AfD'nin "remigrasyon" olarak adlandırdığı göçmenlerin geri gönderilmesi politikalarını savunan Höcke, Almanya'daki Türk toplumunun kültürel olarak asimile olmadığını öne sürerek, geçmişte göçmen nüfusunun azaltılması gerektiğini savundu. Höcke'nin ayrıca, Almanya'da yaşayan yabancılar için yaşam koşullarının "daha rahatsız edici hale getirilmesi" gerektiğini söylediği aktarıldı.

TÜRKLERİ HEDEF ALAN SÖZLER
Almanya'da yaklaşık 3 milyon kişilik nüfusuyla ülkenin en büyük göçmen topluluklarından birini oluşturan Türkler, uzun süredir aşırı sağın hedefindeki gruplar arasında yer alıyor.
Höcke'nin açıklamalarında, Türklerin Alman toplumuna yeterince entegre olmadığını iddia ettiği ve göç politikalarının daha sert hale getirilmesini savunduğu belirtildi. Açıklamalar, AfD'nin son yıllarda sıkça gündeme getirdiği "remigrasyon" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Höcke, açıklamalarında Almanya'nın eski Başbakanı Helmut Kohl döneminde uygulanan "geri dönüş teşvik programını" örnek göstererek, o dönemde Alman hükümetinin ülkedeki Türk nüfusunu azaltmayı hedeflediğini savundu. Kohl'un "Almanya'daki Türklerin sayısını önemli ölçüde azaltmalıyız" görüşünü benimsediğini öne süren Höcke, Türklerin kültürel olarak asimile olmadığını ve asimile olmak istemediğini iddia etti.
Aşırı sağcı siyasetçi, 1980'li yıllarda yürürlüğe giren geri dönüş teşvik programına atıfta bulunarak, Almanya'dan ayrılmayı kabul eden misafir işçi ailelerine 10 bin Alman Markı, her çocuk için ise ek 1.000 Alman Markı ödeme yapıldığını hatırlattı. Höcke, büyük ölçüde Türk işçileri hedef alan bu program kapsamında yaklaşık 150 bin misafir işçinin Almanya'dan ayrılarak ülkelerine döndüğünü belirterek, dönemin politikasını olumlu bir örnek olarak gösterdi.

AFD'NİN YÜKSELİŞİ SÜRÜYOR
Almanya iç istihbarat birimleri tarafından aşırı sağcı eğilimleri nedeniyle yakından takip edilen AfD, özellikle ülkenin doğu eyaletlerinde önemli bir siyasi güç haline gelmiş durumda. Björn Höcke ise partinin en radikal isimlerinden biri olarak gösteriliyor. Thüringen'deki AfD yapılanması, Alman makamları tarafından aşırı sağcı bir oluşum olarak sınıflandırılıyor.
2024 yılında Thüringen eyalet seçimlerinde birinci çıkan AfD, İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'da bir eyalet seçiminden birinci çıkan ilk aşırı sağ parti olarak tarihe geçmişti.

ALMANYA'DA TEPKİLER BÜYÜYEBİLİR
Höcke daha önce de Nazi dönemiyle ilgili açıklamaları, göçmen karşıtı söylemleri ve kullandığı ifadeler nedeniyle birçok kez kamuoyunun tepkisini çekmişti. Alman mahkemeleri ve siyasetçiler tarafından "aşırı sağcı" ve "faşist eğilimli" olarak nitelendirilen Höcke'nin son açıklamalarının da ülkedeki göç ve entegrasyon tartışmalarını yeniden alevlendirmesi bekleniyor.
Özellikle Türk toplumunu doğrudan hedef alan söylemler, Almanya'daki göçmen örgütleri ve insan hakları kuruluşları tarafından yakından takip edilirken, AfD'nin yaklaşan seçimler öncesinde göç karşıtı söylemlerini daha da sertleştirdiği yorumları yapılıyor.




