Bilal Erdoğan, İmam Hatip okullarının kuruluş gerekçelerini, müfredat yapısını ve eğitim sistemindeki yerini değerlendirdi. 1951 yılında başlayan süreçten 28 Şubat müdahalelerine kadar yaşanan gelişmeleri aktaran Erdoğan, mevcut sistemin insan yetiştirme modeline dair görüşlerini paylaştı.
"1951 YILINDA BU DEVLET ELİYLE ORTAOKUL VE LİSE DÜZEYİNDE İMAM HATİP OKULLARI AÇILIYOR"
İmam Hatip okullarının kuruluş sürecini anlatan Bilal Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
"İmam Hatip okulları 1951 yılında devlet tarafından kurulmuş. O zaman ilk çok partili seçimler yapılınca iktidara gelen merkez sağ parti dini eğitimi serbest bırakıyor. O zamana kadar din eğitimi yasak Türkiye'de. Çünkü Anadolu'nun birçok yerinde artık cenaze namazını kıldıracak imamlar bulunamaz hale geliyor Türkiye'de. Bu sıkıntılar o kadar üst düzeye varıyor ki 'Din eğitimini bizim yeniden başlatmamız lazım' diyorlar. Ve 1951 yılında bu devlet eliyle ortaokul ve lise düzeyinde İmam Hatip okulları açılıyor."
"DERSLERİN DÖRTTE BİRİNDE ARAPÇA, KUR'AN-I KERİM, HADİS GİBİ DERSLER YER ALIYOR"
Okulların müfredat yapısına değinen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu okullarda bütün normal Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi derslerinin hepsi oluyor. Ama derslerin yaklaşık dörtte biri, üçte biriyle dörtte biri arasında bir miktarında da Arapça, Kur'an-ı Kerim, hadis, fıkıh, siyer gibi dersler yer alıyor."
"28 ŞUBAT DARBESİNDEN SONRA TEKRAR DİN EĞİTİMİ KISITLANDI"
Kendisinin de bu okullardan birine gittiğini belirten Erdoğan, 28 Şubat sürecinde yaşananları şu sözlerle anlattı:
"Dolayısıyla benim de gittiğim okul bu tür devlet okullarından bir tanesiydi. Ama dediğim gibi, işte 97 yılındaki askeri darbe diyoruz, 28 Şubat darbesi diyoruz. 28 Şubat darbesinden sonra tekrar din eğitimi kısıtlandı. On beş yaşına kadar Kur'an-ı Kerim eğitimi yasaklandı. İmam Hatiplerin orta kısmı kapatıldı. Sadece liseye gidebilir hale geldiniz. Bir de İmam Hatip mezunlarının sadece imamlığa öğrenci yetiştiren okullar olması ve diğer üniversitelere, normal üniversitelere gidememesine yönelik düzenleme yapıldı."
"TÜRKİYE'NİN DÜNYAYA VEREBİLECEĞİ ÖNEMLİ BİR MODEL OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM"
Bilal Erdoğan, İmam Hatip modelinin küresel bir örnek olabileceğini belirterek açıklamasını şu şekilde tamamladı:
"Dolayısıyla bizim eğitimimiz de onun içindir ki, işte bütün ortaokul liselerde alınan derslerin yanında bu din aslında çok güzel bir model. Bütün hem İslam dünyası için çok iyi bir model ama bütün dünya için de iyi bir model diyorum. Çünkü herkes bugün eğitimin biraz tek taraflı kaldığını, insanların psikososyal gelişimini yeterince desteklemediğini konuşuyor. İnsanların dini, dünya ötesini sorgulamalarıyla karşı karşıya kaldığımız zaman altyapısının çok zayıf olduğunu görüyoruz. Onun için okulda normal eğitimle birlikte din eğitiminin de olması, yani Hristiyan ülkede de olsa, Müslüman ülkede de olsa, başka ülkelerde de olsa çok mükemmel bir sistem formül olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin belki dünyaya verebileceği önemli bir model olduğunu düşünüyorum İmam Hatip modelinin."