Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 23-25 Eylül tarihlerini kapsayan devlet ziyareti için ABD'ye ulaştı. Xi'nin uçağının Maryland'deki Joint Base Andrews'a inmesinin ardından Donald Trump'ın Çin liderini doğrudan uçak başında karşılaması dikkat çekti. Trump'a eşi Melania Trump eşlik ederken Xi'nin yanında eşi Peng Liyuan da yer aldı.

ABD başkanlarının yabancı liderleri genellikle Beyaz Saray'da karşılaması nedeniyle Trump'ın hava üssüne giderek Xi'yi karşılaması, Washington'da alışılmadık bir diplomatik jest olarak değerlendiriliyor. Xi'nin ziyareti aynı zamanda 2015'ten bu yana ABD'ye gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti olma özelliği taşıyor.

XI'DEN ABD'YE İLK MESAJ

Xi Jinping, ABD'ye varışında yayımladığı yazılı mesajda Washington ile Pekin arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı. İki büyük ülkenin yeni dönemde birlikte yaşamanın doğru yolunu bulabileceğine inandığını belirten Xi, ilişkilerde iş birliğinin temel unsur olması gerektiğini vurguladı.

Xi ayrıca iki ülke arasındaki rekabetin kontrol altında tutulması, anlaşmazlıkların yönetilebilir hale getirilmesi ve ilişkilerde istikrarın korunması gerektiğinin altını çizdi.

Mayıs ayında Trump'ın Çin ziyareti sırasında iki lider, ABD-Çin ilişkilerinde “yapıcı stratejik istikrar” anlayışının geliştirilmesi konusunda görüş birliğine varmıştı. Xi'nin Washington ziyareti, yaklaşık altı ay içerisinde iki lider arasındaki ikinci karşılıklı temas olarak öne çıkıyor.

Abd Başkanı Trump Ile Çin Devlet Başkanı Xi Bir Araya Geldi! Neler Konuşuldu2

Erdoğan’dan ABD’deki Türk ve Müslüman topluma mesaj: “Entegrasyona evet, asimilasyona hayır”
Erdoğan’dan ABD’deki Türk ve Müslüman topluma mesaj: “Entegrasyona evet, asimilasyona hayır”
İçeriği Görüntüle

MASADAKİ EN SICAK BAŞLIKLARDAN BİRİ TİCARET

Trump-Xi görüşmesinin en önemli gündem maddelerinden birini iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler oluşturacak. Washington ile Pekin son yıllarda gümrük tarifeleri, ihracat kontrolleri, teknoloji transferleri ve stratejik ürünler konusunda sert bir rekabet içerisinde bulunuyor.

Tarafların daha önce sağladığı geçici ticaret ateşkesinin uzatılması da görüşmelerin önemli başlıklarından biri olacak. Özellikle Çin'in ABD'den tarım ürünleri alımları, Amerikan şirketlerinin Çin pazarına erişimi, karşılıklı yatırımlar ve ticari kısıtlamaların geleceğinin ele alınması bekleniyor.

Nadir toprak elementleri ise görüşmelerin stratejik boyutunu oluşturuyor. Elektrikli araçlardan savunma sanayisine, yarı iletkenlerden yapay zekâ altyapısına kadar çok sayıda kritik sektörde kullanılan bu mineraller konusunda Çin'in küresel tedarik zincirindeki güçlü konumu Washington açısından önem taşıyor.

YAPAY ZEKÂ REKABETİ ZİRVENİN MERKEZİNDE

Trump-Xi zirvesinin en dikkat çekici başlıklarından biri de yapay zekâ olacak. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki teknoloji rekabeti, son yıllarda özellikle gelişmiş çipler, veri merkezleri ve büyük yapay zekâ modelleri üzerinden giderek sertleşti.

Washington yönetimi Çin'in gelişmiş Amerikan teknolojilerine erişimini sınırlandıran çeşitli ihracat kontrolleri uygularken Pekin, bu politikaları Çin'in teknolojik gelişimini engellemeye yönelik girişimler olarak görüyor.

