Toplum Çalışmaları Enstitüsü Araştırma ve Veri Analizi Direktörü Yağmur Uzunırmak, 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesinde yaşanan olağanüstü göç hareketinin yalnızca geçici bir yer değiştirme olmadığını belirterek, “Bu tablo, bölgenin demografik ve sosyal yapısında uzun vadeli bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayımladığı kapsamlı analiz, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yaşanan nüfus hareketliliğinin boyutlarını gözler önüne serdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri esas alınarak hazırlanan çalışmaya göre, depremden etkilenen 11 ilde 2023 yılı net göçü 293 bin 121 kişi olarak kaydedildi. Bu rakam, önceki yılların ortalamasının yaklaşık 5,2 katına karşılık geliyor.
DEPREM YILI GÖÇTE KIRILMA NOKTASI OLDU
Yağmur Uzunırmak, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmede, deprem yılı hariç tutulduğunda aynı illerde yıllık ortalama net göçün yaklaşık 55 bin 970 kişi olduğunu hatırlattı.
“2023’te yaşanan bu olağanüstü artış, klasik iç göç dinamiklerinden tamamen farklı. Deprem, nüfus hareketliliğinde açık bir kırılma yarattı ve bunun etkileri kısa sürede ortadan kalkacak gibi görünmüyor” dedi.
GÖÇÜN YÜZDE 75’İ BÖLGE DIŞINA
Araştırmaya göre 2023 yılında deprem bölgesindeki 11 ilden toplam 739 bin 485 kişi göç etti. Bu nüfusun yalnızca 179 bin 528’i yine depremden etkilenen illere yöneldi. Uzunırmak, bu verinin önemine dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Göç edenlerin sadece yüzde 24,3’ü bölge içinde kaldı. Büyük çoğunluk, deprem bölgesinin dışına çıktı. Bu durum, afet sonrası geri dönüş beklentilerinin sanılandan daha zayıf olabileceğini gösteriyor.”
EN FAZLA GÖÇ VEREN İLLER: HATAY, MALATYA, KAHRAMANMARAŞ
Mutlak göç eden kişi sayısına bakıldığında en fazla nüfus kaybı yaşayan illerin Hatay, Malatya ve Kahramanmaraş olduğunu belirten Uzunırmak, şu bilgileri paylaştı:
-
Hatay: 164 bin 247 kişi
-
Malatya: 102 bin 621 kişi
-
Kahramanmaraş: 82 bin 119 kişi
“Bu rakamlar, nüfusuna oranla bakıldığında da ciddi bir demografik boşalmaya işaret ediyor. Bu kayıp, yalnızca geçici bir dalgalanma olarak görülmemeli” diye konuştu.
GÖÇ BÜYÜKŞEHİRLERE YÖNELDİ
Göç eden nüfusun yöneldiği şehirlerin dikkat çekici olduğunu belirten Uzunırmak, dağılımın yalnızca coğrafi yakınlıkla açıklanamayacağını söyledi.
Hatay’dan göç edenlerin:
-
%11,2’si Ankara’ya
-
%9’u Mersin’e
-
%8,5’i İstanbul’a
-
%7,7’si Antalya’ya
-
%4,6’sı Adana’ya
Malatya’dan göç edenlerin:
-
%11,2’si Ankara’ya
-
%10,9’u Elazığ’a
-
%10,8’i İstanbul’a
Kahramanmaraş’tan göç edenlerin ise ağırlıklı olarak Ankara, Gaziantep ve İstanbul’u tercih ettiğini aktaran Uzunırmak, şu yorumu yaptı:
“Bu tablo, büyükşehirlerin sunduğu iş, barınma ve sosyal imkânların göç kararlarında belirleyici olduğunu gösteriyor.”
GÖÇ, TÜM TÜRKİYE’Yİ ETKİLEYEN BİR SÜRECE DÖNÜŞTÜ
Uzunırmak, depremin etkisinin yalnızca yıkımın yaşandığı illerle sınırlı kalmadığını vurgulayarak, göçün ülke genelinde zincirleme sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
“Deprem sonrası göç alan bazı şehirlerde kira fiyatlarının hızla yükselmesi, depremzedeler için ikinci bir mağduriyet alanı yarattı. İnsanlar canlarını kurtardı ama bu kez barınma kriziyle karşı karşıya kaldı.”
BÜTÜNCÜL POLİTİKA ÇAĞRISI
Yağmur Uzunırmak, depremzedelere yönelik politikaların yalnızca afet bölgesini değil, göç edilen şehirleri de kapsaması gerektiğini vurguladı:
“Kira destekleri, barınma yardımları ve sosyal uyum programları hem deprem bölgesinin yeniden kalkınması hem de göç etmek zorunda kalan yurttaşların yeni hayatlarını kurabilmesi için hayati önem taşıyor. Deprem, etkisini tüm Türkiye’ye yaymış bir toplumsal olgu hâline geldi.”









