Türkiye, 23 Aralık 1980 tarihinde, bir yıl önce yaşanan ve uluslararası yankı uyandıran Mısır Büyükelçiliği baskınına ilişkin önemli bir hukuki karara tanıklık etti. 13 Temmuz 1979’da Ankara’daki Mısır Büyükelçiliği’ni basarak 20 diplomatı rehin alan 4 Filistinli gerilla, bu tarihte idam cezasına çarptırıldı. Karar, dönemin en ağır güvenlik ve diplomasi krizlerinden birinin yargı boyutunu da tamamlamış oldu.
ANKARA’DA 45 SAAT SÜREN KRİZ
1979 yazında yaşanan olayda, Türkiye’ye turist gibi giriş yapan 4 Filistinli, vize işlemleri gerekçesiyle Mısır Büyükelçiliği’ne girmiş, ardından silahlarını çıkararak binayı ele geçirmişti. Baskın sırasında müdahale eden bir polis ve bir bekçi hayatını kaybetmiş, içeride bulunan 20 diplomat rehin alınmıştı. Eylemin, Mısır’ın İsrail ile imzaladığı Camp David Anlaşması’nı protesto amacı taşıdığı açıklanmıştı.
HASAN FEHMİ GÜNEŞ BİZZAT DEVREDEYDİ
Olayın ardından iktidarda bulunan Bülent Ecevit hükümeti süreci yakından takip ederken, dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş görüşmeleri bizzat yürüttü. Elçiliğin karşısındaki TUSAŞ binasında kurulan kriz merkezinden yönetilen süreçte, askeri operasyon ihtimali de masadaydı. Ancak yoğun diplomatik temaslar ve doğrudan yürütülen görüşmeler sonucunda, eylem 45 saat sonra kansız şekilde sona erdi ve rehineler kurtarıldı.
23 ARALIK 1980’DE VERİLEN KARAR
Olayın yargı süreci bir yılı aşkın süre devam etti. Türkiye Cumhuriyeti yargısı, 23 Aralık 1980 tarihinde kararını açıkladı ve eylemi gerçekleştiren 4 Filistinli gerilla idam cezasına mahkûm edildi. Bu karar, hem kamuoyunda hem de uluslararası çevrelerde geniş yankı buldu. Türkiye’nin ilk uluslararası rehin alma eylemi olarak kayıtlara geçen olay, güvenlik, diplomasi ve hukuk başlıklarında uzun süre tartışıldı.
Mısır Büyükelçiliği baskını ve sonrasında verilen bu karar, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde “tarihte bugün” başlığı altında hatırlanan en kritik dönüm noktalarından biri olarak yerini koruyor.