Arakçi, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in hayatını kaybettiği saldırı sırasında aynı yerleşkede bulunduğunu, binanın enkazı altından çıkarıldığını ve saldırının İran'ın güvenlik sistemindeki ciddi zafiyetleri ortaya koyduğunu söyledi. Arakçi ayrıca, Hamaney'in hedef alınması halinde Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını öngören "Kod 110" adlı acil durum planının önceden hazırlandığını da açıkladı.

Ukrayna'da savaşın seyri değişiyor mu? Genelkurmay Başkanı değişti!
Ukrayna'da savaşın seyri değişiyor mu? Genelkurmay Başkanı değişti!
İçeriği Görüntüle

"ENKAZ ALTINDAN ÇIKARILDIM"

İranlı gazeteci Cevad Moğuyi'ye konuşan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, savaşın ilk gününde Tahran'daki liderlik yerleşkesinde bulunduğunu anlattı.

Arakçi, Hamaney'in Genel Sekreter Yardımcısı Ali Asgar Hicazi'ye brifing verdiği sırada peş peşe üç büyük patlama meydana geldiğini, binanın büyük bölümünün çöktüğünü ve kendisinin enkaz altında kaldığını söyledi.

Patlamada Hicazi'nin sekreterinin hayatını kaybettiğini belirten Arakçi, Hicazi ile birlikte yıkıntılar arasından çıkarak saldırıdan sağ kurtulduklarını ifade etti.

Hamaney (1)-1

"SALDIRIYI NOKTA ATIŞIYLA GERÇEKLEŞTİRDİLER"

Arakçi'nin açıklamalarındaki en dikkat çekici bölümlerden biri ise saldırının istihbarat boyutu oldu. İranlı Bakan, ABD ve İsrail'in üst düzey yöneticilerin toplantı yerini büyük bir doğrulukla tespit ettiğini belirterek bunun İran'ın güvenlik mekanizmasında ciddi açıklar bulunduğunu gösterdiğini söyledi. Arakçi, bu güvenlik zaaflarının giderilmesi gerektiğini de kabul etti.

"KOD 110" PLANI DEVREYE GİRECEKTİ

Arakçi, İran'ın olası senaryolar için önceden hazırlık yaptığını da ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Buna göre Hamaney'in öldürülmesi durumunda uygulanacak acil durum planı "Kod 110" adıyla hazırlanmıştı.

Plan kapsamında Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, bölgedeki ABD üslerine karşı misilleme yapılması ve İsrail'in kritik nükleer ile enerji altyapısının hedef alınması seçenekleri bulunuyordu.

İran'ın ayrıca komşu ülkelere, olası bir saldırı halinde bölgedeki Amerikan üslerinin hedef alınabileceği yönünde önceden uyarıda bulunduğu belirtildi.

Hamaney-2

NÜKLEER MÜZAKERELERLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN İTİRAF

Arakçi, savaş öncesinde ABD ile yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerin başarıya ulaşacağına hiçbir zaman tam anlamıyla inanmadığını söyleyen İranlı Bakan, buna rağmen diplomasinin tüketildiğini göstermek ve uluslararası kamuoyuna İran'ın çözüm arayışında olduğunu kanıtlamak için müzakereleri sürdürdüklerini ifade etti.

Son Cenevre görüşmelerinde Washington'a yeni bir teklif sunduklarını anlatan Arakçi, ertesi gün Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi'nin kendilerine ABD yönetiminin tutumunun sertleştiğini bildirdiğini, kısa süre sonra da ABD-İsrail ortak saldırılarının başladığını söyledi.

TÜRKİYE DETAYI DİKKAT ÇEKTİ

Arakçi'nin röportajında Türkiye'ye ilişkin ifadeleri de öne çıktı.

İran Dışişleri Bakanı, ABD'nin Irak üzerinden İran'a yönelik bir Kürt ayaklanmasını teşvik etmeyi planladığını öne sürerken, Türkiye'nin bu girişime karşı net tavır aldığını ve dönemin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yürüttüğü temasların bu planın engellenmesinde etkili olduğunu iddia etti. Bu iddia Arakçi'nin beyanıdır; Türkiye tarafından bu konuda doğrulanmış resmî bir açıklama bulunmamaktadır.

Hakan Fidan Arakçi

"FÜZE ÜSLERİNİ DAKİKALAR İÇİNDE YENİDEN ÇALIŞTIRABİLİYORUZ"

Arakçi, İran ordusunun savaş sonrası önemli askeri değişiklikler yaptığını da belirtti.

2025'teki İsrail saldırılarından sonra füze üslerinin yeniden faaliyete geçirilme süresinin 10-15 saatten 35-40 dakikayaindirildiğini söyleyen Arakçi, İran'ın saldırılara karşı çok daha hızlı tepki verebilecek kapasiteye ulaştığını savundu.

İRAN'DAN GÜVENLİK ZAFİYETİ İTİRAFI

Arakçi'nin açıklamaları, İran yönetiminin savaşın ilk günlerinde yaşanan saldırılara ilişkin bugüne kadar yaptığı en ayrıntılı değerlendirmeler arasında yer aldı.

İranlı Bakan'ın hem güvenlik açıklarını kabul etmesi hem de "Kod 110" gibi daha önce kamuoyuna açıklanmamış acil durum planlarını ilk kez dile getirmesi, röportajı Tahran yönetiminin savaş sonrası en dikkat çekici açıklamalarından biri haline getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi