Şili'deki Atacama Çölü, dünyanın en kurak bölgelerinden biri olarak biliniyor. Bölgedeki bazı meteoroloji istasyonlarında onlarca yıldır ölçülebilir yağış kaydedilmiyor. Ancak bu durum, bölgenin tamamen susuz olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü Pasifik Okyanusu'ndan gelen yoğun deniz sisi, çöle hayat veren gizli su kaynağı olarak ortaya çıkıyor. Yerel halkın “kamanaka” adını verdiği bu yoğun sis, kıyıdan iç kesimlere doğru ilerleyerek kayaların ve bitkilerin üzerine nem bırakıyor.
ÇÖLÜN SUYU OKYANUSTAN GELİYOR
Atacama'nın bu kadar kurak olmasının arkasında iki büyük doğal engel bulunuyor. Doğuda yükselen And Dağları, kıtanın iç kesimlerinden gelen nemli havanın çöle ulaşmasını engelliyor. Batıda ise Pasifik Okyanusu'nun soğuk Humboldt Akıntısı, yağmur bulutlarının oluşmasını zorlaştırıyor. Ortaya çıkan tablo oldukça sıra dışı: Okyanusun hemen yanında bulunan çöl, nemin ortasında olmasına rağmen yağmur alamıyor. Ancak okyanustan gelen nem tamamen kaybolmuyor. Soğuk hava nedeniyle oluşan yoğun sis, çölün bazı kesimlerine kadar ulaşıyor ve burada adeta görünmez bir su kaynağına dönüşüyor.
SUYU SİSTEN TOPLUYORLAR
Bölge sakinleri ve araştırmacılar, doğanın sunduğu bu sıra dışı kaynağı değerlendirmek için sis toplayıcılar kullanıyor. Özel ağlardan oluşan sistemler, havadaki mikroskobik su damlacıklarını yakalıyor. Damla damla ağ yüzeyinde biriken su daha sonra aşağıdaki depolama tanklarına aktarılıyor. Bazı yerleşimlerde kurulan yüzlerce sis toplama paneli sayesinde günde binlerce litre su elde edilebiliyor. Bu su yalnızca içme ve günlük kullanım için değil, tarımsal üretim için de değerlendiriliyor.
ÇÖLDE PATATES, MARUL VE MEYVE YETİŞTİRİYORLAR
Yağışın neredeyse hiç olmadığı bir coğrafyada tarım yapılması ilk bakışta imkânsız gibi görünse de sis toplama sistemleri bu tabloyu değiştiriyor. Toplanan nem sayesinde bazı bölgelerde patates, marul, limon ve nar gibi ürünlerin yetiştirilmesi mümkün oluyor. Böylece gökyüzünden yağmur beklemek yerine havadaki nem doğrudan su kaynağına dönüştürülüyor.
PEKİ BU SU DOĞRUDAN İÇİLEBİLİYOR MU?
Sis yoluyla elde edilen suyun doğrudan tüketilmesi ise mümkün değil. Havadaki su damlacıkları toplanırken deniz tuzu, mikroorganizmalar ve çevresel partiküller de suya karışabiliyor. Bu nedenle içme suyu olarak kullanılmadan önce arıtma işleminden geçirilmesi gerekiyor.
ÇÖLÜN HAYAT SIRRI SADECE İNSANLAR İÇİN DEĞİL
Atacama'daki sis, yalnızca insanların su ihtiyacını karşılamıyor. Bölgedeki bazı bitkiler de yaşamlarını doğrudan havadaki nemden sürdürüyor. Likenler, kaktüsler ve bazı özel bitki türleri, sisin taşıdığı nemi kullanarak hayatta kalıyor. Özellikle kıyıya yakın kesimlerde sisin yoğunlaştığı yamaçlarda bitki yaşamı belirgin şekilde artıyor.
ÇÖLÜN GELECEĞİ SİSE BAĞLI
Ancak bu doğal sistemin de bir sınırı var. Bilim insanları, iklim değişikliğinin sis oluşum sıklığını azaltmasının Atacama'daki ekosistem ve su kaynakları açısından ciddi bir risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Yani gökten yağmur yağmasa da Atacama'nın yaşam kaynağı aslında gözümüzün önünde: Pasifik'ten gelen ve çöle ulaşan sis. Yüzyıllardır yağmur beklemeyen bu topraklarda hayatın devam etmesini sağlayan şey ise yağmur değil, havadaki küçücük su damlacıkları…



