda en hızlı artış gösteren bağımlılık türlerinin davranışsal bağımlılıklar olduğunu belirterek özellikle online bahis, sosyal medya ve dijital oyunların ciddi risk oluşturduğunu söyledi.</p>

<h2>“DAVRANIŞSAL BAĞIMLILIKLAR ÖN PLANA ÇIKIYOR”</h2>

<p>Türkiye’de bağımlılık denildiğinde uzun yıllar boyunca akla daha çok alkol, sigara ve uyuşturucu gibi madde bağımlılıklarının geldiğini ifade eden Saltaş, son dönemde ise davranışsal bağımlılıkların hızla yaygınlaştığını vurguladı.</p>

<p>Saltaş, “Son yıllarda Türkiye’de en hızlı artış gösteren bağımlılık türleri arasında davranışsal bağımlılıklar baş sıralarda yer alıyor. Özellikle online bahis, sosyal medya, dijital oyunlar ve akıllı telefon kullanımına bağlı gelişen bağımlılıklar dikkat çekiyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“TEKNOLOJİK UYARANLAR BEYNİN ÖDÜL SİSTEMİNİ SÜREKLİ TETİKLİYOR”</h2>

<p>Bu artışın temel nedenlerinden birinin teknolojik araçların günün her saati erişilebilir olması olduğunu belirten Saltaş, dijital platformların insan beynindeki ödül mekanizmasını sürekli harekete geçirdiğini söyledi.</p>

<p>Saltaş, “Teknolojik uyaranların sürekli erişilebilir olması, beynin ödül sistemini devamlı uyarıyor. Bu durum zamanla beyinde madde bağımlılığına benzer değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>ONLİNE BAHİS BAĞIMLILIĞI ALARM VERİYOR</h2>

<p>Son yıllarda özellikle online bahis bağımlılığında ciddi bir artış yaşandığına dikkat çeken Saltaş, bu sistemlerin insan psikolojisindeki belirli mekanizmalar üzerine kurulu olduğunu anlattı.</p>

<p>“İnsan beyni, belirsiz aralıklarla gelen ödüllere karşı oldukça duyarlıdır” diyen Saltaş, bahis platformlarının da bu mekanizmayı kullandığını belirtti.</p>

<p>“Bahis oynayan kişi her kaybettiğinde bir sonraki oyunda kazanabileceğine inanıyor. Bu beklenti beyinde dopamin salınımını artırarak davranışın sürmesine neden oluyor. Böylece kişi kaybetmesine rağmen oyuna devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>“7 GÜN 24 SAAT ERİŞİM RİSKİ ARTIRIYOR”</h2>

<p>Online bahis platformlarının kolay erişilebilir olmasının bağımlılık riskini büyüttüğünü vurgulayan Saltaş, dijital ortamların bağımlılık davranışlarını hızlandırabildiğini söyledi.</p>

<p>Saltaş, “Bahis sistemlerinin günün her saatinde ulaşılabilir olması ve dijital ortamların sunduğu kolay erişim, bağımlılığın daha hızlı gelişmesine zemin hazırlıyor. Bu nedenle özellikle gençler ve risk grubundaki bireyler açısından ciddi bir tehdit söz konusu” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yalçın Taşbaşı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/uzman-psikolog-turkiyede-en-hizli-artan-bagimliligi-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/onile-bagimlilik.jpg" type="image/jpeg" length="23668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gün ışığı görmeden yaşamak sağlığı nasıl etkiliyor? Uzmanı yanıtladı]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/gun-isigi-gormeden-yasamak-sagligi-nasil-etkiliyor-uzmani-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/gun-isigi-gormeden-yasamak-sagligi-nasil-etkiliyor-uzmani-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabah evden çıkıp arabaya, toplu taşımaya ya da ofise giren milyonlarca insan, günün büyük kısmını doğal gün ışığından uzak geçiriyor. Peki bu durum sağlığı nasıl etkiliyor? Uzmanlar, bu durumun sadece D vitamini eksikliğine değil, uyku bozukluklarından ruh sağlığı sorunlarına kadar birçok sağlık problemine zemin hazırlayabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyu Türkinform’a değerlendiren endokrinoloji uzmanı Neslihan Köse, insan vücudunun biyolojik saatinin güneş ışığıyla senkronize çalıştığına işaret ederek, beyindeki sirkadiyen ritim merkezinin, gün ışığını algılayarak hormon salgılanmasını, uyku-uyanıklık döngüsünü, metabolizmayı ve hatta bağışıklık sistemini düzenlediğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle sabah saatlerinde alınan doğal gün ışığının beynin "gündüz başladı" sinyalini almasını sağladığını ifade eden Köse, bu sinyalin yeterince alınmaması durumunda ise biyolojik saatin şaşabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Çalışma hayatının önemli bir bölümünün penceresiz veya yetersiz doğal ışık alan ortamlarda geçmesi, son yıllarda bilim insanlarının üzerinde yoğunlaştığı konular arasında yer alıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gün boyunca yapay ışık altında çalışmak uyku kalitesinin bozulmasına, sabah yorgun uyanmaya, konsantrasyon güçlüğüne, dikkat dağınıklığına, ruh hali değişikliklerine ve kronik yorgunluk hissine neden olabiliyor.</p>

<h2>D VİTAMİNİ NEDEN ÖNEMLİ?</h2>

<p>Güneş ışığının en bilinen faydalarından birinin D vitamini üretimi olduğuna vurgu yapan Köse, D vitamininin yalnızca kemik sağlığı için değil, bağışıklık sistemi, kas fonksiyonları ve birçok metabolik süreç için de kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlara göre gün boyunca kapalı alanlarda kalan kişilerde D vitamini eksikliği daha sık görülebiliyor. Ancak "Ne kadar çok güneş, o kadar iyi" yaklaşımının da doğru olmadığı vurgulanıyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında uzun süre korumasız şekilde güneş altında kalmanın cilt kanseri riskini artırabileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle güneşten kontrollü ve bilinçli şekilde yararlanılması öneriliyor.</p>

