İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon ve kara para aklama soruşturması kapsamında tutuklanan Tera Portföy'ün eski Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in savcılık ifadesi ortaya çıktı. 1 Ekim'de ifade veren Özel, fonların alım satım işlemlerine müdahale etmediğini, emir iletim sistemine erişimi bulunmadığını ve manipülasyon suçlamalarını kabul etmediğini savundu. Özel, soruşturmada gündeme gelen hisse işlemleri, yabancı fonlarla ilişkileri ve 300 milyar liralık çıkış talebi sonrasında yaşanan temerrüt sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"FİYATI DEĞİŞTİRMEK AMACIYLA TALİMAT VERMEDİM"
Özel, savcılık ifadesinde manipülasyon suçlamalarını reddederek hisse fiyatlarını yapay biçimde yükseltmek, piyasada alıcı varmış izlenimi oluşturmak veya gün sonu fiyatını değiştirmek amacıyla herhangi bir talimat vermediğini söyledi. Özel, suçlamalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle manipülasyon suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Hisse fiyatını yapay biçimde yükseltmek, alıcı varmış gibi görüntü oluşturmak veya gün sonu fiyatını değiştirmek amacıyla talimat vermedim. Böyle bir amaçla yapılan toplantıya katılmadım. Fonların alım satım emir sisteminde kullandığım kullanıcı adı ve şifrem yoktu. Fiyat veya alım miktarı yönünde talimat vermedim."
Fon bünyesindeki işlemlerin profesyonel bir sistem üzerinden yürütüldüğünü savunan Özel, alımların araştırma raporlarına dayandığını belirtti. Özel, bu raporların savcılık tarafından kurumdan talep edilebileceğini ifade ederek şöyle konuştu:
"Bütün alımların araştırma raporu bulunmaktadır. Bu raporlar ve bu raporların dayanağını oluşturan çalışma disiplinini gösteren bilgiler sayın savcılığınız tarafından kurumdan talep edilebilir. Dolayısıyla bu kadar profesyonel bir sistemin herhangi bir kişinin talebi, talimatı veya emri uyarınca kişi bazlı dışına çıkılması mümkün değildir."

ÖZATA HİSSESİ İÇİN "MENFAAT SAĞLAMADIK" SAVUNMASI
Özel, soruşturmada gündeme gelen ÖZATA hissesiyle ilgili işlemlerin araştırma raporları ve şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı bildirimler doğrultusunda gerçekleştirildiğini öne sürdü. Şirketin temmuz ayında yaklaşık 4,5 milyon dolarlık yeni iş ilişkisi açıkladığını belirten Özel, 11 Eylül 2026'da ana ortağın 2 milyon 100 bin adet payı borsada işlem gören tipe dönüştürmek için başvuruda bulunmasının piyasada arz beklentisi oluşturduğunu söyledi. Özel, söz konusu hissede manipülatif işlem gerçekleştirmediklerini ve bu işlemler üzerinden menfaat sağlamadıklarını savundu. Bununla birlikte, Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak üzere ilgili tutarı ödeyerek başvuruda bulunduğunu belirtti. Bu başvurunun suçlamaları kabul ettiği anlamına gelmediğini ileri süren Özel, avukatının tavsiyesi üzerine lehe olan hükümlerden yararlanmak amacıyla bu adımı attığını kaydetti.
300 MİLYAR LİRALIK ÇIKIŞ TALEBİ: TEMERRÜTTEN KİMİ SORUMLU TUTTU?
Özel'in ifadesindeki dikkat çeken başlıklardan biri de fonlarda yaşanan likidite sıkıntısı ve temerrüt süreci oldu. Medyada çıkan haberlerin yatırımcılar arasında tedirginliğe neden olduğunu ve bunun çıkış taleplerini artırdığını öne süren Özel, 300 milyar liralık çıkış talebi geldiğini savundu. Özel, yaşanan süreci şu sözlerle anlattı:
"Son yaşanan olay bakımından piyasadaki medya algısı, gazeteciler tarafından yapılan haberler ve bunların doğal bir sonucu olarak yatırımcılar nezdindeki korku sonrasında yaşanan likidite sıkıntılarının yansıması nedeniyle 300 milyar TL tutarında çıkış talebi gelmiştir. Aynı gün ilgili saklama ve operatör kuruluşuna ödeme emrinin fon yöneticisi tarafından verilmiştir. Ancak ilgili saklama ve operatör kuruluşlarının, son yönetim ikiliminin talebine rağmen ödemeyi yapmadığı anlaşılmış ve bu durum nedeniyle zorunlu olarak temerrüt yaşanmıştır."
Özel, ödeme emrinin verildiğini ancak saklama ve operatör kuruluşlarının ödemeyi gerçekleştirmediğini öne sürerek temerrüdün bu nedenle yaşandığını iddia etti.
YABANCI FONLAR VE YAHYA SUNA HAKKINDAKİ SORULAR
Savcılık sorgusunda Özel'e Aurelius, Rubellus, Shield ve Spectra isimli yabancı fonlar ile Avusturya vatandaşı Yahya Suna hakkındaki iddialar da soruldu. Suna'nın Avusturya ve İsviçre'de yaşadığını belirten Özel, söz konusu fonların Suna'ya ait olduğunu ve Suna'nın Türkiye'deki halka arzlara yabancı yatırımcı sıfatıyla katıldığını söyledi. Lüksemburg merkezli PSI isimli fonla ilişkisi de sorulan Özel, fonun Türkiye'deki halka arzlara katıldığını doğrulayarak şu ifadeleri kullandı:
"Erol Demirbaş olarak hatırladığım bir yatırımcı üzerinden irtibattaydık. Yabancı görünümünde halka arzlardan hisse almaktadır."
Savcılığın, Erol Demirbaş'ın bağlantılı olduğu diğer isimleri sorması üzerine Özel, Demirbaş'ın armatör olduğunu bildiğini belirtti. Özel, bu konuda şu beyanda bulundu:
"Bildiğim kadarıyla armatördür kendisi. Borsadaki bütün büyüklerle tanıştığını duydum. Özellikle Namık Kemal Gökalp ve Enver Çevik'le de ilişkisi olduğunu duydum."
27 EYLÜL'DE GÖREVİNDEN AYRILDIĞINI SÖYLEDİ
Özel, savcılık ifadesinde 27 Eylül'de Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanlığı görevinden ayrıldığını, yönetim kurulu üyesi olarak görevine devam ettiğini ve aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu beyan etti. Fon soruşturması kapsamında tutuklanan şüpheliler arasında yer alan Özel'in ifadesinde öne çıkan savunma başlıkları; manipülasyon iddialarının reddedilmesi, hisse işlemlerinin araştırma raporlarına dayandırılması ve 300 milyar liralık çıkış talebi sonrasında yaşanan temerrütten saklama ve operatör kuruluşlarının sorumlu tutulması oldu.




