Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte belediye, site ve özel işletmelere ait havuzlarda yoğunluk arttı. Ancak uzmanlar, hijyen kurallarına uyulmayan havuzların sağlık açısından ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Diyarbakır Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Kemal Noyan, vatandaşların havuz seçerken dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.
“AİLELER HAVUZUN ANALİZ SONUÇLARINI İSTEYEBİLİR”
Vatandaşların kullandıkları havuzların güvenilirliğini sorgulaması gerektiğini belirten Noyan, “Aileler havuzların periyodik laboratuvar sonuçlarını talep edebilirler. Burada önemli olan iki temel analiz var; kimyasal analiz ve biyolojik analiz” dedi.
Biyolojik analizlerin özellikle mikroorganizmaların durumunu gösterdiğini ifade eden Noyan, “Başta E. coli olmak üzere çeşitli mikroorganizmaların oranları kontrol edilir. Bunların normal sınırlar içerisinde olması gerekir” diye konuştu. Kimyasal analizlerin de büyük önem taşıdığını söyleyen Noyan, “Suyun pH değeri, sertliği ve kullanılan kimyasalların oranları kontrol edilmelidir. Havuz işletmelerinin bu ölçümleri düzenli şekilde yapması gerekir” ifadelerini kullandı.

“GÜNDE EN AZ İKİ-ÜÇ KEZ NUMUNE ALINMALI”
Havuz suyunun sürekli kontrol edilmesi gerektiğini belirten Noyan, “Havuz suyundan yerinde numune alınarak günde en az iki veya üç kez gerekli kontroller yapılmalıdır. Bunun yanında belirli aralıklarla laboratuvar analizleri gerçekleştirilmelidir” dedi. Havuzlarda bulaşın kişiler arasında doğrudan değil, kirlenmiş su aracılığıyla gerçekleştiğini belirten Noyan, “Sanılanın aksine bulaş çoğunlukla kişiden kişiye değil, kontamine olmuş sudan gerçekleşir” diye konuştu.
HAVUZA GİREN VATANDAŞLARDA HANGİ BELİRTİLER GÖRÜLÜR?
Havuz sonrası ortaya çıkabilecek belirtilere ilişkin bilgi veren Noyan, şu uyarılarda bulundu:
“Ciltte kaşıntı, kızarıklık, gözlerde yanma ve kızarıklık görülebilir. Vücudunda yara bulunan kişiler daha fazla risk altındadır. Çünkü ciltteki açık alanlardan mikroorganizmalar daha kolay bulaşabilir.”
Havuz suyundaki kimyasalların da bazı kişilerde alerjik reaksiyon oluşturabileceğini belirten Noyan, “Klor, pH düzenleyiciler ve yosun önleyici bazı maddeler hassas kişilerde cilt reaksiyonlarına neden olabilir” dedi.

ÇOCUKLARDA İSHAL VE ATEŞE DİKKAT
Özellikle havuz suyunu yutan çocukların risk altında olduğunu belirten Noyan, “Çocuklar oyun sırasında farkında olmadan su yutabiliyor. Eğer havuz suyu standartlara uygun değilse ishal, karın ağrısı ve ateş gibi belirtiler görülebilir” ifadelerini kullandı.
Bu belirtiler görüldüğünde ilk başvurunun aile sağlığı merkezleri olması gerektiğini belirten Noyan, “Konjonktivit, orta kulak enfeksiyonu veya mide-bağırsak sorunlarında öncelikle aile hekimine başvurulabilir. Ancak özellikle çocuklarda, yaşlılarda veya bağışıklık sistemi düşük kişilerde ciddi sıvı kaybı varsa acil sağlık hizmetlerinden destek alınmalıdır” dedi.
HAVUZA GİRMEDEN ÖNCE DUŞ ALINMALI
Vatandaşların alabileceği önlemleri de sıralayan Noyan, havuza girmeden önce mutlaka duş alınması gerektiğini söyledi. Noyan, “Vücuttaki ter, güneş kremi ve diğer kalıntılar havuz suyuna karıştığında klorla birleşerek tahriş edici maddeler oluşturabilir. Havuzlardaki ağır klor kokusunun sebebi çoğu zaman fazla klor değil, sudaki organik kirlenmedir” dedi.
Ayak dezenfeksiyon alanlarının da aktif kullanılması gerektiğini belirten Noyan, “Havuz girişlerinde bulunan ayak yıkama alanlarının düzenli olarak dezenfekte edilmesi gerekir” ifadelerini kullandı. Dr. Kemal Noyan, son olarak ailelere şu uyarıda bulundu:
“Unutulmamalıdır ki berrak bir su her zaman temiz bir su değildir. Hijyen kurallarının esnetildiği her havuz toplum sağlığı açısından sessiz bir tehdide dönüşebilir.”