<h2>RİTİM BOZULURSA NE OLUR?</h2>

<p>Köse, sirkadiyen ritminin vücudun iç saati olduğunun altını çizerek, bu sistem yalnızca uyku düzenini değil vücut sıcaklığını, kan basıncını, hormon üretimini, açlık ve tokluk hissini ve enerji seviyelerini de etkilediğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Doğal ışık eksikliği nedeniyle biyolojik saatin bozulması halinde kişilerde uykuya dalmakta güçlük, gece sık uyanma ve gün içinde uyku hali görülebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, gün ışığının serotonin gibi mutlulukla ilişkilendirilen nörotransmitterlerin üretiminde rol oynadığını belirtirken, özellikle kış aylarında günlerin kısalmasıyla ortaya çıkan mevsimsel duygu durum değişikliklerinin, ışık eksikliğiyle bağlantılı olabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Sürekli kapalı ortamda bulunmanın; motivasyon kaybı, enerji düşüklüğü, keyifsizlik, sosyal geri çekilme gibi belirtilere katkıda bulunabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>NE YAPMALI?</h2>

<p>Köse, gün ışığından yeterince faydalanabilmek için şu önerilerde bulunuyor:</p>

<p>-Sabah saatlerinde kısa bir açık hava yürüyüşü yapılması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Öğle arasında dışarı çıkılması.</p>

<p>-Çalışma ortamlarının doğal ışık almasının sağlanması.</p>

<p>-Mümkün olduğunca açık havada zaman geçirilmesi.</p>

<p>Neslihan Köse, modern yaşamın en görünmez sağlık risklerinden birinin gün ışığından uzak kalmak olduğuna işaret ederek, gün boyunca ekranlar ve yapay aydınlatmalar arasında yaşamanın, zamanla biyolojik saatin dengesini bozabildiği, D vitamini eksikliğine zemin hazırlayıp, ruh sağlığını da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ömür Melih ÜZELCE</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/gun-isigi-gormeden-yasamak-sagligi-nasil-etkiliyor-uzmani-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/a-l-cbp-u-vh7cf2l-n-r-n1s-t-p.jpg" type="image/jpeg" length="24427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde kolon kanseri taraması nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/evde-kolon-kanseri-taramasi-nasil-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/evde-kolon-kanseri-taramasi-nasil-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolon kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan kanser türleri arasında yer alıyor. Bu nedenle belirli yaş grubundaki bireylerin düzenli tarama yaptırması büyük önem taşıyor. Evde uygulanabilen Gaitada Gizli Kan (GGK) testi ise kolon kanseri taramasında kullanılan en pratik yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Kolon kanseri, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı yüksek olan kanser türleri arasında yer alıyor. Bu nedenle belirli yaş grubundaki bireylerin düzenli tarama yaptırması büyük önem taşıyor. Evde uygulanabilen Gaitada Gizli Kan (GGK) testi ise kolon kanseri taramasında kullanılan en pratik yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>GGK TESTİ NEDİR?</h2>

<p>Gaitada Gizli Kan (GGK) testi, dışkıda çıplak gözle görülemeyen kan izlerini tespit etmeyi amaçlayan bir tarama testidir. Test, kolon kanseri ve bağırsak polipleri gibi hastalıkların erken dönemde fark edilmesine yardımcı olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Test kitleri Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerinden (KETEM) ücretsiz olarak temin edilebilmektedir.</p>

<h2><img alt="Kan Testi-1" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/kan-testi-1.jpeg" width="730" /></h2>

<h2>EVDE GİZLİ KAN TESTİ NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Testin doğru sonuç vermesi için öncelikle dışkı örneğinin klozet suyuna veya idrara temas etmemesi gerekir.</p>

<h3>DIŞKI ÖRNEĞİ ALIN</h3>

<p>Temiz bir kağıt veya uygun bir kap üzerine dışkılama yapın. Böylece örnek dış etkenlerden etkilenmeden alınabilir.</p>

<h3>ÖRNEĞİ TEST ÇUBUĞUNA ALIN</h3>

<p>Kit içerisinden çıkan özel çubuğu dışkının farklı bölgelerine birkaç kez dokundurarak örnek alın.</p>

<h3>TÜP İÇERİSİNDEKİ SOLÜSYONLA KARIŞTIRIN</h3>

<p>Çubuğu tekrar tüpün içine yerleştirin ve kapağını kapatın. Karışımın homojen hale gelmesi için yaklaşık bir dakika boyunca çalkalayın.</p>

<h3>TEST KASETİNE DAMLATIN</h3>

<p>Hazırlanan karışımdan test kasetindeki örnek haznesine 3-4 damla damlatın.</p>

<h3>SONUCU BEKLEYİN</h3>

<p>Test kasetini düz bir zemine bırakın ve yaklaşık 10-15 dakika bekleyin. Daha sonra sonuç çizgilerini değerlendirin.</p>

<h2><img alt="Kolon Kanseri Nedir" class="detail-photo img-fluid" height="879" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/07/kolon-kanseri-nedir.webp" width="1358" /></h2>

<h2>TEST SONUÇLARI NASIL YORUMLANIR?</h2>

<h3>TEK ÇİZGİ ÇIKARSA</h3>

<p>Testin negatif olduğunu gösterir. Bu sonuç dışkıda gizli kan saptanmadığı anlamına gelir.</p>

<h3>ÇİFT ÇİZGİ ÇIKARSA</h3>

<p>Test pozitif kabul edilir ve dışkıda kan bulunduğunu gösterir. Ancak bu durum doğrudan kolon kanseri tanısı anlamına gelmez. Hemoroid, bağırsak polipleri veya bazı enfeksiyonlar da pozitif sonuca neden olabilir.</p>

<h2>POZİTİF SONUÇTA NE YAPILMALI?</h2>

<p>Test sonucu pozitif çıkan kişilerin vakit kaybetmeden bir genel cerrahi veya gastroenteroloji uzmanına başvurması önerilir. Kesin tanı için genellikle kolonoskopi yapılır ve kanamanın kaynağı araştırılır.</p>

