Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) prim borcu bulunan ve 31 Ağustos'ta sona eren 72 ay vadeli tecil imkânından yararlanmayan işverenler için ekim ayında yasal takip dönemi başlayacak. Orta Vadeli Program'da (OVP) "Prim borçlarının takip ve tahsilat süreçleri etkinleştirilecektir" maddesi yılın dördüncü çeyreği için takvime bağlandı. Borcunu ödemeyen ya da taksitlendirmeyen işverenlerin başta beş puanlık prim indirimi olmak üzere SGK teşviklerinden yararlanması durdurulacak, icra ve haciz işlemleri ise beklemeden başlatılacak. Taksitlerini süresinde ödeyen işverenler bu yaptırımların dışında kalacak.
SGK, esnaf ve KOBİ'lere yönelik tecil kolaylığında Haziran 2026 ve öncesi dönemlere ait sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borçlarını 72 aya kadar taksitlendirme imkânı sunmuştu. 10 milyon liraya kadar borçta teminat aranmamış, bu tutarı aşan borçlarda aşan kısmın yalnızca yarısı için teminat istenmişti. Tecil faizi yıllık yüzde 39'dan yüzde 29'a indirilmiş, başvuru ve ilk taksit için son gün 31 Ağustos olarak belirlenmişti.
OVP, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve üç yıllık makroekonomik hedefleri, politika ve tedbirleri içeren program olarak her yıl eylülde açıklandı. 2027-2029 dönemini kapsayan yeni programda tedbirler sorumlu kurum ve takvimle birlikte listelendi, prim borçlarına ilişkin madde SGK'nın sorumluluğunda ve 2026'nın dördüncü çeyreği takvimiyle yer aldı. Program maddesi kanun değişikliği değil idari düzenleme olarak sınıflandırıldı, bu nedenle uygulama için Meclis'ten yeni bir yasa geçmesi gerekmedi.
TEŞVİK KESİNTİSİ YENİ BİR KURAL DEĞİL, UYGULAMA SIKILAŞACAK
Prim borcu olan işverenin teşvikten yararlanamaması, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda zaten yer alan bir şart. Kanunun 81. maddesine göre işveren hissesinden beş puanlık prim indirimi için işverenin Türkiye genelinde yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borcunun bulunmaması ya da bu borçların taksitlendirilmiş olması gerekli. Aynı şart diğer istihdam teşviklerinin büyük bölümünde de arandı. OVP'deki madde, bu şartın denetiminin dördüncü çeyrekte yoğunlaştırılmasını öngördü.
Beş puanlık indirim, işverenin ödediği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminin işveren hissesinden beş puanlık bölümünün Hazine tarafından karşılanması anlamına geldi. İndirimi kaybeden işveren, çalışan başına prime esas kazancın yüzde 5'i kadar ek prim yükü üstlendi ve bu yük çalışan sayısıyla doğru orantılı olarak büyüdü.
TAKİP ÖDEME EMRİYLE BAŞLAYACAK
SGK alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre takip edildi. Süreç, borçlu işverene ödeme emri gönderilmesiyle başladı. Ödeme emrini alan işveren 15 gün içinde borcu ödemek ya da mal bildiriminde bulunmak zorunda kaldı. Süre dolduğunda SGK, işverenin banka hesaplarına elektronik haciz uyguladı, araç ve taşınmazlarına haciz koydu, alacaklarına el koydu. OVP, bu adımların borç doğduktan sonra zaman kaybetmeden atılmasını hedefledi.
Takip süreci yalnızca borcun tahsilini değil işverenin diğer kamu işlemlerini de etkiledi. Prim borcu olan işveren, kamu ihalelerine katılım için gereken borcu yoktur yazısını alamadı, SGK'dan ilişiksizlik belgesi isteyen inşaat işverenleri iskân aşamasında borcu kapatmak zorunda kaldı. Borç, şirket ortakları ve yöneticileri açısından da kişisel sorumluluk doğurdu, limited şirket ortakları payları oranında, yönetim kurulu üyeleri ise şirketten tahsil edilemeyen borçtan şahsi mal varlıklarıyla sorumlu tutuldu.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ DENETİM DEVREYE GİRECEK
OVP'de takip ve tahsilat süreçlerinin akıllı denetim araçları ve yapay zekâ destekli otomasyonla izlenmesi öngörüldü. Otomasyonun hangi verileri kapsayacağı ve borçlu işverenlerin nasıl tespit edileceği programda ayrıntılandırılmadı. SGK'nın mevcut sisteminde teşvik başvuruları e-Bildirge üzerinden yapıldı ve borç sorgusu başvuru anında otomatik olarak çalıştı, borcu görünen işverenin teşvik tanımı sistem tarafından kabul edilmedi.
Dördüncü çeyrek takvimi ekim, kasım ve aralık aylarını kapsadı. Tecil imkânını kaçıran işverenler için 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki genel tecil hükmü açık kaldı, ancak bu yolda 72 ay vade, teminat muafiyeti ve indirimli faiz gibi kolaylıklar bulunmadı. Genel tecilde vade en fazla 36 ay oldu, faiz indirimsiz oranda uygulandı ve borcun tamamı için teminat arandı.
İŞVEREN İÇİN ÜÇ SEÇENEK KALDI
Borcunu 31 Ağustos'a kadar yapılandırmayan işverenin önünde üç yol kaldı. Borcun tamamını peşin ödemek, 6183 sayılı Kanun kapsamında genel tecil başvurusu yapmak ya da takip sürecini beklemek. İlk iki seçenekte teşvik hakkı korundu, üçüncü seçenekte ekimden itibaren teşvik kesintisi ve haciz gündeme geldi. Tecil kolaylığından yararlanan işverenler ise taksitlerini aksatmadıkları sürece teşvik haklarını sürdürecek, taksitlerin ödenmemesi halinde tecil bozulacak ve kalan borç bir bütün olarak takibe girecek.
Türkiye ekonomisinde kayıt dışı istihdamla mücadele ve prim tahsilatının artırılması OVP'nin sosyal güvenlik başlığında yer aldı. SGK'nın dördüncü çeyrekte kaç işverene ödeme emri göndereceği ve takibe alınacak toplam borç tutarı Kurum tarafından açıklanmadı. İşverenler güncel prim borçlarını e-Devlet ve SGK işveren sistemi üzerinden sorgulayarak ekim öncesinde durumlarını görme olanağına sahip.



