Çürük süt dişler erkenden tedavi edilmeli: Uzmanı uyardı
Çürük süt dişler erkenden tedavi edilmeli: Uzmanı uyardı
İçeriği Görüntüle

Sağlık çalışanları için hastaneler, yalnızca tedavi alanı değil, aynı zamanda şiddet riski taşıyan bir çalışma ortamına dönüşmüş durumda. Acil servisler, poliklinikler ve yoğun bakım çevresinde yaşanan tartışmalar zaman zaman fiziksel saldırılara kadar uzanıyor. Hekimler ve hemşireler, artan iş yükü, hasta yoğunluğu ve bekleme sürelerinin gerilimi artırdığını, bunun da şiddet olaylarını tetiklediğini ifade ediyor..

Hemşireler Derneği Başkanı Azize Atlı Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, sağlıkçıların yaşadığı sorunlara değindi. Atlı, “Sağlık alanında gerekli düzenlemelere ek olarak şiddetle mücadelede topyekûn bir planlama yapılması ve sosyolojik açıdan da şiddetin kesinlikle ele alınması gerekli. Şiddetin sağlık bakım ortamlarında önüne geçilmesine yönelik yasal düzenlemeler yapıldı ancak ne yazık ki bu düzenlemeler sağlık çalışanlarına güvenli çalışma ortamı sağlamadı. Sağlık çalışanları halen kendilerini güvende hissetmiyor ve şiddete uğramaları durumunda korunacaklarını düşünmüyor. Yasal düzenlemeden ziyade mevcut yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi sağlanmalı” görüşünü dile getirdi.

“MAVZUATTA DEĞİL SAHADA KORUMA!”

Atlı, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Yöneticilerin sağlık çalışanların ve toplumun bilinçlendirilmesine yönelik geniş çaplı planlamalar yapılmalı. Halen pek çok sağlık çalışanının şiddet olayları karşısında yasal haklarını bilmediğini görüyoruz ya da yasal olarak belirli düzenlemeler olsa da meslektaşlarımız bu düzenlemelerden haberdar olsa da ‘bu düzenlemeler zaten gündelik hayatta uygulanmıyor, zaten ben gerekli adımları atsam da bir sonuç elde edemeyeceğim, kurumun beni kurumayacak, şiddeti uygulayanlarla ben karşı karşıya geleceğim, yasalar beni kurumayacak’ gibi bir ön kabul var. Bu ön kabulde deneyimlere dayanıyor aslına bakarsanız. Onun için sağlık çalışanına mevzuatta değil sahada gerçekten koruyacak şekilde düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Mevzuatın da çalışanları sadece dışarıdan gelecek değil, içeriden yöneticiden, meslektaşlarından ve diğer çalışanlardan gelecek şiddeti önleyecek şekilde genişletilmesi ve sahada uygulanması gerekiyor.”

“SÖZLÜ TARTIŞMA BİLE FİZİKSEL SALDIRIYA DÖNÜŞEBİLİYOR”

Sağlık çalışanlarının aktardığına göre en büyük sorunlardan biri, küçük anlaşmazlıkların hızla şiddete evrilmesi. Özellikle acil servislerde yaşanan yoğunluk, hasta ve yakınlarının sabırsızlığıyla birleşince kontrol edilmesi zor durumlar ortaya çıkabiliyor. Çalışanlar, “bir açıklama yapmak bile bazen tartışmaya, tartışma ise saldırıya dönüşebiliyor” diyerek riskin boyutuna dikkat çekiyor.

EN ACİL ADIM NE?

Hukukçular ve sağlıkçılar, sağlıkta şiddeti önlemek için en kritik adımın mevcut cezaların daha caydırıcı hale getirilmesi olduğunu belirtiyor. Öne çıkan talepler arasında; tutuklama uygulamasının daha hızlı devreye girmesi, ertelenmeyen ve indirimsiz cezalar, kamu davası süreçlerinin hızlandırılması, hastane içinde güvenlik tedbirlerinin artırılması gibi başlıklar yer alıyor.

“HER GÜN ENDİŞEYLE ÇALIŞIYORUZ”

Sağlık emekçileri, mesleklerini icra ederken artık sadece hastalıklarla değil, şiddet riskiyle de mücadele ettiklerini söylüyor. Birçok çalışan, özellikle gece nöbetlerinde güvenlik kaygısının daha da arttığını ifade ediyor. Bazı sağlık çalışanları ise yaşanan olayların mesleki motivasyonu düşürdüğünü, genç hekimlerin ise yurt dışına yönelme nedenlerinden birinin de bu ortam olduğunu dile getiriyor.

HASTANELERDE GÜVENLİK TARTIŞMASI

Sağlık kurumlarında güvenlik personelinin artırılması, kamera sistemlerinin güçlendirilmesi ve acil müdahale protokollerinin yeniden düzenlenmesi gerektiği yönünde çağrılar da artıyor. Ancak uzmanlara göre yalnızca fiziksel güvenlik önlemleri yeterli değil; toplumsal farkındalık ve hukuki caydırıcılık birlikte ele alınmalı.

ACİL YASA BEKLENTİSİ

Sağlıkta şiddet vakalarının artması, gözleri yeniden yasal düzenlemelere çevirdi. Sağlık çalışanları ve uzmanlar, “gecikmeyen adalet” ve “caydırıcı cezalar” olmadan sorunun kalıcı şekilde çözülemeyeceği görüşünde birleşiyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN