Elon Musk'tan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e: 'Zalim faşist'
Elon Musk'tan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e: 'Zalim faşist'
İçeriği Görüntüle

Epstein dosyaları açıklandıkça ortaya çıkan kirli ilişkiler ağının, salt fuhuş amaçlı olmadığı, kullanılan yöntemlere göre, çok ciddi ve geniş kapsamlı bir casusluk şebekesinin varlığının ortaya çıkarıldığı belirtildi.

Jeffrey Epstein hakkında ortaya çıkan milyonlarca sayfa belge, yüzbinlerce fotoğraf ve binlerce görüntüyü değerlendiren istihbarat ve güvenlik uzmanları, olayın çok ciddi ve geniş kapsamlı bir casusluk faaliyeti olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Tarihin bilinen en eski ve etkili yöntemlerinden biri olan bal tuzağı (honey trap) özetle hedef alınan kişiyi baştan çıkarma olarak tanımlanabilir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Mata Hari isimli dansçının askeri bilgileri bu şekilde elde ettiği bilinse de İsrail gizli servisi MOSSAD’ın en yoğun olarak kullandığı yöntem yine bal tuzağı olarak değerlendirilir.

NEDEN BAL TUZAĞI?

İstihbarat uzmanları, Epstein olayındaki en önemli farkın bal tuzağı için yaşı küçük kızları kullanması ve bu yöntemle hedef kişilere şantaj yapması, maddi veya istihbari çıkarlar elde etmesinin küresel çaplı bir istihbarat ağının varlığını ortaya koyduğu yorumunda bulundu.

İsrail’den sonra Çin ve Rusya’nın da istihbarat elde etmek için bal tuzağı yöntemini yoğun olarak kullandığına dikkat çeken uzmanlar, Epstein’in bireysel olarak bu ağı kurmasının mümkün olmadığını, MOSSAD’dan önemli ölçüde destek almış olabileceği, hatta perde arkasında bu servisin bulunduğuna işaret etti.

EPSTEIN OLAYI NEDİR?

Jeffrey Epstein hakkında yürütülen soruşturmalar, ABD’de yıllar içinde ulaşılan federal dosyalar, tanık ifadeleri ve farklı nitelikte delillerle birlikte geniş kapsamlı bir adli ve kamusal sürece dönüştü. Epstein dosyaları, yalnızca bireysel suç isnatlarını değil, aynı zamanda Epstein’ın temas kurduğu çevreleri ve bu ilişkilerin kayıt altına alınma biçimini de kapsayan bir içerik olarak ortaya çıktı. 2025’de ABD Kongresi gündemine alınan yasal düzenleme ile soruşturma kapsamında gizlilik taşımayan federal belgelerin kamuoyuna açılması kararlaştırıldı.

Bu kapsamda, ABD Adalet Bakanlığından 30 Ocak 2026’da yapılan açıklamada, “Epstein Files Transparency Act” doğrultusunda milyonlarca sayfalık arşivin erişime açıldığı bildirildi. Belgelerin yazışmalar, notlar, kayıt özetleri ve farklı soruşturma aşamalarında elde edilmiş dokümanlardan oluştuğu kaydedildi.

Açıklanan kayıtların yeni bir suçlama ya da yeni bir ceza davası açılması anlamına gelmediği vurgulanırken, belgelerde yer alan temas ağının genişliği, Epstein dosyasının uluslararası düzeyde yeniden tartışılmasına neden oldu.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE