Nükleer teknolojinin İran'ın bilimsel ve teknolojik kalkınması açısından vazgeçilmez olduğunu belirten İslami, Washington'ın taleplerini reddetti. ABD ise yaklaşık yedi aydır devam eden çatışmanın sona erdirilmesi için Tahran'ın zenginleştirme faaliyetlerini önemli ölçüde azaltmasını istiyor.
İran ile ABD arasında nükleer program üzerinden yaşanan anlaşmazlık yeni açıklamalarla yeniden dünya gündemine taşındı. İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, Tahran'da yaptığı açıklamada ülkesinin uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmesinin söz konusu olmadığını belirterek Washington yönetiminin taleplerine karşı net bir tutum ortaya koydu.
Fars Haber Ajansının aktardığına göre İslami, uranyum zenginleştirmenin nükleer sanayinin temel aşamalarından biri olduğunu vurgulayarak İran'ın bilimsel ve teknolojik gelişimini sürdürme hakkının tartışmaya açılamayacağını ifade etti.

İRAN'DAN ABD'YE NET MESAJ: KESİNLİKLE HAYIR
İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammed İslami, ülkesinin uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurup durdurmayacağına ilişkin soruya kesin bir yanıt verdi.
İslami, "Kesinlikle hayır. Zenginleştirme, nükleer sürecin ayrılmaz bir parçasıdır. Sürecin başlangıç noktasına sahip olmadan nükleer sanayiye sahip olduğunuzu nasıl iddia edebilirsiniz?" ifadelerini kullandı.
Uranyum zenginleştirmenin İran'ın nükleer teknoloji alanındaki çalışmalarının temelini oluşturduğunu belirten İslami, bu faaliyetlerden vazgeçilmesinin ülkenin bilimsel ilerlemesini sınırlandıracağını savundu.
NÜKLEER TEKNOLOJİYİ KALKINMANIN ANAHTARI OLARAK GÖRÜYORLAR
Nükleer sanayiyi bilim ve teknolojinin gelişiminde itici güç olarak tanımlayan İslami, dünyanın birçok ülkesinin bu alandaki yatırımlarını artırdığına dikkat çekti.
ABD'nin de ulusal kalkınma, güvenlik ve savunma politikalarında nükleer teknolojiye öncelik verdiğini belirten İslami, Washington yönetiminin İran'ın benzer faaliyetlerini sınırlandırmaya çalışmasını eleştirdi.
"Bütün ülkeler hızla nükleer teknolojiyi takip ediyor" diyen İslami, İran halkının bilimsel ilerleme hakkından vazgeçmeyeceğini ve ülkesinin nükleer alandaki çalışmalarını sürdürme konusundaki kararlılığını koruduğunu ifade etti.
![]()
ABD'DEN İRAN'A ZENGİNLEŞTİRME ŞARTI
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance ise kısa süre önce yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran arasında yaklaşık yedi aydır devam eden çatışmanın sona erdirilebilmesi için İran'ın nükleer faaliyetlerinde önemli değişiklikler yapması gerektiğini belirtmişti.
Vance, İran'ın ABD'nin taleplerini karşılayabilmesi için uranyum zenginleştirme faaliyetlerini "anlamlı" ölçüde azaltmasının zorunlu olduğunu ifade etmişti.
Washington yönetimi, İran'ın nükleer programını uluslararası güvenlik açısından risk olarak değerlendirirken, Tahran yönetimi faaliyetlerinin barışçıl amaçlar taşıdığını ve nükleer teknolojiden yararlanmanın egemenlik hakkı olduğunu savunuyor.
2015 ANLAŞMASINDAN YÜZDE 60 ZENGİNLEŞTİRMEYE
İran'ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlığın geçmişi, 2015 yılında imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'na dayanıyor.
İran, söz konusu anlaşma kapsamında uranyum zenginleştirme oranını yüzde 3,67 ile sınırlandırmayı kabul etmişti. Buna karşılık Tahran'a uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılması öngörülüyordu.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın 2018 yılında Washington'ı anlaşmadan tek taraflı olarak çekmesi ve yaptırımları yeniden yürürlüğe koymasının ardından İran, nükleer taahhütlerini aşamalı olarak azaltmaya başladı.
Tahran yönetimi ilerleyen süreçte uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60 seviyesine kadar yükseltti. Bu oran, nükleer silahlarda kullanılan yaklaşık yüzde 90'lık zenginleştirme seviyesinin altında bulunsa da uluslararası toplumda ciddi endişelere neden oldu.

İRAN 'SIFIR ZENGİNLEŞTİRME' TALEBİNİ REDDEDİYOR
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılardan önce Washington ile yürütülen müzakerelerde, Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmaya hazır olduğunu ancak tamamen durdurmayı kabul etmeyeceğini açıklamıştı.
Erakçi, İran'ın diplomatik çözüm için belirli tavizler verebileceğini ancak ABD'nin "sıfır zenginleştirme" şartının kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.
Bu yaklaşım, Tahran yönetiminin nükleer müzakerelerde zenginleştirme hakkını temel bir kırmızı çizgi olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
İRAN'IN NÜKLEER TESİSLERİNDE SON DURUM BELİRSİZ
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sırasında ülkenin bazı önemli nükleer tesislerinin zarar görmesi, Tahran'ın mevcut uranyum zenginleştirme kapasitesine ilişkin belirsizlikleri artırdı.
Saldırılardan sonra İran'ın hangi tesislerde faaliyetlerini sürdürebildiği ve uranyum zenginleştirme çalışmalarının fiilen devam edip etmediği bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanabilmiş değil.
Bu nedenle İslami'nin açıklamaları, İran'ın nükleer faaliyetlerini sürdürme yönündeki siyasi kararlılığını ortaya koysa da mevcut üretim kapasitesinin yeniden faaliyete geçtiğini kesin olarak göstermiyor.
Tahran ile Washington arasındaki anlaşmazlık sürerken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin kapsamı ve denetimi olası diplomatik müzakerelerin en önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.