<h2>KOLON KANSERİ TARAMASI NE SIKLIKLA YAPTIRILMALI?</h2>

<p>Türkiye'de uygulanan ulusal tarama programına göre 50-70 yaş arasındaki bireylerin gizli kan testini iki yılda bir yaptırması önerilmektedir. Düzenli taramalar sayesinde kolon kanseri erken evrede tespit edilerek tedavi şansı önemli ölçüde artırılabilmektedir.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/evde-kolon-kanseri-taramasi-nasil-yapilir</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/kolon-testi.jpg" type="image/jpeg" length="51989"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Az yemek mi, doğru yemek mi? Uzmanı açıkladı]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/az-yemek-mi-dogru-yemek-mi-uzmani-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/az-yemek-mi-dogru-yemek-mi-uzmani-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Nurcan Demiröz, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmelerde kilo vermek amacıyla öğün atlamanın sanıldığı kadar masum olmadığını belirterek, “Öğün atlamak kısa vadede kalori alımını azaltıyor gibi görünse de uzun vadede metabolizmayı olumsuz etkileyebilir, açlık krizlerine ve kontrolsüz yeme davranışlarına yol açabilir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo vermek isteyen birçok kişi ilk olarak öğün sayısını azaltmayı tercih ediyor. Özellikle kahvaltıyı atlamak ya da gün içinde tek öğünle beslenmek son yıllarda yaygınlaşan alışkanlıklar arasında yer alıyor. Ancak uzmanlara göre bilinçsiz şekilde öğün atlamak her zaman kilo kaybı sağlamıyor. Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Nurcan Demiröz, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmelerde öğün atlamanın vücut üzerindeki etkilerini anlattı.</p>

<h2><img alt="Glutensiz Diyet 5 1198X800" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/glutensiz-diyet-5-1198x800.jpg" width="1198" /></h2>

<h2>“ÖĞÜN ATLAMAK HER ZAMAN KİLO VERDİRMEZ”</h2>

<p>Öğün atlamanın kilo kontrolünde doğru bir yöntem olarak görülmemesi gerektiğini belirten Demiröz, “Bir öğünü atladığınızda gün sonunda daha az kalori aldığınızı düşünebilirsiniz. Ancak çoğu zaman bu durum bir sonraki öğünde aşırı yeme isteğine neden oluyor. Bu da alınan toplam kalorinin artmasına yol açabiliyor” dedi.</p>

<p>Özellikle uzun süre aç kalan bireylerde kan şekeri dalgalanmalarının yaşanabileceğini ifade eden Demiröz, bunun hem fiziksel hem de zihinsel performansı olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<h2><img alt="Diyet-3" class="detail-photo img-fluid" height="866" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/diyet-3.jpg" width="1300" /></h2>

<h2>“KAHVALTIYI ATLAMAK GÜN BOYU AÇLIK HİSSİNİ ARTIRABİLİR”</h2>

<p>Son yıllarda en çok tartışılan konulardan birinin kahvaltı olduğunu belirten Demiröz, kahvaltının herkes için zorunlu olmadığını ancak gelişigüzel şekilde atlanmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Bazı bireyler geç saatlerde kahvaltı yapabilir veya farklı beslenme modelleri uygulayabilir. Ancak özellikle büyüme çağındaki çocuklar, ergenler ve yoğun çalışan bireylerde kahvaltıyı tamamen atlamak gün içinde konsantrasyon düşüklüğüne ve enerji kaybına neden olabilir” diye konuştu.</p>

<h2><img alt="Diyetisyen Ve Beslenme" class="detail-photo img-fluid" height="507" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/01/diyetisyen-ve-beslenme.jpeg" width="698" /></h2>

<h2>“METABOLİZMA YAVAŞLAYABİLİR”</h2>

<p>Uzun süreli ve kontrolsüz açlığın metabolizma üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini söyleyen Demiröz, “Vücut kendisini korumaya almak için enerji harcamasını azaltabilir. Bu da kilo verme sürecinin yavaşlamasına neden olabilir. Ayrıca kas kaybı riski de artabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>“HERKESİN BESLENME DÜZENİ FARKLIDIR”</h2>

<p>Öğün sayısının kişiden kişiye değişebileceğini belirten Demiröz, tek tip beslenme önerilerinin doğru olmadığını söyledi.</p>

<p>“Bazı kişiler üç ana öğünle kendini iyi hissederken bazıları ara öğünlerle daha dengeli bir beslenme sürdürebilir. Önemli olan bireyin yaşına, sağlık durumuna, fiziksel aktivitesine ve yaşam tarzına uygun bir plan oluşturulmasıdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Zor Kilo Verenler İçin Diyet Listesi" class="detail-photo img-fluid" height="724" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/09/zor-kilo-verenler-icin-diyet-listesi.jpg" width="1281" /></h2>

<h2>“ARALIKLI ORUÇ İLE ÖĞÜN ATLAMAK AYNI ŞEY DEĞİL”</h2>

<p>Son dönemde popüler hale gelen aralıklı oruç uygulamalarına da değinen Demiröz, bunun bilinçsiz şekilde öğün atlamaktan farklı olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Aralıklı oruç belirli kurallar çerçevesinde uygulanan bir beslenme modelidir. Ancak sosyal medyada görülen bilgilerle rastgele öğün atlamak sağlık açısından risk oluşturabilir. Özellikle diyabet, tansiyon ve kronik hastalığı bulunan kişilerin mutlaka uzman görüşü alması gerekir” dedi.</p>

<h2><img alt="Diyet Uzman Uyarı" class="detail-photo img-fluid" height="722" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/diyet-uzman-uyari.png" width="1092" /></h2>

