Çekya'nın doğusundaki Hradec Králové kenti yakınlarında, yapımı süren D35 otoyolunun güzergâhında yürütülen kurtarma kazıları, Orta Avrupa'nın en büyük Kelt yerleşimlerinden birini gün yüzüne çıkardı. Yaklaşık 25 hektarlık, yani 35 futbol sahası büyüklüğündeki alanda yüzlerce altın ve gümüş sikke, binden fazla takı, Baltık kehribarı ve antik atölyelerin kalıntıları bulundu.

Otoyol Altından Çıkan Kelt Ticaret Merkezi Sikke Basıyor 2

Yerleşimi sıradan bir köyden ayıran şey, buluntuların niteliği. Arkeologlara göre burası, uzak ticaret yollarına bağlı ve bölge ölçeğini aşan bir üretim ve ticaret merkeziydi. Hradec Králové Üniversitesi, Doğu Bohemya Müzesi ve Archaia Praha'nın ortak yürüttüğü kazının sonuçları ilk kez Temmuz 2025'te kamuoyuyla paylaşıldı; buluntular üzerindeki incelemeler hâlâ sürüyor.

Rusya ve Ukrayna saflarında savaşan iki Türk'ün sosyal medya atışması gündem oldu!
Rusya ve Ukrayna saflarında savaşan iki Türk'ün sosyal medya atışması gündem oldu!
İçeriği Görüntüle

KEŞİF BİR YIL BOYUNCA SIR GİBİ SAKLANDI

Yerleşim 2024'ün ikinci yarısında ortaya çıktı, ancak arkeologlar keşfi yaklaşık bir yıl boyunca gizli tuttu. Definecilere karşı alanı her gece polis bekledi; buna rağmen kazı alanına beş kez izinsiz girildi. Araştırmacılara göre yerleşimi değerli kılan bir başka etken, alanın tarım ve kaçak dedektör aramalarından neredeyse hiç etkilenmemiş olmasıydı.

Otoyol Altından Çıkan Kelt Ticaret Merkezi Sikke Basıyor

SİKKE BASILAN BİR ATÖLYE KENTİ

Kazılarda sikkelerin yanı sıra onları basmak için kullanılan kalıplar da bulundu. Bu, sikkelerin en azından bir kısmının yerleşimde üretildiğini gösteriyor. Kazı ekibinin başındaki arkeolog Matouš Holas'a göre işin ilginç bir yanı daha var: "Büyük olasılıkla sikkeleri yalnızca basmadılar, sahtesini de yaptılar." Alanda gerçek sikkelerin yanında taklitleri de ele geçirildi.

Yerleşim adeta bir sanayi bölgesiydi. Arkeologlar onlarca kuyu, yarı yer altı konut ve yer üstü yapının yanı sıra Bohemya için rekor sayılan 10 çömlek fırını tespit etti. Gümüş ve büyük olasılıkla altın işlendiğine, camdan ve kehribardan eşya üretildiğine dair izler de bulundu. Toplanan malzeme 13 binden fazla torbayı doldurdu.

BALTIK'TAN ROMA'YA UZANAN BAĞLANTILAR

Buluntular arasındaki Baltık kehribarı, yerleşimin kuzeyde Baltık Denizi'ni güneyde Akdeniz'e bağlayan tarihi Kehribar Yolu üzerinde olduğunu gösteriyor. Metal kap parçaları, ayna kırıkları, sikkeler ve takılar ise Roma Cumhuriyeti, Batı Avrupa, Orta Tuna havzası ve Güneydoğu Avrupa ile temas kurulduğuna işaret ediyor. Çarkta şekillendirilmiş lüks seramik üretimi de yerleşimin zenginliğinin bir başka kanıtı.

SURU OLMAYAN BİR KENT

Bu kadar zenginliğe rağmen yerleşimin çevresinde savunma duvarı yoktu. Arkeologlar bunu, burasının askeri bir kale değil, barış içinde işleyen bir pazar ve üretim merkezi olduğunun işareti olarak yorumluyor. Bazı tahminlere göre yerleşimde bin kadar kişi yaşamış olabilir. Alanda bir ya da iki tapınak bulunduğu da düşünülüyor.

Yerleşim MÖ 3. yüzyılın ikinci yarısında kuruldu, MÖ 2. yüzyılda zirveye ulaştı ve MÖ 1. yüzyılın başlarında söndü. Neden terk edildiği bilinmiyor, ancak şiddetli bir yıkıma dair iz bulunmadı. Arkeologlar ekonomik ya da çevresel koşullardaki değişimin rol oynamış olabileceğini düşünüyor.

BOHEMYA'YA ADINI VEREN KAVİM Mİ?

Yerleşim, Demir Çağı'nın Keltlerle özdeşleşen La Tène kültürüne ait. O dönemde bölgede, Bohemya'ya adını verdiği kabul edilen Boii kabilesi yaşıyordu. Ancak alanda kabileyi doğrudan işaret eden bir yazıt ya da mezarlık bulunmadığı için burada kimin yaşadığı kesin olarak bilinmiyor.

Benzer merkezler Avrupa'nın başka bölgelerinden, örneğin Moravya'daki Němčice'den biliniyor. Ancak Hradec Králové'deki yerleşim, Bohemya'da bu türün ilk açık örneği ve Çekya'da bu kadar kapsamlı kazılan ilk alan.

AYNI YÜZYILLARDA KELTLER ANKARA'DAYDI

Hradec Králové'deki pazar yeri kurulmadan birkaç on yıl önce, Kelt kabilelerinin bir kolu Balkanlar üzerinden Anadolu'ya geçmişti. MÖ 278-277'de Bitinya Kralı I. Nikomedes'in daveti üzerine gelen Tolistobogiler, Tektosaglar ve Trokmiler Orta Anadolu'ya yerleşti. Grekler onlara "Galat" dedi, bölge de Galatya adını aldı. Tektosagların merkezi, bugünkü Ankara olan Ankyra'ydı.

Yani Çek arkeologların otoyol altında bulduğu sikke atölyeleri çalışırken, aynı kültürden gelen topluluklar Ankara çevresinde yaşıyordu. Bu bağlantı, Kelt dünyasının ne kadar geniş bir coğrafyaya yayıldığını da gösteriyor.

BULUNTULAR ŞİMDİ NEREDE?

Kazı alanındaki arkeolojik çalışmalar tamamlandı ve otoyol inşaatı devam ediyor. Buluntular Hradec Králové'deki Doğu Bohemya Müzesi'nde temizleniyor, inceleniyor ve kataloglanıyor. Araştırmacılar, sonuçların Orta Avrupa'daki erken ticaret ve kentleşme hakkındaki bilgileri değiştirebileceğini düşünüyor.

D35 güzergâhı başka sürprizler de çıkardı: Aynı otoyol projesi kapsamındaki kazılarda, MÖ 4. binyıla tarihlenen ve 192 metre uzunluğuyla Avrupa'nın bilinen en uzun tarih öncesi mezar höyüğü olduğu düşünülen bir yapı da bulunmuştu.

Kaynak: Haber Merkezi