Asıl adı Tarık Tahsin Üregül olan Tarık Akan, 13 Aralık 1949'da İstanbul'da dünyaya geldi. Babasının subay olması nedeniyle çocukluk yıllarında Erzurum ve Kayseri'de yaşayan Akan, ilkokulun ardından ailesiyle birlikte yeniden İstanbul'a yerleşti. Yıldız Teknik Okulu Makine Mühendisliği eğitiminin ardından Gazetecilik Yüksek Okulu'nu tamamlayan Akan, bir süre cankurtaranlık ve mankenlik yaptı. Ancak hayatını değiştirecek kapı, katıldığı bir sinema yarışmasıyla aralandı.
YEŞİLÇAM'IN ARANAN YILDIZINA DÖNÜŞTÜ
1970'li yıllarda peş peşe rol aldığı romantik komedi filmleriyle kısa sürede büyük bir hayran kitlesi kazanan Tarık Akan, yakışıklılığı ve doğal oyunculuğuyla Yeşilçam'ın en çok aranan isimlerinden biri haline geldi. "Canım Kardeşim", "Hababam Sınıfı", "Ah Nerede", "Mavi Boncuk", "Delisin", "Süt Kardeşler" ve daha birçok unutulmaz yapımla sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Özellikle Hababam Sınıfı serisindeki Damat Ferit karakteri, Türk sinemasının en sevilen rollerinden biri oldu.
ŞÖHRETİN ZİRVESİNDEYKEN BAMBAŞKA BİR YOL SEÇTİ
Tarık Akan, kariyerinin en parlak döneminde alışılmış jön rollerini geride bırakarak toplumsal içerikli filmlere yöneldi. 1978 yapımı Maden filmiyle başlayan bu yeni dönem, onun oyunculuk kariyerinde adeta bir dönüm noktası oldu. Ardından "Sürü", "Yol", "Pehlivan", "Ses", "Derman" ve "Karartma Geceleri" gibi yapımlarda rol alarak sadece yakışıklı bir oyuncu değil, güçlü bir karakter oyuncusu olduğunu da kanıtladı. Bu cesur tercih, ona hem Türkiye'de hem de uluslararası festivallerde sayısız ödül kazandırdı.
KIRILMASI ZOR BİR REKORA İMZA ATTI
Tarık Akan, kariyeri boyunca 111 sinema filmi ve 4 televizyon dizisinde rol aldı. Başarılı performanslarıyla tam 7 kez Altın Portakal En İyi Erkek Oyuncu Ödülü kazanarak bu alanda ulaşılması güç bir rekora imza attı. Sinema eleştirmenleri tarafından Türk sinemasının en başarılı oyuncuları arasında gösterilen Akan, farklı karakterlere hayat verme konusundaki başarısıyla öne çıktı.
SADECE OYUNCU DEĞİLDİ
Tarık Akan, sanat yaşamının yanı sıra eğitim ve sosyal sorumluluk projeleriyle de dikkat çekti. Bakırköy'de kurucuları arasında yer aldığı Taş Mektep adlı okulda eğitim çalışmalarına destek veren sanatçı, uzun yıllar Nesin Vakfı ile de yakından ilgilendi. 2002 yılında yayımladığı "Anne Kafamda Bit Var" adlı kitabında ise 12 Eylül döneminde yaşadıklarını ve cezaevi sürecini anlattı.
HAYATININ SON YILLARINDA BÜYÜK MÜCADELE VERDİ
2016 yılında akciğer kanseri teşhisi konulan Tarık Akan, bir süre tedavi gördü. Ancak tüm çabalara rağmen 16 Eylül 2016'da İstanbul'da 66 yaşında yaşamını yitirdi. Usta sanatçı için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen veda törenine binlerce kişi katıldı. Teşvikiye Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Bakırköy Zuhuratbaba Mezarlığı'nda toprağa verildi.
ARKASINDA UNUTULMAYACAK BİR MİRAS BIRAKTI
Tarık Akan, yalnızca Yeşilçam'ın en yakışıklı oyuncularından biri olarak değil; sanatıyla topluma dokunan, düşüncelerini cesurca dile getiren ve sinemaya yeni bir yön veren isimlerden biri olarak hafızalara kazındı. Romantik filmlerin sevilen jönünden, toplumsal gerçekçi sinemanın güçlü yüzüne dönüşen Tarık Akan'ın filmleri bugün hâlâ milyonlar tarafından izleniyor. Başarılarla dolu kariyeri, ödülleri ve unutulmaz karakterleriyle Türk sinemasının en büyük efsaneleri arasında yer almaya devam ediyor.