<h2>“AMAÇ AZ YEMEK DEĞİL, DOĞRU BESLENMEK OLMALI”</h2>

<p>Kilo vermek isteyen kişilerin aç kalarak değil, dengeli beslenerek sonuca ulaşabileceğini belirten Demiröz, “Sağlıklı kilo kontrolünün temelinde sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Öğün atlamak yerine porsiyon kontrolü yapmak, yeterli protein almak, sebze tüketimini artırmak ve düzenli fiziksel aktiviteyi hayatın bir parçası haline getirmek çok daha etkili sonuçlar verir” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>“VÜCUDUNUZUN SİNYALLERİNİ DİNLEYİN”</h2>

<p>Demiröz, öğün düzeni oluştururken bireylerin kendi vücutlarını tanımalarının önemine dikkat çekerek, “Açlık ve tokluk sinyallerini doğru okumak, bilinçli beslenmenin en önemli parçalarından biridir. Her duyulan bilgiye göre hareket etmek yerine uzman desteğiyle kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmalıdır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESRA KOÇAK MAYDA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/az-yemek-mi-dogru-yemek-mi-uzmani-acikladi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/kadin-regl-donem-beslenme-2.png" type="image/jpeg" length="72878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu'ndan tedavi hizmetlerinde dünya standartları vurgusu]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/bakan-memisoglundan-tedavi-hizmetlerinde-dunya-standartlari-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/bakan-memisoglundan-tedavi-hizmetlerinde-dunya-standartlari-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Muş'taki incelemeleri sırasında Türkiye'nin tedavi hizmetlerinde ulaştığı başarıya dikkat çekerek, sağlık altyapısının dünya standartlarında olduğunu ve bu gücü "sağlıklı bir toplum" hedefiyle birleştireceklerini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Muş’u ziyaret eden Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin tedavi hizmetlerinde uluslararası ölçekte söz sahibi olduğunu vurguladı. Bakan Memişoğlu, Muş'a yapılacak dev hastane yatırımının müjdesini verirken, vatandaşları da hareketli yaşam ve sağlıklı beslenme konusunda daha duyarlı olmaya çağırdı.</p>

<h2>TEDAVİ HİZMETLERİNDE DÜNYA STANDARTLARI</h2>

<p>Türkiye'nin tedavi hizmetleri alanında uluslararası ölçekte dikkat çeken bir başarı ortaya koyduğunu belirten Bakan Memişoğlu, il sağlık hizmetlerini ülkenin her köşesine ücretsiz ulaştırabilen güçlü bir sağlık altyapısına ve yetişmiş insan gücüne sahip olduklarını ifade etti. Özellikle dünyada söz sahibi bir tedavi başarısı yakalandığını dile getiren Memişoğlu, bu altyapının gücünü vatandaşların hayatına dokunarak kullanmaya devam edeceklerini belirtti. Her vatandaşa eşit ve kaliteli hizmet sunan bu sistem, önümüzdeki dönemde teknolojik yatırımlarla daha da güçlendirilerek dünyaya örnek teşkil etmeye devam edecek.</p>

<p><img alt="A W724388 02" class="detail-photo img-fluid" height="525" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/a-w724388-02.jpg" width="787" /></p>

<h2>MUŞ'A DEV YATIRIM: 2027'DE HİZMETTE</h2>

<p>Muş'ta yürütülen sağlık çalışmaları hakkında bilgi veren Memişoğlu, inşaatı devam eden Muş Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 2027 yılının ortalarında hizmete gireceği müjdesini verdi. Malazgirt ve Bulanık devlet hastanelerinin ardından bu yeni tesisle birlikte ilin sağlık kapasitesinin çok daha güçlü bir noktaya ulaşacağını ifade etti. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki vatandaşların daha nitelikli sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşacak ve çevre illere sevk oranlarında ciddi bir düşüş sağlanması hedefleniyor.</p>

<h2>"NÜFUS KAĞIDI DEĞİL, HAREKET YAŞI ÖNEMLİ"</h2>

<p>Bakan Memişoğlu, bağımlılık, hareketsizlik ve kötü beslenme ile mücadelenin önemine değinerek, "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası başlattıklarını duyurdu. Nüfus kağıdındaki yaştan ziyade "hareket yaşının" yani bedensel yaşın çok daha kritik olduğunu belirten Memişoğlu, vatandaşları sağlıklı hayat merkezleri ve spor salonlarında aktif olmaya çağırdı. Bu vizyonla toplumun her kesimini fiziksel aktiviteye teşvik ederek, kronik hastalıkların oluşmadan önlenmesini ve insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesini amaçlıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W724388 03" class="detail-photo img-fluid" height="525" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/a-w724388-03.jpg" width="787" /></p>

<h2>BAŞARILARLA YETİNİLMEYECEK</h2>

<p>Geçtiğimiz yıl sigara bırakma polikliniklerine başvuruların iki katına çıktığını ve kilo verme konusunda somut başarılar elde edildiğini belirten Memişoğlu, bu kazanımların sadece bir başlangıç olduğunu dile getirdi. Bakan, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda, koruyucu sağlık hizmetlerinin toplumun her kesimine ücretsiz ve en üst seviyede ulaşması için kararlılıkla çalıştıklarını belirtti. Mevcut başarıların üzerine yenilerini ekleyerek, Türkiye'yi hem tedavi hizmetlerinde hem de sağlıklı yaşam pratiklerinde küresel bir örnek haline getirmek için çalışmalarımız durmaksızın devam edecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/bakan-memisoglundan-tedavi-hizmetlerinde-dunya-standartlari-vurgusu</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/a-w724388-05.jpg" type="image/jpeg" length="94161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hareketsiz hayat birçok hastalığın dostu oluyor]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/hareketsiz-hayat-bircok-hastaligin-dostu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/hareketsiz-hayat-bircok-hastaligin-dostu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de başlayan “Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyası kapsamında kurulan stantlarda vatandaşların fiziksel uygunluk testleri yapılarak sağlıklı yaşam bilinci artırılmaya çalışılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından fiziksel aktivite bilincini artırmak ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen “Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyası Denizli’de uygulamaya alındı. 10 Haziran–10 Temmuz 2026 tarihleri arasında sürecek kampanya kapsamında kent genelinde kurulan stantlarda vatandaşların fiziksel uygunluk düzeyleri ölçülüyor.</p>

