Anayasa Mahkemesi'nin Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının "süresiz" olarak talep edilebilmesine ilişkin hükmü iptal etmesiyle birlikte nafaka sistemine yönelik yeni düzenleme tartışmaları yeniden gündeme geldi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Ceren Kalay Eken, mevcut uygulamada da hakimlerin dosyanın özelliklerine göre süreli veya süresiz nafaka kararı verebildiğini ifade etti.
SÜRELİ NAFAKA KARARLARI ZATEN VERİLEBİLİYORDU
Mevcut yasal düzenlemenin süreli nafaka kararlarının verilmesine engel olmadığını belirten Eken, uygulamada özellikle evliliğin süresine göre süreli nafaka kararlarına rastlandığını söyledi.
Eken, "Mevcut yasal düzenlemede de süreli nafaka kararının verilmesine engel bir hukuki durum yoktu. Yine sahada süreli verilen nafaka kararlarına rastlıyorduk, özellikle evliliğin süresine göre bu kararlar verilebiliyordu" dedi.
Hakimlerin evliliğin süresi, tarafların ekonomik durumu, eğitim düzeyi ve yoksulluğa düşme ihtimali gibi kriterleri değerlendirerek karar verdiğini belirten Eken, "Dolayısıyla zaten hakimin takdirinde bir durumdu, evliliğin süresine, yoksulluğa düşme haline, tarafların eğitim vb durumlarına göre hakim her somut dosyada süreli, süresiz nafaka belirleyebiliyordu" ifadelerini kullandı.
YENİ DÜZENLEMEDE HAKİM TAKDİRİNE VURGU
Mevcut sistemin hakimlere her dosya bakımından değerlendirme yapma imkanı sunduğunu aktaran Eken, nafakanın toplu şekilde ödenmesine de karar verilebildiğini söyledi.
Eken, "Dolayısıyla mevcut haliyle düzenleme hakimlere her somut dosya bakımından adaletli bir nafaka belirleme takdir yetkisi veriyordu" diye konuştu.
"Süresiz" ifadesinin kaldırılmasının tek başına daha adil bir sistem oluşturacağı yönündeki görüşlere ilişkin değerlendirmede bulunan Eken, "Bu şekliyle 'süresiz' kelimesine takılmak ve iptal etmenin hakimin takdir yetkisini sınırlamaya neden olacağı görülmekle, bu şekliyle daha adil bir uygulama olacağını iddia etmek güç" dedi.
"YOKSULLUĞA DÜŞECEK TARAFIN KORUNMASI GEREKİYOR"
Yeni düzenlemenin hazırlanması sürecinde boşanma sonrası ekonomik olarak zor durumda kalacak tarafların korunmasının gözetilmesi gerektiğini belirten Eken, hakimin takdir yetkisinin sınırlandırılmaması gerektiğini ifade etti.
Eken, "Yeni düzenlemenin bu anlamda hakimin takdir yetkisini kısıtlamayacak şekilde yapılması gerekmektedir. Tüm bu kriterleri göz önüne alarak boşanmayla yoksulluğa düşecek tarafın korunmasını sağlayacak şekilde olması gerekir" ifadelerini kullandı.
KADINLARIN EKONOMİK DURUMUNA DİKKAT ÇEKTİ
Boşanma sonrasında ekonomik açıdan dezavantajlı duruma düşenlerin çoğunlukla kadınlar olduğunu belirten Eken, kadınların çalışma hayatına katılımı ve ev içi bakım yüküne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Eken, "Çoğunlukla yoksulluğa düşenler, evlilikte çalışmasına, eğitim almasına izin verilmeyen kadınlar olmaktadır" dedi.
Kadınların istihdam oranları ve ev içi bakım yükünün dikkate alınması gerektiğini ifade eden Eken, "Kadınların istihdam oranlarının sürekli düştüğü, ev içi bakım emeğinin ücretsiz, güvencesiz şekilde kadınlara yüklendiği günümüzde nafaka hakkının kısıtlanmasının uzun dönemde kadınların boşanma kararı vermesini güçleştirecek bir duruma dönüşmesi ihtimali kuvvetlidir" diye konuştu.
ŞİDDET MAĞDURU KADINLARA İLİŞKİN UYARI
Kadınların önemli bir bölümünün şiddet nedeniyle boşanma sürecine girdiğini belirten Eken, nafaka hakkına yönelik olası değişikliklerin sonuçlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Eken, "Kadınların çoğunlukla da şiddet nedeniyle boşandıkları göz önüne alındığında içinde bulundukları şiddet sarmalından çıkamamalarına neden olması riski de bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.



