Antalya’da düzenlenen Küresel Savunma Sanayi Stratejileri Konferansı kapsamında Bloomberg’e değerlendirmelerde bulunan ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol, şirketin artık daha iddialı ve kalıcı bir küresel büyüme modeline hazır olduğunu söyledi. Akyol, ASELSAN’ın yalnızca ihracat yapan bir firma olmaktan çıkarak, doğrudan sahada varlık gösteren bir yapıya evrildiğini vurguladı.
ORTAKLIKTAN SATIN ALMAYA GEÇİŞ
Akyol’un açıklamalarına göre ASELSAN, bugüne kadar uyguladığı ortaklık temelli yurtdışı modelden uzaklaşarak, birleşme ve devralmaların öne çıktığı yeni bir strateji izleyecek. Bu yaklaşım, şirketin yabancı pazarlarda geçici değil, uzun vadeli ve güçlü bir oyuncu olmasını amaçlıyor.
İHRACATTA REKOR ARTIŞ
Yeni stratejinin arkasında dikkat çekici bir ihracat performansı bulunuyor. ASELSAN’ın yurtdışı satışları geçen yıl yüzde 89 artarak 958 milyon dolara yükseldi. Aynı dönemde imzalanan yeni ihracat sözleşmelerinin toplam değeri ise iki katından fazla artışla 2,69 milyar dolara ulaştı.
Şirket, özellikle Polonya’ya sağladığı elektronik harp ve haberleşme sistemleriyle Avrupa pazarındaki konumunu güçlendirdi. ASELSAN, yüksek rekabetin yaşandığı Avrupa savunma pazarında kalıcı bir yer edinme yolunda önemli adımlar attı.
DÜNYA LİGİNDE YÜKSELİŞ
ASELSAN’ın artan küresel etkisi, Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü’nün (SIPRI) son raporuna da yansıdı. 2024 listesinde ASELSAN, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), Baykar, Roketsan ve MKE ile birlikte dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasına giren beş Türk firmasından biri oldu. ASELSAN, listede 52’ncilikten 47’nciliğe yükselirken, 3,47 milyar dolarlık silah geliri bildirdi.
HEDEF, KALICI KÜRESEL OYUNCU
Şirket yönetimi, önümüzdeki dönemde ASELSAN’ın yalnızca ürün satan değil; teknoloji üreten, yatırım yapan ve faaliyet gösterdiği ülkelerde savunma ekosisteminin parçası olan bir küresel aktör haline gelmesini hedefliyor.