<p><img alt="A W724241 02" class="detail-photo img-fluid" height="2025" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/a-w724241-02.jpg" width="2500" /></p>

<h2>KENTİN FARKLI NOKTALARINDA STANTLAR KURULDU</h2>

<p>Denizli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışma kapsamında kent merkezi ve ilçelerde yoğun olarak kullanılan meydanlar, parklar, alışveriş merkezleri, pazar yerleri, kamu kurumları ve üniversite kampüslerine bilgilendirme stantları kuruldu.</p>

<p>Bu alanlarda vatandaşların kampanyaya katılımı sağlanırken sağlık ekipleri tarafından çeşitli fiziksel testler uygulanıyor.</p>

<h2>FİZİKSEL UYGUNLUK TESTLERİ YAPILIYOR</h2>

<p>Kampanya çerçevesinde vatandaşlara tek ayak üzerinde denge testi, el dinamometresi ile kavrama kuvveti ölçümü ve otur-kalk testi uygulanıyor. Yapılan ölçümlerin ardından katılımcılara fiziksel durumları hakkında bilgilendirme yapılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekli görülen bireylerin Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirildiği, burada fizyoterapist ve diyetisyen desteği verildiği bildirildi.</p>

<h2>BİLGİLENDİRME VE YÖNLENDİRME SÜRECİ</h2>

<p>Uygulama kapsamında vatandaşlara “Ölçüm Bilgi Kartı” veriliyor. Bu kartta test sonuçlarının yer aldığı, ayrıca karekod aracılığıyla Sağlıklı Hayat Merkezlerinin adres ve iletişim bilgilerine erişim sağlandığı aktarıldı.</p>

<p>Sistemin, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçladığı belirtildi.</p>

<h2>“HAREKETLİ YAŞAM KRONİK HASTALIK RİSKİNİ AZALTIR”</h2>

<p>Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, kampanya ile binlerce vatandaşa ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Düzenli fiziksel aktivitenin obezite, diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların riskini azalttığını vurguladı.</p>

<p>Öztürk, kampanya kapsamında vatandaşların kendi fiziksel kapasitelerini öğrenerek daha aktif bir yaşam tarzına yönlendirilmesinin amaçlandığını belirtti.</p>

<p>Denizli genelinde kurulan stantların 10 Temmuz 2026 tarihine kadar hizmet vermeye devam edeceği, vatandaşların ücretsiz olarak ölçüm ve bilgilendirme hizmetlerinden yararlanabileceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/hareketsiz-hayat-bircok-hastaligin-dostu-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/a-w724241-05.jpg" type="image/jpeg" length="95646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkekler de estetiğe yöneldi! En çok tercih edilen işlemler açıklandı]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/erkekler-de-estetige-yoneldi-en-cok-tercih-edilen-islemler-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/erkekler-de-estetige-yoneldi-en-cok-tercih-edilen-islemler-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda erkeklerin de estetik operasyonlara yöneldiği görülmeye başlandı. Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, konuya ilişkin açıklamasında, erkeklerin en çok tercih ettiği işlemleri duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Estetik ve kişisel bakım uygulamaları günümüzde yalnızca kadınların ilgi gösterdiği alanlar olmaktan çıkarak toplumun çok daha geniş bir kesimine hitap etmeye başladı. Özellikle son yıllarda değişen yaşam tarzı, sosyal medya etkisi, ekranlarda ve dijital platformlarda kusursuz görünüm algısının yaygınlaşmasıyla birlikte erkekler de dış görünümlerine her zamankinden daha fazla önem vermeye başladı.</p>

<p>Bir dönem yalnızca kadınlarla özdeşleştirilen estetik uygulamalar, artık erkeklerin de özgüvenlerini artırmak, daha dinç ve bakımlı görünmek ya da yaşlanma belirtilerini azaltmak amacıyla sıklıkla tercih ettiği işlemler arasında yer alıyor.</p>

<p>Cilt bakımları, lazer epilasyon, saç ekimi, botoks, dolgu ve medikal estetik uygulamaları erkek danışanlar arasında giderek yaygınlaşırken, uzmanlar bu ilginin her geçen gün arttığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle daha genç ve enerjik görünme isteği, sosyal yaşamda bakımlı olmanın önem kazanması ve estetik işlemlere yönelik ön yargıların azalması, erkeklerin bu alana yönelmesinde etkili oluyor. Günümüzde erkekler yalnızca sağlık açısından değil, daha iyi hissetmek ve dış görünüşlerinden memnun olmak adına da estetik uygulamalara başvuruyor.</p>

<p><img alt="Erkekler De Estetiğe Yöneldi! En Çok Tercih Edilen Işlemler Açıklandı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="543" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/erkekler-de-estetige-yoneldi-en-cok-tercih-edilen-islemler-aciklandi-2.png" width="1019" /></p>

<h2>UZMANINDAN KRİTİK AÇIKLAMALAR</h2>

<p>Peki, Erkek danışanların taleplerinde artış var mı? En çok hangi uygulamalar tercih ediliyor? Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, Türkinform Haber Sitesi’nden Ecem Çetin’e değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2>ERKEKLERDE KİŞİSE BAKIMINA ÖNEM VERİYOR</h2>

<p>Mithat Avcıl, günümüzde erkeklerin de kadınlar kadar olmasa da kişisel bakımlarına önem verdiklerinin bir gerçek olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>EN ÇOK YAPTIRDIKLARI İŞLEMLER ORTAYA ÇIKTI</h2>

<p>Avcıl, “Özellikle cilt bakım uygulamaları, lazer epilasyon, saç çoğaltma ya da halk arasında saç ektirme olarak bilinen doku transferi ve greft taşıma işlemleri son dönemde erkek danışanlar tarafından yoğun ilgi görüyor” dedi.</p>

