Ekonomi

TÜSİAD yeni başkanını belirledi

Yapılan seçimde 165 oy alan Ozan Diren, TÜSİAD'ın yeni başkanı seçilirken, Orhan Turan dönemi sona erdi.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD)'ın seçimli genel kurulu bugün İstanbul'da gerçekleşti. TÜSİAD 55. Olağan Genel Kurulu'nda delegelerin 165'nin oyunu alan Ozan Diren yeni başkan olarak seçildi.

Kamuoyunda “Patronlar Kulübü” olarak anılan TÜSİAD’ın genel kurulunda, derneğin üst yönetimi ve üyeleri bir araya geldi. Toplantının açılış konuşmaları TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ile Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras tarafından yapıldı.

TURAN: GÜCÜMÜZ KİŞİLERDEN DEĞİL, FİKİRLERDEN GELİYOR

Görev süresi boyunca yürütülen çalışmalara değinen Orhan Turan, TÜSİAD’ın uluslararası temaslarını ağırlıklı olarak ABD, Çin ve Avrupa Birliği hattında sürdürdüklerini ifade etti. Turan, derneğin kurumsal yapısına vurgu yaparak şu mesajı verdi:

“TÜSİAD’ın gücü kişilerden değil, taşıdığı fikirlerden gelir. Kurumlar bireylerle başlar ancak fikirlerle yaşar. Bu fikirlerin doğru ellerde varlığını sürdürmesi çok kıymetli. Görevi devralacak yeni yönetime başarılar diliyorum. Bu bayrağın daha ileri taşınacağına inanıyorum.”

NAZIM HİKMET'İN DİZELERİYLE VEDA ETTİ

Olağan Genel Kurul’un, Nâzım Hikmet’in 124. doğum gününe denk geldiğini hatırlatan Turan, konuşmasını usta şairin “Davet” adlı şiirini okuyarak tamamladı.

Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ise konuşmasında Türkiye ekonomisinin önceliklerine dikkat çekti. 2026 yılının ana gündeminin “verimlilik seferberliği” olması gerektiğini belirten Aras, daha yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı üretimin altını çizdi.

Aras, “Daha az kaynakla, daha kaliteli ve AB standartlarına uygun mal ve hizmet üretmek zorundayız. Yüksek teknoloji kullanımını yaygınlaştırmalıyız” dedi.

"VERİMLİLİK ENFLASYONSUZ REFAHIN ANAHTARI"

Verimliliğin Türkiye için stratejik bir zorunluluk olduğunu ifade eden Aras, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Verimlilik artışı, enflasyonsuz refah üretmenin ve küresel rekabette güç kazanmanın temel yoludur. Verimlilik yükselirse ücretler reel olarak artar, dış açık azalır ve gelir dağılımı iyileşir. Türkiye’nin bu alanda kullanabileceği ciddi stratejik avantajları var.”

Türkiye’nin konumunun önemli bir potansiyel sunduğunu belirten Aras, 4 saatlik uçuş mesafesinde yaklaşık 3 milyar nüfusa erişim imkânı bulunduğunu hatırlattı. Avrupa, Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya’yı kapsayan bu geniş havzanın, Türkiye’ye benzersiz bir pazar erişimi sağladığını kaydetti.