Yılın ilk faiz kararı için geri sayım başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) perşembe günü açıklayacağı politika faizi kararı, piyasalarda büyük bir merakla bekleniyor. Analistlerin ağırlıklı beklentisi 150 baz puanlık bir faiz indirimi yönünde şekillenirken, karar metninde yer alacak mesajlar da yatırımcıların radarında bulunuyor.
FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ ÖNE ÇIKIYOR
Piyasalarda oluşan genel beklenti, TCMB’nin politika faizinde 150 baz puanlık bir indirime gitmesi yönünde. Hatırlanacağı üzere, Merkez Bankası aralık ayında politika faizini yüzde 38 seviyesine çekmişti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşmişti. Bu tablo, faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesine neden oldu.
2026 MERKEZ BANKASI TOPLANTI TAKVİMİ NETLEŞTİ
TCMB’nin 2026 yılı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı takvimi de belli oldu. Buna göre Merkez Bankası yıl boyunca şu tarihlerde faiz kararlarını açıklayacak:
- 22 Ocak 2026
- 12 Mart 2026
- 22 Nisan 2026
- 11 Haziran 2026
- 23 Temmuz 2026
- 10 Eylül 2026
- 22 Ekim 2026
- 10 Aralık 2026
ÜCRET ARTIŞLARI VE ENFLASYON YAKIN TAKİPTE
Ekonomistler, ocak ayında netleşen ücret artışlarının iç talep üzerindeki etkilerinin Merkez Bankası tarafından yakından izlendiğini belirtiyor. Ücret artışlarının enflasyon beklentileriyle birlikte değerlendirilmesi, TCMB’nin 2026 yılı için belirlediği dezenflasyon patikasının korunması açısından kritik önem taşıyor. Bu nedenle Banka’nın “sıkı para politikası” duruşunu sürdürüp sürdürmeyeceği piyasanın temel odak noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
PİYASALAR KARAR METNİNE KİLİTLENDİ
Faiz oranı kadar karar metninde yer alacak yönlendirmeler de yatırımcılar açısından belirleyici olacak. Özellikle likidite yönetimi, iç talepteki dengelenme süreci ve hizmet enflasyonundaki katılığa ilişkin yapılacak değerlendirmeler, yılın geri kalanına yönelik para politikası projeksiyonlarına ışık tutacak.
KÜRESEL MERKEZ BANKALARI DA RADARDA
TCMB’nin faiz kararı öncesinde küresel gelişmeler de yakından izleniyor. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) atacağı adımlar, Türkiye’ye yönelik sermaye akışları ve döviz kuru istikrarı açısından kritik önem taşıyor. Küresel para politikalarındaki yön değişiklikleri, TCMB’nin karar sürecini dolaylı olarak etkileyen faktörler arasında yer alıyor.