<h2>“BOTOKS VE DOLGU UYGULAMALARI DA ERKEKLERİN EN SIK TALEP ETTİĞİ İŞLEMLER”</h2>

<p>Güzellik Uzmanı Mithat Avcıl, bunun yanı sırasında ise botoks ve dolgu uygulamalarının da erkeklerin en sık talep ettiği estetik işlemler arasında yer aldığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ECEM ÇETİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/erkekler-de-estetige-yoneldi-en-cok-tercih-edilen-islemler-aciklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/erkekler-de-estetige-yoneldi-en-cok-tercih-edilen-islemler-aciklandi-1.png" type="image/jpeg" length="76650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Banyolar temiz görünse bile mikrop yuvası olabilir!]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/uzmanlar-uyardi-banyolar-temiz-gorunse-bile-mikrop-yuvasi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/uzmanlar-uyardi-banyolar-temiz-gorunse-bile-mikrop-yuvasi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ev hijyeni için ilk sırada gelen banyolar temiz görünse bile bazı bölgelerde zararlı bakteri, mantar ve mikroorganizmalar için ideal yaşam alanları olabileceği uyarısı yapılıyor. Uzmanlar, bazı noktaların tuvalet kapağından bile daha fazla bakteri barındırabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sürekli nemli kalan yüzeylerin, düzenli temizlense bile görünmeyen mikrop kolonilerine ev sahipliği yapabileceğini anlatan enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Ayşe Kılıç, banyoların evin en yoğun mikrobiyal yaşam alanlarından biri olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Özellikle nemli ve havalandırması yetersiz banyolarda bakteri ve mantarların hızla çoğalabildiğine dikkat çeken Kılıç, bazı noktaların çoğu zaman gözden kaçabildiğini belirtiyor.</p>

<p>Duş alanlarının temiz görünse bile perde kıvrımları ve silikon köşelerin önemli bir mikrop deposu haline gelebildiğini hatırlatan Kılıç, bu bölgelerde küf mantarları, maya türleri ve nem seven bakterilerin birikebildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Özellikle siyah lekeler halinde görülen küf oluşumlarının yalnızca estetik bir sorun olmadığı, hassas bireylerde alerjik reaksiyonları tetikleyebileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>DIŞ FIRÇASI MASUM MU?</h2>

<p>En sık kullanılan kişisel bakım ürünlerinden biri olan diş fırçalarına da dikkat çeken Kılıç, tuvalet sifonu çekildiğinde ortaya çıkan mikroskobik damlacıkların çevredeki yüzeylere yayılabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle diş fırçalarının kapalı dolapta saklanması, düzenli olarak değiştirilmesi ve kullanım sonrası kurutulması tavsiye ediliyor.</p>

<h2>GİDERE DİKKAT</h2>

<p>Kılıç, lavabo giderlerinde biriken sabun kalıntılarının, deri hücreleri ve organik maddelerin mikroorganizmalar için uygun bir ortam oluşturduğunu belirterek, burada oluşan biyofilm tabakası içerisinde milyonlarca bakterinin yaşayabildiği uyarısında bulunuyor.</p>

<h2>PEKİ YA PASPASLAR?</h2>

<p>Nemli kalan banyo paspaslarının, mantar ve bakterilerin çoğalması için uygun ortam sağlayabildiğini ifade eden Kılıç, özellikle çıplak ayakla temas edilen paspaslarda, ayak mantarı etkenleri, deri enfeksiyonlarına neden olabilen mikroorganizmalar ve küf sporları bulunabildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Banyo temizliğinde genellikle klozet ve lavabo ön plana çıksa da musluk kolları, sifon düğmeleri ve kapı kolları çoğu zaman ihmal ediliyor. Uzmanlara göre gün içerisinde en sık dokunulan yüzeyler arasında yer alan bu noktalar, çapraz bulaş açısından önemli risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Öte yandan banyoyu temizlemek için kullanılan sünger ve bezlerin yeterince kurutulmadığında bakteri üretim merkezine dönüşebildiğini belirten Kılıç, mikroorganizmaların hızla çoğalma ihtimaline karşı bezlerin yüksek sıcaklıkta yıkanması, süngerlerin düzenli değiştirilmesi ve kullanım sonrası tamamen kurutulmasını öneriyor.</p>

<p>Göze çarpan küf oluşumları, çoğu zaman estetik bir problem olarak değerlendirilse de uzmanlar bunun sağlık açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Küf sporları bazı kişilerde, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, öksürük, astım belirtilerinde artış gibi sorunlara yol açabiliyor.</p>

<h2>NE YAPMALI?</h2>

<p>Uzmanlar, banyolarda mikrop yükünü azaltmak için şu önerilerde bulunuyor:</p>

<p>-Banyoyu düzenli havalandırın.</p>

<p>-Nemli yüzeyleri mümkün olduğunca kuru tutun.</p>

<p>-Paspasları sık yıkayın.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Duş perdelerini belirli aralıklarla değiştirin.</p>

<p>-Diş fırçalarını kapalı ve kuru ortamda saklayın.</p>

<p>-Musluk ve kapı kollarını düzenli dezenfekte edin.</p>

<p>-Temizlik bezlerini sık değiştirin.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ömür Melih ÜZELCE</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/uzmanlar-uyardi-banyolar-temiz-gorunse-bile-mikrop-yuvasi-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/09/umumi-tuvalet-2.jpg" type="image/jpeg" length="77097"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat: Tırnaklardaki değişim hastalık habercisi olabilir!]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/dikkat-tirnaklardaki-degisim-hastalik-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/dikkat-tirnaklardaki-degisim-hastalik-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tırnakların yalnızca estetik açıdan değil, genel sağlık durumunun değerlendirilmesinde de önemli bir gösterge olduğunu belirten uzmanlar, uzun süre devam eden ve açıklanamayan tırnak değişikliklerinin ihmal edilmemesi uyarısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konuyu Türkinform’a değerlendiren dermatolog Özgür Can Akbaş, tırnaklarda ortaya çıkan bazı belirtilerin, altta yatan sistemik hastalıkların ilk işaretlerinden biri olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Tırnak yatağının normalden daha soluk görünmesinin, vücutta yeterli kırmızı kan hücresi bulunmadığının habercisi olabileceğine işaret eden Akbaş, özellikle demir eksikliği anemisi yaşayan kişilerde, tırnaklarda solukluk, kırılganlık, incelme ve kaşık şeklinde çökme gibi belirtilerin görülebileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Uzmanlar, uzun süren halsizlik ve nefes darlığı şikayetleriyle birlikte görülen tırnak değişimlerinde kan tahlili yaptırılmasını öneriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SIRA RENK NEDEN OLUR?</h2>

