Sevgililer Günü yaklaşırken, özellikle yalnız olan bireylerde değersizlik, dışlanmışlık ve mutsuzluk duyguları daha yoğun hissedilebiliyor. Türkinform’a konuşan uzman psikolog Metin Aydın, 14 Şubat’ın psikolojik etkilerini, yalnızlık algısını ve sosyal medyanın bu süreçteki rolünü değerlendirdi. Aydın’ın açıklamaları, bu özel günün sanılandan çok daha derin bir ruhsal zemine işaret etti.

"14 ŞUBAT YALNIZLIĞI KAYIP DEĞİL, İÇ TEMASIN GÖRÜNÜR HALİ"
Psikolog Metin Aydın’a göre 14 Şubat’ı yalnız geçirmek başlı başına bir kayıp anlamına gelmiyor. Asıl zorlayıcı olanın, bu güne toplum tarafından yüklenen anlamlar olduğuna dikkat çeken Aydın, “Bu gün, ‘birlikteysen varsın’ mesajıyla kutsanıyor. Yalnız kalan kişi ise duygusal gürültü azaldığında kendi iç sesiyle daha net yüzleşiyor. Zor olan yalnızlık değil, bastırılmış duyguların görünür hâle gelmesi” ifadelerini kullandı.

ÖZDEĞER İLİŞKİDEN Mİ, İÇ DÜNYADAN MI BESLENİYOR?
14 Şubat’ın benlik algısı üzerinde güçlü bir turnusol etkisi yarattığını belirten Aydın, kişinin özdeğerini neye dayandırdığının bu günde daha net ortaya çıktığını söyledi. “Eğer özdeğer, bir ilişki içinde seçilmiş olmak üzerinden kuruluyorsa, bu gün değersizlik hissini tetikleyebilir. Ancak özdeğer içsel bir temele dayanıyorsa, 14 Şubat sarsıcı olmaz” diyen Aydın, özdeğeri “başkasının elindeki ayna değil, kişinin içindeki pusula” olarak tanımladı.
SOSYAL MEDYADA MUTLULUK VİTRİNİ VE PSİKOLOJİK KIRILMALAR
Sevgililer Günü’nde sosyal medyada paylaşılan “mutlu çift” görüntülerinin gerçek yaşamdan çok seçilmiş anları yansıttığını vurgulayan Aydın, bu paylaşımların sosyal karşılaştırmayı hızlandırdığını belirtti. “İnsanlar başkalarının sahnesine bakıp kendi hayatlarını kuliste acımasızca sorguluyor. Görülen mutluluk çoğu zaman başkasının ilişkisi değil, kişinin kendi eksiklik hikayesini tetikliyor” diyen Aydın, sosyal medyanın bu dönemde psikolojik baskıyı artırdığını ifade etti.
![]()
ACITAN YALNIZLIK MI, 14 ŞUBAT'A YÜKLENEN ANLAM MI?
Psikolog Metin Aydın’a göre asıl mesele yalnızlık değil, yalnızlığa yüklenen inançlar. “Yalnız olmamalıyım düşüncesi insanı yaralar. 14 Şubat, bağ kurma ihtiyacını romantik bir performans ölçüsüne dönüştürüyor. Oysa tek başına kalabilme kapasitesi ruhsal olgunluğun göstergesidir” diyen Aydın, bu günün bazıları için eksiklik değil, yanlış anlamlarla ağırlaştırılmış bir sessizlik olduğunu vurguladı.
İŞTE 14 ŞUBAT’TA YALNIZKEN DAHA SAĞLIKLI VE DENGELİ KALMANIN 5 YOLU
Uzman Psikolog Metin Aydın’ın değerlendirmeleri, 14 Şubat’ta yalnız olan bireylerin bu süreci bir kırılma değil, güçlenme alanına dönüştürebileceğini gösteriyor. Aydın’ın analizlerinden öne çıkan 5 temel başlık şöyle:
Yalnızlığı bir eksiklik değil, kendinle temas fırsatı olarak gör
14 Şubat’ta ortaya çıkan duygular bastırılmış hislerin yüzeye çıkmasıdır. Bu duyguları bastırmak yerine fark etmek, kişinin kendisiyle daha sahici bir bağ kurmasını sağlar.
Özdeğerini ilişki statüsüne bağlama
Bir ilişki içinde olmak, kişinin değerli olduğunun kanıtı değildir. Özdeğerini dış onaydan bağımsız kurabilen bireyler, bu tür sembolik günlerde daha az yara alır.
Sosyal medyadaki “mutlu çift” görüntülerini gerçek hayat sanma
Paylaşılanlar, ilişkilerin tamamı değil; sadece seçilmiş anlarıdır. Kendini bu vitrinlerle kıyaslamak, duygusal yetersizlik hissini derinleştirir.

“Yalnız olmamalıyım” düşüncesini sorgula
Acıtan yalnızlık değil, yalnızlığa yüklenen olumsuz anlamlardır. Tek başına kalabilme becerisi, psikolojik dayanıklılığın önemli göstergelerinden biridir.
Bu günü bir hesaplaşma değil, içsel denge günü olarak ele al
14 Şubat, performans gösterme ya da eksiklik kanıtlama günü değil; duygusal gürültünün azaldığı, kişinin kendini yeniden düzenleyebileceği bir duraktır.
Uzmanımıza göre 14 Şubat, ilişki içinde olanlarla olmayanları ayıran bir sınav değil; kişinin kendisiyle kurduğu bağın aynası. Yalnız geçirilen bir Sevgililer Günü, doğru okunduğunda bir kayıp değil, güçlü bir içsel farkındalık fırsatı sunabiliyor.





