TBMM'de kabul edilmesinin ardından 31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi, yargı sisteminde kapsamlı değişiklikleri beraberinde getirdi. Paketin vatandaşın günlük yaşamına etkilerini değerlendiren Avukat M. Tarık Tekbaş, özellikle kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen kişilere yönelik ceza indirimi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin yeni düzenleme ve hukuk yargılamasındaki usul değişikliklerinin öne çıktığını söyledi.
HAGB KARARLARINDA YENİ DÖNEM
Tekbaş, vatandaşı en fazla etkileyecek düzenlemelerin başında banka hesabını veya ödeme aracını kullandıran kişilere ilişkin ceza indiriminin geldiğini belirtti. Konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Vatandaşın günlük hayatını en fazla etkileyecek değişikliklerin başında, kamuoyunda 'IBAN mağdurları' olarak bilinen kişilere ilişkin ceza indirimi gelmektedir. Dolandırıcılık suçuna katkısı yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya kripto hesabı kullandırmakla sınırlı kalan kişiler bakımından cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmektedir" ifadelerini kullandı. 12. Yargı Paketi kapsamında ceza hukukunda yapılan bu değişiklikle, suça katkısı yalnızca hesap kullandırmakla sınırlı kalan kişiler yönünden daha farklı bir ceza değerlendirmesi yapılmasının önü açıldı.

Tekbaş'ın dikkat çektiği bir diğer önemli değişiklik ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarına ilişkin oldu. Tekbaş, "Bir diğer önemli değişiklik, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının şartları varsa temyiz incelemesine taşınabilmesidir. Ayrıca işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle gerçekleştirdiği kötü muamele niteliğindeki suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanamayacaktır" ifadelerini kullandı.
Yeni düzenlemeyle birlikte belirli şartların oluşması halinde HAGB kararlarının temyiz denetimine açılması mümkün hale gelirken, işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işlediği kötü muamele suçlarında HAGB uygulanamayacak.
BELİRSİZ ALACAK DAVASI KALDIRILDI
Paketle birlikte hukuk yargılamasında da önemli değişiklikler yapıldı. Tekbaş, bu değişikliği şu sözlerle değerlendirdi:
"Hukuk yargılamasında ise belirsiz alacak davası kaldırılmış, kısmi davada talebin bir defaya mahsus artırılabilmesine imkân tanınmıştır. Bu konu vatandaşların günlük hayatında doğrudan fark edilmese de belirsiz alacak davası ile kısmi dava arasındaki ayrım, avukatlar ve mahkemeler bakımından ciddi usul sorunlarına yol açıyordu. Yeni sistemin içtihatlarla güçlendirilmesi hâlinde daha sade ve öngörülebilir bir uygulama ortaya çıkabilir."
Düzenleme kapsamında belirsiz alacak davası uygulaması kaldırılırken, kısmi davalarda talebin bir kez artırılabilmesine imkan tanındı.

12. Yargı Paketi'nde yer alan bir başka dikkat çeken düzenleme ise duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşmaması oldu. Ancak bu hüküm, Resmi Gazete'de yayımlanmasından üç ay sonra yürürlüğe girecek. Tekbaş, düzenlemenin uygulamadaki etkisinin zamanla görüleceğini belirterek, "Duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesine ilişkin düzenlemenin ise yargılamayı gerçekten hızlandırıp hızlandırmayacağını uygulamada izlemek gerekir. Bu sürenin mahkemelerin iş yükünü artırarak olumsuz bir sonuç doğurup doğurmayacağı da zaman içinde görülecektir" değerlendirmesini yaptı.
"EN BÜYÜK KAZANIM CEZANIN GERÇEK KATKIYA GÖRE BELİRLENMESİ"
Tekbaş, paketin en önemli kazanımının cezanın suça verilen gerçek katkıya göre belirlenebilmesi olduğunu söyledi. "Paketin en önemli kazanımı, cezanın kişinin dolandırıcılık suçuna olan gerçek katkısına göre belirlenmesine imkan vermesidir." diyen Tekbaş, en büyük risk konusunda ise dikkat çeken uyarıda bulundu. Tekbaş, yanlış uygulamaların yeni mağduriyetler doğurabileceğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
"En önemli risk ise yukarıda ifade ettiğimiz üzere, suça iştirak ettiği kesin olarak ortaya konulamayan ve bu nedenle beraat etmesi gereken kişiler bakımından 'zaten indirimli ceza veriliyor' anlayışının yerleşmesidir. Beraat etmesi gereken kişi ile suça sınırlı şekilde iştirak eden kişinin birbirinden doğru biçimde ayrılması gerekir. Aksi halde düzenleme, suçluyla suçsuz arasındaki ayrımı güçlendirmek yerine bulanıklaştırabilir."

12. YARGI PAKETİNDE NELER VAR?
7589 sayılı "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildikten sonra 31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak büyük ölçüde yürürlüğe girdi.
Paket kapsamında İcra ve İflas Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Borçlar Hukuku ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklikler yapıldı. Genel veya özel af düzenlemesine yer verilmezken, infaz aşamasında etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin bazı esneklikler getirildi. Ayrıca bazı hükümlülerin mağduriyet veya maddi zararı altı ay içinde tamamen karşılamaları halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ceza indirimi alabilmelerinin önü açıldı. Duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı geçmemesine ilişkin düzenleme ise yayımdan üç ay sonra yürürlüğe girecek.





