Kahramanmaraş’ta 5 günlükken gördüğü şiddet sonucu bedensel ve zihinsel engelli kalan Deniz Esin Bozoklar’a ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntüleri, kamuoyunda büyük infial yarattı. Yenidoğan bakım ünitesinde yaşanan olayda, bebeğe defalarca vurduğu görüntülere yansıyan hemşire Hazel D.B.’nin hangi suçtan yargılanması gerektiğini Avukat Onur Cingil, TÜRKİNFORM’a değerlendirdi.
KAMERA KAYITLARI ŞİDDETİ ORTAYA KOYDU
2021 yılında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Hastanesi’nde meydana gelen olayda, kilosu düşük olduğu için kuvözde tedavi gören 5 günlük Deniz Esin Bozoklar’ın, kan alma işlemi sırasında hemşire Hazel D.B. tarafından darp edildiği tespit edildi. Güvenlik kamerası görüntülerinde hemşirenin bebeğin başına vurduğu, bacağını sıktığı ve yaklaşık 14 dakika boyunca şiddet uyguladığı anlar net biçimde yer aldı.
AİLE GERÇEĞİ YILLAR SONRA ÖĞRENDİ
Deniz Esin, ailesine bedensel ve zihinsel engelli doğduğu söylenerek teslim edildi. Aile, yaşanan şiddetten uzun süre haberdar olmadı. Gerçek, Deniz Esin 3 yaşına geldiğinde e-Devlet üzerinden gelen dava bildirimiyle ortaya çıktı. Bu gelişme üzerine aile, şiddet uygulayan hemşirenin en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.

HEMŞİRE HAKKINDA TUTUKLAMA KARARI
Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, hemşire Hazel D.B. hakkında tutuklama kararı verildi. Karardan iki gün sonra Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde bir polis merkezine giderek teslim olan sanık, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“BU OLAY BASİT KASTEN YARALAMA OLARAK DEĞERLENDİRİLEMEZ”
Olayın hukuki boyutunu TÜRKİNFORM’a değerlendiren Avukat Onur Cingil, mevcut suçlamaların yetersiz kalabileceğine dikkat çekti. Cingil, şunları söyledi:
“Bu dosyada fiilin niteliği, delillerle birlikte değerlendirildiğinde basit ya da klasik anlamda kasten yaralama suçunun yetersiz kalabileceği kanaatindeyim. Burada neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçunun nitelikli hali gündeme gelebilir. Zira eylemin hem canavarca hisle gerçekleştirilmesi hem de mağdurun bedensel ve ruhsal yönden engelli bırakılması söz konusudur.”

İŞKENCE VE ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS DE GÜNDEMDE OLABİLİR
Cingil, kamu görevlisi sıfatı nedeniyle daha ağır suç tiplerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Türk Ceza Kanunu’nun 94’üncü maddesinde düzenlenen işkence suçu, kamu görevlisinin sistematik ve süreklilik arz eden eylemlerini kapsar. Savcılık, bu olayda eylemin sistematik bir nitelik taşıyıp taşımadığını inceleyecektir. Ayrıca kasten öldürmeye teşebbüs suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı da değerlendirilmelidir. Eylemin ağırlığı ve ortaya çıkan sonuç dikkate alındığında, en ağır suç tipinin uygulanması gerektiği kanaatindeyim.”
“ADALETİN EKSİKSİZ TECELLİ ETMESİ GEREKİYOR”
Toplumsal vicdanı derinden yaralayan olayda yargılamanın titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Cingil, benzer vakaların önüne geçilmesi açısından caydırıcı bir kararın önemine dikkat çekti.





