Ortadoğu'da tansiyonun zirveye çıktığı ve ABD-İsrail ile İran hattında sıcak çatışmaların yaşandığı üçüncü günde, uluslararası kamuoyunu sarsan kritik gelişmeler yaşanıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), sabah saatlerinde yaptığı resmi yazılı açıklamayla İsrail'in idari merkezlerine yönelik yeni bir füze saldırısı dalgası başlattıklarını duyurdu. "Gerçek Vaat Operasyonu" adıyla yürütülen misilleme harekatının 10. dalgasında, doğrudan devletin en üst kademelerinin hedef alındığı iddia edildi. Bu olay, bölgesel savaşın boyutlarının siyasi liderlik düzeyine ulaştığını gözler önüne sererken, akıllardaki en büyük soru İsrail Başbakanı'nın hayatta olup olmadığı oldu.
NETANYAHU ÖLDÜ MÜ?
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun son yayınladığı operasyon bildirisinde, "Siyonist rejimin başbakanının akıbeti belirsizliğini koruyor" şeklinde çarpıcı bir ifadeye yer verildi. Bu resmi açıklama sonrasında küresel arama motorlarında ve haber ağlarında "Netanyahu öldü mü?" sorusu en çok araştırılan konu başlığı haline geldi. Ancak mevcut duruma objektif bakıldığında ortaya çıkan tablo şu şekildedir:
-
İsrail hükümetinden, Savunma Bakanlığı'ndan ya da Başbakanlık Ofisi'nden Netanyahu'nun sağlık durumuyla veya saldırıdan etkilenip etkilenmediğiyle ilgili henüz hiçbir resmi açıklama yapılmadı.
-
Sosyal medya platformlarında ve teyit edilmemiş bazı bölgesel haber kaynaklarında, Netanyahu'nun saldırı anında İsrail dışında (Almanya'da) bulunduğu ya da yüksek güvenlikli bir yeraltı sığınağında olduğu iddiaları dolaşmaktadır.
-
Savaş ortamlarında bilgi akışının propaganda ve psikolojik harp amacıyla kullanılabildiği göz önüne alındığında, şu anki doğrulanmış veriler ışığında Netanyahu'nun öldüğüne dair kesinleşmiş bir kanıt veya teyitli bilgi bulunmamaktadır.
İSRAİL BAŞBAKANLIK OFİSİ VURULDU MU?
İran tarafının askeri duyurusuna göre, İsrail Başbakanlık Ofisi ile İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı'na ait stratejik karargâh doğrudan füzelerin hedefi oldu. İran Devrim Muhafızları, hava savunma sistemlerini aşan uzun menzilli Hayber füzelerinin kullanıldığını ve saldırının "başarıyla" gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Fakat bu büyük çaptaki iddialara karşın, İsrail makamlarından bu noktaların vurulduğunu doğrulayan ya da yalanlayan bir beyanat gelmedi. İsrail tarafının sessizliği belirsizliği artırırken, İran Devrim Muhafızları saldırının sahadaki yıkıcı sonuçlarına ilişkin kanıtların ve detayların ilerleyen saatlerde dünya kamuoyu ile paylaşılacağını bildirdi.
İRAN VE İSRAİL SAVAŞINDA SON DURUM NE?
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in 28 Şubat itibarıyla İran'a yönelik başlattığı şiddetli askeri saldırıların ardından, Orta Doğu'daki çatışmalar oldukça geniş bir coğrafyaya yayılarak küresel bir krize dönüştü. Savaşın üçüncü gününde sahadaki son durum şu verilerle özetleniyor:
-
İran, misilleme saldırılarını sadece İsrail topraklarıyla sınırlı tutmadı; aynı zamanda ABD askeri üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi bölge ülkelerini de hedef yelpazesine kattığını bildirdi.
-
İran Kızılayı'nın açıkladığı son verilere göre, İran'a yönelik ABD ve İsrail bombardımanlarında sivil kayıplar ağırlaşıyor; şu ana kadar 555 kişi hayatını kaybederken, 747 kişi de yaralandı.
-
Operasyonlarda sadece askeri hedeflerin değil, İran lideri Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkilinin de ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği bölgesel kaynaklarca raporlanıyor.
Uzmanlar, başbakanlık konutları ve komuta merkezleri gibi siyasi sembollerin vurulmasının veya hedef alınmasının, askeri gerilimi diplomatik olarak çözülemez bir noktaya, yani tam kapsamlı bir bölgesel savaşa sürükleyebileceği konusunda uyarıyor. Her iki tarafın da resmi verileri ve bağımsız kaynakların teyitleri önümüzdeki saatlerde netleşecek.




