Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen “kent uzlaşısı” davasında bugün karar duruşması için Silivri’de yargılandı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcıları Turan Taşkın Özer ve Sezgin Tanrıkulu’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçi ve partili katıldı.

Esenyurt Belediye Baskani Ahmet Ozer Adliyeye Sevk Edildi

MAHKEMEDEN ALTI YIL ÜÇ AY HAPİS CEZASI

“Kent uzlaşısı” davası kapsamında “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla yedi yıl altı aydan 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Ahmet Özer hakkında mahkeme, altı yıl üç ay hapis cezası verilmesine hükmetti.

AHMET ÖZER BERAATİNİ TALEP ETTİ

Ahmet Özer, esas hakkındaki savunmasında yöneltilen suçlamaların tamamen dayanaksız olduğunu belirterek beraatini istedi. Akademisyen, siyasetçi ve CHP’li belediye başkanı kimliğiyle yıllardır kamuoyunun önünde bulunduğunu ifade eden Özer, iddianamenin somut delillere değil varsayımlara dayandığını savundu.

Bakan Kurum deprem konutları ödemelerini açıkladı
Bakan Kurum deprem konutları ödemelerini açıkladı
İçeriği Görüntüle

Savunmasında, soruşturma ve yargılama sürecinde ileri sürülen iddiaların mahkeme huzurunda geçerliliğini yitirdiğini dile getiren Özer, buna rağmen savcılığın mütalaasında aynı iddiaların tekrarlandığını söyledi. Yaklaşık 255 gün tutuklu kaldığını hatırlatan Özer, bu sürenin herhangi bir somut delile dayanmadığını ve ağır bir hak ihlali oluşturduğunu kaydetti.

“İMRALI GÜNLÜKLERİ” VE DİNLEME KAYITLARI VURGUSU

İddianamede yer alan ve kamuoyunda “İmralı günlükleri” olarak bilinen dijital belgeye de değinen Ahmet Özer, Abdullah Öcalan ya da herhangi bir heyetle hiçbir temasının bulunmadığını belirtti. Demokratik özerklik gibi bir projeye katkı sunduğu iddiasını da reddeden Özer, doğruluğu kanıtlanmamış bir metinde adının geçmesinin suç delili sayılamayacağını söyledi.

Telefon dinlemelerine ilişkin iddiaların bağlamından koparıldığını ifade eden Özer, iki ay boyunca yapılan dinlemelerde yüzlerce görüşme arasından yalnızca iki konuşmanın seçildiğini, bunların da bir hemşeri sohbeti ve taziye görüşmesi olduğunu kaydetti. Bu konuşmalara örgütsel anlam yüklenmesini akla ve mantığa aykırı olarak niteledi.

HTS kayıtlarına dayalı suçlamalara da değinen Özer, 13 yıllık iletişim kayıtlarının incelendiğini, akademisyen ve siyasetçi kimliği gereği çok sayıda kişiyle görüşmesinin doğal olduğunu belirterek görüşülen bazı kişilerin adli kaydının bulunmasının örgüt üyeliği isnadı için yeterli olamayacağını vurguladı.

“DOSYADA TEK BİR SOMUT DELİL YOK”

Savunmasının sonunda dosyada kendisini silahlı terör örgütüyle ilişkilendiren doğrudan ve kesin tek bir delil bulunmadığını belirten Ahmet Özer, tüm suçlamaların varsayım ve yorumdan ibaret olduğunu ifade ederek beraat talebini yineledi.

Kaynak: Haber Merkezi