Sanayi Devrimi'nin en dikkat çekici projelerinden biri, 19. yüzyılın sonlarında İtalya'da hayata geçirildi. 1877 yılında sanayici Cristoforo Crespi, kuzey İtalya'da Adda Nehri kıyısında yalnızca bir pamuk fabrikası kurmak amacıyla arazi satın aldı. Ancak bu yatırım, yıllar içinde sadece üretim yapılan bir tesis olmaktan çıktı; çalışanların tüm yaşamını kapsayan planlı bir yerleşim alanına dönüştü.

İŞÇİLER İÇİN SIFIRDAN BİR ŞEHİR İNŞA EDİLDİ

Dönemin en büyük sorunlarından biri, fabrikalarda çalışacak işçilerin yaşayabileceği sağlıklı konutların bulunmamasıydı. Cristoforo Crespi ve daha sonra projeyi devralan oğlu Silvio Crespi, bu soruna alışılmışın dışında bir çözüm geliştirdi. Fabrikanın çevresine yalnızca evler yapmakla yetinmediler. Adeta yeni bir şehir kurdular. Yerleşim alanında; Bahçeli müstakil evler, okul, hastane, kilise, tiyatro, spor tesisleri, ortak çamaşırhaneler tek tek inşa edildi. Amaç, çalışanların iş dışında da güvenli, düzenli ve sosyal bir yaşam sürmesini sağlamaktı.

ELEKTRİK BİLE ÜCRETSİZDİ

Dönemine göre oldukça ileri bir anlayışla tasarlanan şehirde dikkat çeken uygulamalardan biri de enerji sistemi oldu. Adda Nehri'nin gücüyle çalışan hidroelektrik santralinden elde edilen elektrik, işçi evlerine ücretsiz ulaştırıldı. O yıllarda elektriğin birçok yerleşim yerinde bile bulunmadığı düşünüldüğünde, bu uygulama dönemin en modern sosyal projelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

HER MESLEK GRUBUNA ÖZEL EV TASARLANDI

Crespi d'Adda yalnızca konutlardan oluşmuyordu. Kent planlamasında sosyal hiyerarşi de dikkate alındı. İşçiler, ustabaşları, yöneticiler, doktorlar ve din görevlileri için farklı büyüklük ve mimaride evler tasarlandı. Böylece şehir, üretim düzeniyle sosyal yaşamın iç içe geçtiği planlı bir sanayi yerleşimine dönüştü.

Restorasyonda tarihi hazine bulundu: Duvarın arkasından servet değerinde altın çıktı!
Restorasyonda tarihi hazine bulundu: Duvarın arkasından servet değerinde altın çıktı!
İçeriği Görüntüle

"DOĞUMDAN ÖLÜME KADAR" DÜŞÜNÜLMÜŞ BİR YAŞAM MODELİ

Crespi ailesinin geliştirdiği sistem, yalnızca üretimi artırmayı değil, çalışanların tüm yaşamını kapsayan bir düzen oluşturmayı hedefliyordu. İşçiler eğitimden sağlığa, sosyal yaşamdan barınmaya kadar pek çok ihtiyacını aynı yerleşim alanında karşılayabiliyordu. Uzmanlara göre bu model, bir yandan çalışanların yaşam standartlarını yükseltirken diğer yandan iş gücünü fabrikaya bağlı tutmayı amaçlayan dönemin "şirket kasabası" anlayışının en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

ARADAN 150 YILA YAKIN ZAMAN GEÇTİ... HÂLÂ AYAKTA

Bugün Crespi d'Adda'daki tarihi evlerin büyük bölümünde yaşam devam ediyor. Yaklaşık bir buçuk asır önce kurulan şehir, özgün mimarisini büyük ölçüde korumayı başardı. Sanayi Devrimi'nin en iyi korunmuş yerleşimlerinden biri kabul edilen Crespi d'Adda, hem tarih meraklılarının hem de mimarlık araştırmacılarının ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

UNESCO KORUMASI ALTINDA

Tarihi ve mimari değeri nedeniyle Crespi d'Adda, 1995 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi. Uzmanlar, bu yerleşimin yalnızca bir fabrika çevresinde kurulan işçi kasabası olmadığını; sanayileşme döneminin sosyal, ekonomik ve mimari anlayışını günümüze taşıyan en bütüncül örneklerden biri olduğunu belirtiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