İki tarafın yapay zekânın oluşturabileceği güvenlik risklerinin yönetilmesine ilişkin olası diyalog mekanizmalarını da değerlendirmesi bekleniyor. Buna karşın teknoloji alanındaki rekabetin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ulusal güvenlik ve küresel güç mücadelesinin önemli unsurlarından biri haline gelmesi nedeniyle taraflar arasındaki görüş ayrılıkları devam ediyor.

650X344 Yapay Zeka Dolandiriciligi Yayginlasiyor 1705797186891

İRAN VE ORTA DOĞU DA GÜNDEMDE

Zirvenin yalnızca ekonomik meselelerle sınırlı kalması beklenmiyor. İran ve Orta Doğu'daki gelişmeler de Trump ile Xi'nin önündeki önemli dış politika başlıkları arasında bulunuyor.

Çin'in enerji güvenliği açısından Orta Doğu kritik öneme sahip. Bölgedeki çatışmaların petrol fiyatları ve küresel enerji arzı üzerindeki etkileri Pekin tarafından yakından takip edilirken Washington ise Çin'in İran ile ekonomik ilişkilerini önemli bir diplomatik mesele olarak görüyor.

Hürmüz Boğazı ve Babülmendep gibi küresel enerji ve ticaret yollarının güvenliği de bölgedeki gelişmeler nedeniyle ABD ve Çin açısından stratejik önemini koruyor.

TAYVAN BAŞLIĞI MASADAKİ EN HASSAS KONULARDAN

Washington-Pekin hattındaki en hassas konulardan biri olan Tayvan'ın da liderler arasındaki temaslarda gündeme gelmesi bekleniyor. Çin yönetimi Tayvan'ı kendi topraklarının parçası olarak görürken ABD'nin Tayvan'a yönelik askeri desteği ve silah satışları uzun süredir iki ülke arasında gerilime neden oluyor.

Xi yönetiminin Washington'dan Tayvan'a yönelik askeri desteğin azaltılmasını talep etmesi beklenirken ABD'nin bölgedeki politikası, zirvenin jeopolitik açıdan en yakından izlenecek konularından biri olacak.

Images 45-1

BEYAZ SARAY'DA GÖRKEMLİ KARŞILAMA

Xi Jinping için 24 Eylül'de Beyaz Saray'da resmi devlet karşılama töreni düzenlenecek. Trump ve Melania Trump'ın ev sahipliği yapacağı törende ABD ordusuna bağlı birliklerin gösterileri gerçekleştirilecek. Programın sonunda B-2 Spirit bombardıman uçağı ile dört F-22 Raptor savaş uçağının Beyaz Saray üzerinde uçuş yapması planlanıyor.

Aynı akşam Xi Jinping ve Peng Liyuan onuruna Beyaz Saray'ın Doğu Salonu'nda devlet yemeği verilecek. Ziyaretin son günü olan 25 Eylül'de ise iki lider ve eşlerinin Ulusal Arşivler'i ziyaret etmeleri planlanıyor.

DÜNYANIN GÖZÜ TRUMP-XI GÖRÜŞMESİNDE

Xi'nin Washington ziyareti, ABD ile Çin arasındaki rekabetin ticaretten teknolojiye ve güvenlikten enerjiye kadar çok sayıda alana yayıldığı bir dönemde gerçekleşiyor. İki ülke bir taraftan stratejik alanlarda birbirlerinin en önemli rakipleri arasında yer alırken diğer taraftan dünyanın en büyük iki ekonomisi olarak birbirleriyle kapsamlı ekonomik bağlarını sürdürüyor.

Bu nedenle Washington'daki görüşmelerden çıkacak mesajlar yalnızca ABD-Çin ilişkileri açısından değil; küresel ticaret, teknoloji rekabeti, enerji piyasaları ve Asya-Pasifik'teki güvenlik dengeleri açısından da yakından takip edilecek. Zirvede kapsamlı bir anlaşmaya varılıp varılmayacağından bağımsız olarak Trump ve Xi'nin rekabeti yönetme konusunda ortaya koyacağı yaklaşım, iki ülke ilişkilerinin önümüzdeki dönemindeki yönüne ilişkin önemli işaretler verecek.

Kaynak: Haber Merkezi