ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmanırken, New York Times’ın Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı haberler dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. 2025’te yeniden göreve başlayan Donald Trump’ın masasına konulan son istihbarat dosyaları, İran’da artan protestolar, derinleşen ekonomik kriz ve rejimin zayıflayan kontrol gücüne odaklanıyor. Washington’da ise “neden şimdi?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlandı.
ABD DONANMASI SAHADA, UÇAK GEMİSİ ALARMDA
ABD’li yetkililerin aktardığı bilgilere göre, USS Abraham Lincoln uçak gemisi Tomahawk füzeleriyle donatılmış üç savaş gemisiyle birlikte ABD Merkez Komutanlığı’nın sorumluluk alanına girdi. Hint Okyanusu’nun batısında konuşlanan geminin, olası bir saldırı emri halinde 24 ila 48 saat içinde harekete geçebileceği belirtiliyor.
Washington’un ayrıca bölgeye ek F-15E savaş uçakları gönderdiği, İran’dan gelebilecek olası misillemelere karşı Patriot ve THAAD hava savunma sistemlerini artırdığı kaydediliyor.
"REJİM EN ZAYIF NOKTASINDA"
ABD istihbaratının Trump’a sunduğu gizli raporlarda, İran yönetiminin 1979 Devrimi’nden bu yana en kırılgan dönemlerinden birini yaşadığı vurgulanıyor. Aralık sonunda başlayan ve ocak ayında yayılan protestoların, yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmadığı, dini lider Ali Hamaney’e desteğin güçlü olduğu bölgelerde de etkili olduğu ifade ediliyor.
Raporda, ekonomik darboğazın derinleştiği, yönetimin halk üzerindeki baskıyı artırmak dışında sınırlı seçeneğe sahip olduğu ve bunun uzun vadede daha büyük riskler doğurabileceği değerlendirmesi yer alıyor.
İRAN; EKONOMİ, PROTESTO VE GÜVENLİK KISKACINDA
İstihbarat analizlerine göre İran’da artan hayat pahalılığı ve işsizlik, toplumsal huzursuzluğu tetikledi. Güvenlik önlemleriyle protestolar geçici olarak bastırılsa da, bu yöntemlerin rejim üzerindeki baskıyı daha da artırdığına dikkat çekiliyor. ABD’li uzmanlar, Tahran’ın kısa vadede kontrolü korusa bile uzun vadede ciddi bir istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya olduğu görüşünde.
Beyaz Saray’da İran’a yönelik olası askeri adımlar konusunda görüş ayrılıkları yaşandığı belirtiliyor. Bazı danışmanların, İran’daki baskı politikalarından sorumlu isimlere yönelik “sınırlı ve sembolik” saldırıları savunduğu, bazı isimlerin ise daha kapsamlı bir operasyonu gündeme getirdiği ifade ediliyor.
ABD basınına konuşan yetkililer, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da Trump’tan saldırı seçeneğini şimdilik ertelemesini istediğini aktarıyor.
DOĞRU ZAMAN MI?
New York Times’a göre Trump, İran yönetiminin zayıfladığına dair istihbarat raporlarını dikkate alarak, askeri baskının sonuç verebileceği bir döneme girildiğini düşünüyor. ABD yönetiminin henüz nihai bir karar vermediği, ancak askeri ve diplomatik tüm seçeneklerin masada olduğu belirtiliyor.
Trump’ın bölgedeki askeri yığınağı “armada” olarak tanımlaması ve İran’a yönelik sert açıklamalarını sürdürmesi, baskı politikasının devam edeceğine işaret ediyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın da Trump’la İran konusunda görüştüğü ve “sorunun bugün değil, yarın yeniden yaşanabileceği” uyarısında bulunduğu aktarılıyor.
Washington kulislerinde konuşulan ortak görüş ise şu: İran dosyası kapanmadı, aksine kritik bir eşiğe doğru ilerliyor.