Şirketlerin bankalara olan borçlarını ödemekte zorlandığına dair işaretler güçleniyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre ticari kredilerde takipteki alacakların toplam ticari kredilere oranı 2 Ekim itibarıyla yüzde 2,5'e yükseldi. Oran temmuz sonunda yüzde 2,3 seviyesindeydi.

Takipteki alacak, bankaların vadesinde tahsil edemediği ve yasal takibe aldığı krediler anlamına geliyor. Oranın yükselmesi, borcunu ödeyemeyen şirketlerin kredi portföyü içindeki payının arttığını gösteriyor.
İKİ YILDA 1,1 PUANLIK ARTIŞ
Ticari kredilerde takip oranı, 2018'de yüzde 2,7 civarındaydı. Kur şoku ve pandeminin etkisiyle hızla tırmanarak 2020'de yüzde 6,4 ile zirveye çıktı. Sonraki dört yılda kesintisiz gerileyen oran, 2024'te yüzde 1,4 ile tarihi düşük seviyesini gördü. O tarihten bu yana ise yön yeniden yukarı döndü ve iki yılda 1,1 puan arttı.
Mevcut oran, yüzde 3,1 olan 10 yıllık ortalamanın hâlâ 0,6 puan altında. Yani tablo henüz alarm seviyesinde değil; ancak artışın iki yıldır aralıksız sürmesi, eğilimin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
KOBİ'LERDE ORAN YÜZDE 4'Ü AŞTI
Yüzde 2,5'lik oran tüm ticari kredilerin ortalaması olduğu için, küçük işletmelerdeki bozulmayı tam olarak yansıtmıyor. BDDK verilerinden yapılan hesaplamalara göre mayıs sonu itibarıyla TL cinsi taksitli ticari kredilerde takip oranı yüzde 4,31'e, TL cinsi KOBİ kredilerinde ise yüzde 4,37'ye çıkmıştı. Her iki kalemde de oran bir yıl önce yüzde 3 civarındaydı.
Şirketlerin yaşadığı sıkışma mahkeme kayıtlarına da yansıyor. Yılın ilk yedi ayında 3 bin 529 konkordato kararı alındı; bu sayı 2024'ün tamamında alınan 3 bin 497 kararı şimdiden geride bıraktı. Aynı dönemde iflas kararları da 171'e yükseldi.
BİREYSEL KREDİLERDE TABLO DAHA AĞIR
Takip oranındaki yükseliş yalnızca şirketlerle sınırlı değil, hatta hane halkında daha belirgin. BDDK verilerine göre ihtiyaç kredilerinde takip oranı ağustos başında yüzde 6,1 ile son dokuz yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bireysel kredi kartlarında oran yüzde 5,3'e ulaşırken, bankacılık sektörünün genelinde yüzde 3 seviyesinde kaldı. Veriler, bankaların takip listesine her gün binlerce kişinin eklendiği bir dönemde hane halkının borç ödeme kapasitesi üzerindeki baskının arttığına işaret ediyor.
GÖZLER 22 EKİM'DEKİ FAİZ KARARINDA
Kredi geri ödemelerindeki bozulmanın arka planında yüksek finansman maliyeti bulunuyor. Merkez Bankası eylül toplantısında politika faizini yüzde 37'de sabit tuttu. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentisinin medyanı ise yüzde 35. Bir sonraki karar 22 Ekim'de açıklanacak; son dönemde fon krizinin faiz beklentilerini değiştirdiği de konuşuluyor.
Takip oranındaki artış tek başına bozulmanın nedenini açıklamıyor. Yükselişin kalıcı olup olmayacağını, önümüzdeki aylarda faizlerin ve iç talebin seyri belirleyecek.



