ABD Başkanı Donald Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Dünya Ekonomik Forumunda Davos'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, Grönland'ın geleceğini kapsayan tarihi bir anlaşma sağlandığını duyurdu. Trump bu görüşmelerden duyduğu memnuniyeti "oldukça verimli" olarak ifade etti. Brexit sonrası Avrupa'nın güvenlik ve jeopolitik konularında önemli bir adım olarak değerlendirilen bu anlaşma, İngiliz basınında Kıbrıs modeline benzetildi.
DANİMARKA'NIN ÖZERK BÖLGESİ KALACAK, ÜSLER ABD TOPRAĞI OLACAK
Anlaşma kapsamında Grönland, Danimarka'nın özerk bölgesi olarak kalmaya devam ederken, Amerikan askeri üsleri ise ABD toprağı statüsüne kavuşacak. Bu durum Washington'a, bölgedeki üsler üzerinde egemenlik hakkı tanıyor ve Danimarka'nın onayına bağlı olmaksızın askeri operasyon yürütme ve istihbarat toplama imkanı sağlıyor. Ayrıca, nadir toprak elementleri madenciliği gibi kalkınma projeleri de bu anlaşmanın kapsamında yer alıyor.
Trump, bu modelin NATO'ya zarar vermediğini ve ittifakın güvenliğini artıracağını vurguladı. Bununla birlikte, Trump'ın daha önce Avrupa'dan İngiltere ve diğer ülkelere yönelik savurduğu yüzde 10'luk ek gümrük vergisi tehdidini geri çektiği belirtildi; bu adım ise Grönland'ın ilhakı planına karşı ittifak içinde oluşan gerilimin hafiflemesini sağladı.
Anlaşmanın ayrıntıları henüz netleşmemiş olsa da, Trump uzlaşmanın "sonsuz" ve "çok uzun vadeli" olacağını dile getirdi. Bu gelişmeler öncesinde Trump, Dünya Ekonomik Forumunda Avrupa müttefiklerini azarlayarak ABD'nin 2. Dünya Savaşı sırasında Nazileri yendiğini ve bunun karşılığında Grönland üzerinde hak sahibi olmaları gerektiğini ifade etmişti. Ayrıca, ABD'nin sağladığı güvenlik sayesinde Avrupalıların farklı bir dil konuşuyor olacağını belirterek, Danimarka'yı nankörlükle suçladı. Trump, Grönland'ın Rusya ve Çin gibi güçler karşısında ancak Amerika tarafından korunabileceğini savundu.