Suriye’de yakından takip edilen Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi arasındaki kritik görüşmenin sonuçsuz kaldığı açıklandı. Ateşkesin geleceği ve silahlı yapıların entegrasyonu başlıklarıyla gerçekleştirilen temasların, taraflar arasındaki görüş ayrılıkları nedeniyle olumsuz tamamlandığı bildirildi.

"BEKLENTİLERİ KARŞILAMADI"

PYD’li terörist Foza Yusuf, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Mazlum Abdi ile Ahmed Şara arasındaki temasların herhangi bir uzlaşıyla sonuçlanmadığını ifade etti. Elebaşı Yusuf, görüşmelerin sahadaki sorunları çözecek bir noktaya ulaşamadığını savundu.

"KOBANİ VE HASEKE TALEBİ ANLAŞMADA YOKTU"

Terörist Foza Yusuf, Şam yönetiminin görüşmeler sırasında yeni talepler gündeme getirdiğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Hükümet, Kobani ve Haseke’yi direnmeden teslim etmemizi istiyor. Bu, yapılan anlaşmada yer almıyordu.”

Trump'tan Norveç'e mektup: 'Nobel vermediniz, artık barışı düşünmek zorunda değilim'
Trump'tan Norveç'e mektup: 'Nobel vermediniz, artık barışı düşünmek zorunda değilim'
İçeriği Görüntüle

Bu talebin kabul edilemez olduğunu ileri süren Yusuf, görüşmelerin tıkanmasının temel nedenlerinden birinin bu yaklaşım olduğunu dile getirdi.

ATEŞKES VE ENTEGRASYON BAŞLIKLARINDA ANLAŞMAZLIK YAŞANDI

Suriye’de HTŞ yönetiminin lideri Ahmed Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında yapılan görüşmenin, özellikle entegrasyon ve ateşkesin uygulanması konularında derin görüş ayrılıkları nedeniyle sonuçsuz kaldığı belirtiliyor. Taraflardan görüşmeye ilişkin ortak bir açıklama yapılmazken, sürecin belirsizliğini koruduğu değerlendirilirken Mazlum Abdi'nin Şam'dan ayrıldığı bildirildi.

NE OLMUŞTU?

Suriye’nin doğusunda haftalarca süren yoğun çatışmaların ardından, SDG ile Şam yönetimi 18 Ocak Pazar günü bir ateşkes anlaşmasına imza atmıştı. Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından duyurulan 14 maddelik mutabakat, Fırat Nehri’nin doğusunda SDG’nin kontrolünde bulunan bölgelerin kademeli olarak merkezi yönetime devredilmesini öngörüyordu.

Anlaşma kapsamında tarafların karşılıklı olarak saldırıları durdurması, SDG'nin belirli bölgelerden çekilmesi ve Şam yönetiminin idari kontrolü devralması planlanmıştı. Mutabakatın aynı zamanda yerel yönetimlerin korunmasını, entegrasyon sürecinin belirli bir takvimle yürütülmesini ve sivillerin güvenliğinin teminat altına alınmasını hedeflediği belirtilmişti. Bu anlaşma, bölgedeki gerilimi azaltmak adına önemli bir adım olarak değerlendirilmiş ancak uygulama sürecinde yaşanan anlaşmazlıklar taraflar arasındaki gerilimi yeniden tırmandırmıştı. Söz konusu anlaşmanın maddeleri şöyle:

Suriye Hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesi ve yeniden konuşlanma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri oluşumlarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi.

Deyr ez-Zor ve Rakka valiliklerinin tam ve derhal idari ve askeri olarak Suriye Hükümetine devredilmesi. Bu, tüm sivil kurum ve tesislerin devrini ve mevcut çalışanların Suriye devletinin ilgili bakanlıkları bünyesinde kadroya alınmasını (kalıcı hale getirilmesini) sağlayan kararnamelerin derhal çıkarılması

Haseke Valiliği'ndeki tüm sivil kurumların Suriye devleti kurumlarına ve idari yapılarına entegre edilmesi.

Suriye Hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönüşünü sağlamak amacıyla bölgedeki tüm sınır kapıları, petrol sahaları ve gaz sahalarının kontrolünü devralacak ve koruma düzenli ordu güçleri tarafından sağlanacaktır; bu süreçte Kürt bölgelerinin özel durumu göz önünde bulundurulacaktır.

Tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin, gerekli güvenlik soruşturmalarının ardından "bireysel" bazda Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapılarına tam entegrasyonu; buna göre askeri rütbeleri, mali hakları ve lojistik ihtiyaçları karşılanacaktır.- SDG liderliği, eski rejim kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve kuzeydoğu Suriye bölgelerinde bulunan eski rejim kalıntısı subayların listelerini sağlamayı taahhüt eder.

Siyasi katılım ve yerel temsilin bir garantisi olarak, Haseke Valisi pozisyonunu üstlenecek bir adayın atanmasına dair bir başkanlık kararnamesi çıkarılması.

Kobani şehrinden ağır askeri varlığın çekilmesi, şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün oluşturulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı yerel bir polis gücünün muhafaza edilmesi.

IŞİD tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve bu tesislerin güvenliğinden sorumlu güçlerin, Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi amacıyla entegre edilmesi.

Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla merkezi devlet yapısı içerisindeki üst düzey askeri, güvenlik ve sivil pozisyonları üstlenmek üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.

Kürt kültürel ve dil haklarının tanınmasını sağlayan ve kayıt dışı/vatansız kişiler (kimliksizler) ile önceki on yıllardan biriken mülkiyet hakları talepleri de dahil olmak üzere bekleyen hak temelli ve sivil sorunların çözümünü öngören 2026 tarihli ve 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin memnuniyetle karşılanması.

SDG, egemenliği ve bölgesel istikrarı sağlamak amacıyla, Suriyeli olmayan tüm PKK liderlerinin ve üyelerinin Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışına çıkarılmasını taahhüt eder. Suriye devleti, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak için Amerika Birleşik Devletleri ile koordinasyon içinde, Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (IŞİD) mücadeleyi sürdürmeyi taahhüt eder.

Afrin ve Şeyh Maksud bölgesi sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakatlar üzerinde çalışılması.

Kaynak: HABER MERKEZİ