<p>Akbaş, tırnakların sararmasının çoğu zaman mantar enfeksiyonlarına bağlansa da her zaman sebep bu olmayabileceğini, kronik bronşit, akciğer hastalıkları, lenfödem ve bazı bağışıklık sistemi hastalıkları gibi durumlarda sarı tırnak sendromu görülebildiğini hatırlatıyor.</p>

<p>Özellikle tırnakların kalınlaşması ve uzama hızının belirgin şekilde yavaşlaması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında gösteriliyor.</p>

<h2>MOR RENGE DİKKAT</h2>

<p>Uzmanlar, tırnaklarda görülen mavi veya mor renk değişiminin ciddi sağlık sorunlarının işareti olabileceğine dikkat çekerek, bu durum genellikle kalp hastalıkları, dolaşım bozuklukları, akciğer rahatsızlıkları, kandaki oksijen seviyesinin düşmesi ile ilgili olabileceği uyarısı yapıyor.</p>

<p>Akbaş, tırnak yüzeyinde iğne ucu büyüklüğünde çok sayıda küçük çukur oluşmasının ihmal edilmemesi gerektiğine işaret ederek, sedef hastalığı, egzama veya bazı bağ dokusu hastalıklarının göstergesi olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Araştırmalar, sedef hastalarının önemli bir bölümünde tırnak tutulumunun görüldüğünü ortaya koyuyor.</p>

<h2>PARMAK UÇLARI ÖNEMLİ BİR İŞARET</h2>

<p>Tıp literatüründe “çomak parmak” olarak adlandırılan durumda parmak uçlarının belirgin şekilde genişlediğine işaret eden Akbaş, bu durumun akciğer kanseri, kronik akciğer hastalıkları, kalp hastalıkları ve bazı bağırsak hastalıkları ile ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Tırnak boyunca uzanan derin yatay çizgiler, tırnak büyümesinin bir dönem duraksadığını gösterebilirken, yüksek ateşli enfeksiyonlar, ağır stres, ciddi ameliyatlar, kontrolsüz diyabet, beslenme yetersizlikleri sonrasında ortaya çıkabildiğine işaret ediyor.</p>

<p>Akbaş, çizgilerin oluşma zamanının tırnağın büyüme hızı hesaplanarak, tahmin edilebildiğini belirtiyor.</p>

<p>Bu arada sürekli kırılan ve çatlayan tırnakların çoğu zaman çevresel faktörlere bağlı olsa da bazı durumlarda hormonal sorunların belirtisi olabileceğini anlatan Akbaş, hipotiroidi, demir eksikliği, B12 vitamini eksikliği ve protein yetersizliğinin tırnak yapısında bozulmaya neden olduğunun altını çiziyor.</p>

<p>Dermatolog Özgür Can Akbaş, tek başına tırnak değişikliklerinin kesin bir hastalık tanısı koydurmayacağını, ancak vücudun verdiği önemli sinyaller olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Akbaş, özellikle ani gelişen, uzun süre devam eden veya başka belirtilerle birlikte görülen tırnak değişimlerinde bir dermatoloji veya dahiliye uzmanına başvurulması önerisinde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ömür Melih ÜZELCE</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/dikkat-tirnaklardaki-degisim-hastalik-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/08/tirnaklardaki-beyaz-leke.webp" type="image/jpeg" length="38715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan LGS uyarısı: Sınav kaygısı doğru yönetilmeli]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/saglik-bakanligindan-lgs-uyarisi-sinav-kaygisi-dogru-yonetilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/saglik-bakanligindan-lgs-uyarisi-sinav-kaygisi-dogru-yonetilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava hazırlanan öğrencilerin yaşadığı sınav kaygısının doğru yönetilmesinin ruh sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek basın bülteni yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık açıklamasında, sınav dönemlerinde yaşanan kaygının belirli bir düzeye kadar motivasyonu artırabildiği ancak kontrol altına alınamadığında öğrencilerin akademik performansını olumsuz etkileyebileceği vurgulandı. Dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve özgüvende azalma gibi sorunların görülebileceği ifade edildi.</p>

<h2>PSİKOLOJİK HAZIRLIK EN AZ AKADEMİK BAŞARI KADAR ÖNEMLİ</h2>

<p>Açıklamada, sınav sürecinde yalnızca ders çalışmanın yeterli olmadığına dikkat çekilerek, öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmesi, motivasyonlarını koruması ve kaygılarını yönetebilmesinin başarıyı doğrudan etkilediği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Planlı çalışma, zaman yönetimi ve sürdürülebilir ders programlarının öğrencilerin kontrol hissini artırarak kaygıyı azalttığı ifade edildi.</p>

<h2>SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARINA DİKKAT ÇEKİLDİ</h2>

<p>Bakanlık, sınav döneminde fiziksel ve ruhsal sağlığın korunması için düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi, ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli fiziksel aktivite yapılması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Ayrıca nefes egzersizleri, gevşeme teknikleri ve olumlu düşünme yöntemlerinin sınav kaygısının azaltılmasında etkili olabileceği kaydedildi.</p>

<h2>DANIŞMANLIK HİZMETLERİ SUNULUYOR</h2>

<p>Açıklamada, Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla çocuk ve ergenlere yönelik danışmanlık hizmetleri verildiği, gelişim süreçlerinin takip edildiği ve ailelere rehberlik sağlandığı da hatırlatıldı.</p>

