Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada dış politika, şehirlerin afetlere hazırlığı, yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddiaları, fon düzenlemesi, 2027 bütçesi, tarım politikaları ve basın özgürlüğü konularını gündeme taşıdı. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bölgesel etkilerine ilişkin endişelerini dile getiren Arıkan, İstanbul’daki sel felaketinin yalnızca yağışın şiddetiyle açıklanamayacağını savundu.

MAHMUT ARIKAN’DAN MEKKE ANLAŞMASI DEĞERLENDİRMESİ

Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın kamuoyuna yansıyan 16 maddelik metnini değerlendirdiklerini belirten Mahmut Arıkan, anlaşmanın İslam ülkeleri arasındaki dayanışmayı güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Arıkan, Müslüman ülkelerin bir araya gelmesiyle bu ülkelerin birbirine karşı konumlandırılması arasında önemli bir fark bulunduğunu ifade etti.

Anlaşmanın bazı hükümlerine ilişkin sorular yönelten Arıkan, taraflardan birine yönelik silahlı saldırının bütün taraflara yapılmış sayılmasını öngören ikinci maddeye dikkat çekti. Asker konuşlandırılması için TBMM’den izin alınıp alınmayacağını, anlaşma yürürlüğe girmeden alınan Riyad kararının hukuki dayanağını ve ortak faaliyetlerin hangi usulle belirleneceğini sordu.

Arıkan, konuşmasında şu ifadeyi kullandı:

“MEKKE'NİN ADINI TAŞIYAN BİR ANLAŞMA, MEKKE'NİN TEMSİL ETTİĞİ KARDEŞLİĞE GÖLGE DÜŞÜRMEMELİDİR!”

İSTANBUL’DAKİ SEL FELAKETİNE DİKKAT ÇEKTİ

İstanbul’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenlere rahmet, zarar görenlere geçmiş olsun dileklerini ileten Arıkan, felaketin yalnızca yoğun yağışla açıklanmasına karşı çıktı. Dere yataklarındaki yapılaşma, betonlaşma ve yağmur suyunun toprağa ulaşabileceği alanların azalmasının etkilerine işaret etti.

Istanbul Sel Can Kaybi 7

Arıkan, şehirlerin afetlere karşı dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirterek toprağın korunması, suyun doğal akış yollarının açık tutulması, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarının ayrılması ile erken uyarı sistemlerinin kurulması önerilerini sıraladı.

İktidarın önceliklerini de eleştiren Arıkan, belediyelerin siyasi tartışmaların odağında tutulması yerine İstanbul’un sel ve deprem gibi afetlere hazırlanmasına ağırlık verilmesi gerektiğini savundu.

BELEDİYELERDEKİ RÜŞVET İDDİALARINI GÜNDEME GETİRDİ

Yerel yönetimlerdeki rüşvet iddialarına değinen Arıkan, belediye başkanları, imar müdürleri ve belediye bürokratlarına yönelik iddiaların siyasi parti ayrımı yapılmadan ele alınması gerektiğini söyledi.

Arıkan, yolsuzlukla mücadelenin yalnızca kişilerin değiştirilmesiyle sağlanamayacağını belirterek denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini ve kamu kaynaklarının kullanımında hesap verebilirliğin artırılmasını istedi.

Konuşmasında “Tezgâh eğriyse o tezgâhtan düzgün ürün çıkmaz!” ifadesini kullanan Arıkan, temel sorunun insanları yanlış davranışlara yöneltebilen sistemin işleyişi olduğunu savundu. Adil bir düzen kurulması gerektiğini vurguladı.

FON DÜZENLEMESİ VE 2027 BÜTÇESİ ELEŞTİRİSİ

Fon krizine ilişkin düzenlemeyi de değerlendiren Arıkan, mağdurlara yapılması öngörülen ara ödemenin kesin bir güvence sunmadığını ileri sürdü. Ödeme tutarı, kalan zararların karşılanması ve sürecin ne zaman tamamlanacağı konusunda belirsizlikler bulunduğunu savundu. Sermaye Piyasası Kuruluna daha geniş yetkiler verilmesini de eleştirdi.

2027 bütçe teklifine ilişkin değerlendirmelerinde ise bütçe açığı, vergi gelirleri ve faiz giderlerini gündeme taşıdı. Arıkan, vergi yükünün farklı gelir grupları arasında nasıl dağıldığının ve kamu harcamalarında hangi alanlara öncelik verildiğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.

Aile, gençlik, eğitim, engelliler ve bağımlılıkla mücadele programlarının bütçedeki payına ilişkin eleştirilerde bulunan Arıkan, bütçenin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, yönetimin tercihlerini de gösterdiğini ifade etti.

ŞEKER PANCARI FİYATI VE COP31 HAZIRLIKLARINA ELEŞTİRİ

Şeker pancarı alım fiyatını da gündeme getiren Arıkan, ton başına 3 bin 720 lira olarak açıklanan fiyatın üreticilerin maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını savundu. Pancar fiyatının enflasyon oranında güncellenmesini, tarımsal fiyatların ekim öncesinde maliyet esaslı ve şeffaf bir yöntemle belirlenmesini istedi.

Arıkan, Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 hazırlıkları kapsamında 300 dönümlük tarım arazisinin otoparka dönüştürüldüğünü öne sürerek bu uygulamayı eleştirdi. İklim politikalarının tarım arazilerinin korunmasıyla uyumlu olması gerektiğini dile getirdi.

Antalya'da 12 yaşındaki çocuğa istismar davasında 30 yıl hapis cezası
Antalya'da 12 yaşındaki çocuğa istismar davasında 30 yıl hapis cezası
İçeriği Görüntüle

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi liderinin COP31’e katılımına ilişkin açıklamaları da değerlendiren Arıkan, davetin hangi sıfatla yapıldığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin nasıl temsil edileceği konusunda sorular yöneltti.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ MESAJIYLA KONUŞMASINI TAMAMLADI

Konuşmasının son bölümünde basın özgürlüğüne değinen Mahmut Arıkan, gazetecilerin haberleri nedeniyle gözaltına alınmasını, ev hapsi kararlarını, medya kuruluşlarına kayyum atanmasını ve ekranların karartılmasını eleştirdi.

Basının kamu adına denetim işlevi gördüğünü belirten Arıkan, gazetecilerin soru soramadığı bir ortamda şeffaflığın zarar göreceğini savundu. Basın meslek örgütlerinin 24 Ekim’de düzenleyecekleri ortak eylem ve basın açıklamalarını değerli bulduğunu belirten Arıkan, Saadet Partisi olarak basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını savunan girişimlerin yanında olduklarını ifade etti.

Arıkan, konuşmasını “Gazetecilik suç değildir!” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi