Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakaları ve ölümler artmaya devam ediyor. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) açıkladığı verilere göre, 2026 yılı başından 22 Ekim’e kadar ülkede 453 kişide Batı Nil virüsü tespit edildi. 16-22 Ekim haftasında 2 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle virüs kaynaklı can kaybı 51’e ulaştı.
ATİNA VE ÇEVRESİ EN ÇOK ETKİLENEN BÖLGE
EODY verilerine göre, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin yaşları 36 ile 92 arasında değişiyor. Hastalığa yakalanan 12 kişinin ise yoğun bakımda tedavi gördüğü bildirildi. Batı Nil virüsü vakalarının en yaygın görüldüğü bölge Atina ve çevresi oldu. EODY’nin listesinde Nea Smirni, Nea Filadelfia, Dafni, Nikaia ve Peristeri, virüsün en fazla risk oluşturduğu bölgeler arasında yer aldı. Bir önceki hafta da Yunanistan’da 2 kişi Batı Nil virüsü nedeniyle hayatını kaybetmişti. Başlangıçta Afrika’da görülen Batı Nil virüsü, zamanla Avrupa’nın farklı ülkelerine yayıldı. Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz’in de aralarında bulunduğu ülkelerde vakalar kaydedilirken, Almanya’da 2019’dan bu yana her yıl salgın görüldüğü bildiriliyor.

AŞISI VE ÖZEL TEDAVİSİ BULUNMUYOR
Çoğunlukla Culex cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan Batı Nil virüsüne karşı onaylanmış bir aşı ve virüse özgü bir tedavi bulunmuyor. Bu nedenle sivrisinek ısırıklarına karşı korunma önlemleri önem taşıyor. Virüsün kuluçka süresi genellikle 2 ila 14 gün arasında değişiyor. Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde bu sürenin 21 güne kadar uzayabildiği belirtiliyor.
VİRÜSÜ TAŞIYANLARIN YÜZDE 80’İNDE BELİRTİ GÖRÜLMÜYOR
Batı Nil virüsü bulaşan kişilerin yaklaşık yüzde 80’inde herhangi bir belirti ortaya çıkmıyor. Hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde ise ateş, halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı ve kas ağrısı gibi belirtiler görülüyor. Yunanistan’da vaka ve can kayıplarındaki artış sürerken, özellikle Atina ve çevresindeki riskli bölgeler yakından izleniyor.