<h2>AİLE VE ÖĞRETMENLERE ÖNEMLİ GÖREV</h2>

<p>Bakanlık, aile ve öğretmenlerin tutumunun öğrencilerin psikolojik dayanıklılığı üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çekerek, destekleyici ve güven verici yaklaşımın sınav kaygısını azaltmada önemli rol oynadığını vurguladı.</p>

<p>Öğrencilere sınavların bir “değer ölçütü” olmadığı, yalnızca bilgi ve becerilerin değerlendirildiği bir süreç olduğu hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/saglik-bakanligindan-lgs-uyarisi-sinav-kaygisi-dogru-yonetilmeli</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/10/saglik-bakanligi-kura-cekimi-ne-zaman-2025-2764-isci-alimi-icin-tarih-ve-saat-aciklandi-1.webp" type="image/jpeg" length="56280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havalarda hangi besinler tercih edilmeli?  Uzmandan kritik uyarı]]></title>
      <link>https://turkinform.com.tr/sicak-havalarda-hangi-besinler-tercih-edilmeli-uzmandan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://turkinform.com.tr/sicak-havalarda-hangi-besinler-tercih-edilmeli-uzmandan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Nurcan Demiröz, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmelerde yaz aylarında yanlış beslenme alışkanlıklarının halsizlik, tansiyon düzensizlikleri ve sıvı kaybına yol açabileceğini belirterek, “Sıcak havalarda vücudun ihtiyaçları değişiyor. Bu dönemde hafif beslenmek ve yeterli sıvı tüketmek sağlığın korunmasında kritik önem taşıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları ve nem oranı, beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesini zorunlu hale getiriyor. Uzmanlar, özellikle sıcak havalarda yanlış beslenmenin vücutta sıvı kaybını artırarak çeşitli sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Diyetisyen Nurcan Demiröz, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmelerde yaz mevsiminde sağlıklı kalmanın temelinin doğru sıvı tüketimi ve hafif beslenmeden geçtiğini söyledi.</p>

<h2><img alt="Susuzluk-2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/susuzluk-2.webp" width="1600" /></h2>

<h2>SUSAMAYI BEKLEMEDEN SU İÇİN</h2>

<p>Yaz döneminde en önemli konunun yeterli sıvı alımı olduğunu belirten Demiröz, “Birçok kişi ancak susadığında su içiyor. Oysa susama hissi oluştuğunda vücut belli oranda sıvı kaybetmiş oluyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su tüketilmeli ve günlük en az 2-2,5 litre su içilmeye özen gösterilmelidir” dedi.</p>

<h2>ŞEKERLİ VE KAFEİNLİ İÇECEKLERE DİKKAT</h2>

<p>Serinlemek amacıyla tercih edilen bazı içeceklerin faydadan çok zarar verebildiğini ifade eden Demiröz, “Gazlı ve şekerli içecekler hem gereksiz kalori alımına neden oluyor hem de susuzluğu artırabiliyor. Aşırı çay ve kahve tüketimi de vücuttan su atılımını hızlandırıyor. Ayran, maden suyu ve taze meyvelerle hazırlanmış şekersiz içecekler daha sağlıklı seçeneklerdir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Kebap Fest" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/09/kebap-fest.jpg" width="800" /></p>

<h2>AĞIR YEMEKLER YERİNE HAFİF SOFRALAR TERCİH EDİLMELİ</h2>

<p>Sıcak havalarda sindirim sisteminin daha hassas çalıştığını belirten Demiröz, yağlı ve ağır yemeklerden uzak durulması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Özellikle kızartmalar, hamur işleri ve yağ oranı yüksek besinler yaz aylarında sindirim sorunlarını artırabiliyor. Bunun yerine zeytinyağlı sebze yemekleri, salatalar, yoğurt, ızgara tavuk ve balık gibi hafif öğünler tercih edilmelidir” dedi.</p>

<h2><img alt="Beslenme 4" class="detail-photo img-fluid" height="772" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/beslenme-4.webp" width="1200" /></h2>

<h2>SU ORANI YÜKSEK BESİNLER TÜKETİN</h2>

<p>Karpuz, kavun, şeftali, salatalık ve domates gibi yaz meyve ve sebzelerinin sıvı ihtiyacının karşılanmasına destek olduğunu belirten Demiröz, “Bu besinler aynı zamanda vitamin ve mineral açısından da önemli kaynaklardır. Ancak meyve tüketiminde porsiyon kontrolü ihmal edilmemelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>GIDA ZEHİRLENMELERİNE KARŞI TEDBİRLİ OLUN</h2>

<p>Yaz aylarında besinlerin daha hızlı bozulduğunu hatırlatan Demiröz, özellikle açıkta bekleyen yiyeceklere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Mayonezli ürünler, süt ve süt ürünleri ile tavuk gibi gıdalar sıcak havalarda kısa sürede bozulabilir. Gıda zehirlenmelerinden korunmak için hijyen kurallarına dikkat edilmeli ve açıkta bekleyen yiyecekler tüketilmemelidir” dedi.</p>

<h2><img alt="Beslenme 2" class="detail-photo img-fluid" height="569" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/beslenme-2.webp" width="1000" /></h2>

<h2>YAZ AYLARINDA DENGELİ BESLENME ŞART</h2>

<p>Yaz mevsiminde sağlıklı kalabilmek için dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Demiröz, “Yeterli su tüketimi, hafif öğünler ve doğru besin tercihleriyle sıcak havaların olumsuz etkilerinden korunmak mümkündür. Küçük değişiklikler bile yaz aylarını daha sağlıklı geçirmenizi sağlayabilir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>ESRA KOÇAK MAYDA</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://turkinform.com.tr/sicak-havalarda-hangi-besinler-tercih-edilmeli-uzmandan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/kadin-regl-donem-beslenme-2.png" type="image/jpeg" length="36742"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
