Soruşturmada yeni ifade! Şüpheli İpek M. savcılıkta konuştu: Mehmet Akif Ersoy uyuşturucu getirdi
Soruşturmada yeni ifade! Şüpheli İpek M. savcılıkta konuştu: Mehmet Akif Ersoy uyuşturucu getirdi
İçeriği Görüntüle

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ankara'da Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Suriye'deki son gelişmeleri değerlendiren Bakan Fidan, SDG'nin tutumunun bölge istikrarının önündeki en büyük engel olduğunu belirtti. Diplomatik temasların sürdüğü esnada Suriye ordusu, Halep'te PKK/YPG kontrolündeki bölgelere yönelik nokta operasyonları başlattı.

BAKAN FİDAN SURİYE HÜKÜMETİNİN SDG İLE TEMASLARINI DEĞERLENDİRDİ

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriyeli mevkidaşı ile Paris'te yaptığı görüşmenin detaylarını ve bölgedeki üçlü görüşme trafiğini şu sözlerle aktardı:

"Değerli arkadaşlar, bildiğiniz üzere 6 Ocak'ta Ukrayna konulu toplantı vesilesiyle bulunduğum Paris'te Suriye Dışişleri Bakanı Sayın Şeybani ile bir araya gelmiştik. Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen üçlü görüşmelerin seyrini kendisiyle ele almıştık. Ayrıca Suriye hükümetinin geçen hafta SDG ile gerçekleştirdiği temasları etraflıca değerlendirmiştik. Türkiye olarak temennimiz bölgedeki hassasiyetleri dikkate alan ve Suriye'ye istikrar getirecek bir mutabakata varılmasıdır."

"SDG'NİN TERÖRE VE AYRILIKÇILIĞA ARTIK VEDA ETMESİ GEREKMEKTEDİR"

Halep'te sivillere yönelik saldırılara dikkat çeken Fidan, SDG'nin mevcut tutumunun bölge gerçeklerine aykırı olduğunu ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

"Öte yandan Halep'te sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırılar SDG'nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmış ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açmıştır. Gelinen noktada SDG'nin elindekileri her ne pahasına olursa olsun koruma ısrarı Suriye'nin huzur ve istikrarına kavuşmasının önündeki en büyük engeldir. Bu uzlaşmaz tavır Suriye'nin ve bölgemizin gerçeklerine aykırıdır. SDG'nin teröre ve ayrılıkçılığa artık veda etmesi gerekmektedir."

"TÜRKİYE BÖLGEMİZDE BARIŞIN, İSTİKRARIN VE GÜVENLİĞİN GARANTİSİ OLMAYA DEVAM EDECEKTİR"

Türkiye'nin ulusal güvenlik önceliklerine ve bölgedeki rolüne değinen Bakan Fidan, sözlerine şöyle devam etti:

"Değerli arkadaşlar, bölgemizin barışa ve refaha her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır ve Türkiye bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin garantisi olmaya devam edecektir. Bu hedef doğrultusunda sorumlu, ilkeli ve yapıcı bir dış politika izlemeye devam edeceğiz. Biliyorsunuz ulusal güvenliğimiz açısından Suriye'deki olayların seyri bizim için fevkalade önemlidir. Çok yakından takip ediyoruz. Gerekli bölgesel ve uluslararası ortaklarımızla da bir koordinasyon ve irtibat halindeyiz. Şimdi birinci sorudan başlayacak olursak geçen gün de ifade etmiştim. Bizim görmek istediğimiz istikrar ve bölgesel barış. Bunun dışında bir hedefimiz yok."

"İSRAİL BÖLÜNMEDEN VE KAOSTAN BESLENEN BİR GÜVENLİK STRATEJİSİNE SAHİP"

İsrail'in bölgedeki stratejilerini eleştiren ve Suriye'nin toprak bütünlüğünü vurgulayan Fidan, şu ifadeleri kullandı:

"Fakat İsrail'in bölgedeki yayılmacılığı bu vizyonun tersine bir tablo ortaya çıkartmakta. Özellikle bölünmeden, kaostan ve zayıflıktan beslenen bir güvenlik stratejisi sahipler. Bunun değişmesi lazım. Dolayısıyla biz Suriye, Amerika ve İsrail arasında yürütülen görüşmelerin bölgenin lehine, Suriye'nin toprak bütünlüğüne, güvenliğine, istikrarına olacak şekilde neticelenmesini temenni ediyoruz, teşvik ediyoruz. Yakından takip ediyoruz. Gerektiğinde direkt müdahil olmaktan da, çekinmiyoruz. Tarafların hepsiyle konuşma konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Çünkü vizyonumuz çok net, şeffaf. Cumhurbaşkanımız bunu defalarca ifade ettiler. Bizim hiç kimsenin toprağında gözümüz yok. Hiç kimsenin de hiç kimsenin toprağında, bölgede gözünün olmaması lazım. İsrail herkesin hakkına, hukukuna riayet ettiği sürece, Filistinlilere devletini verdiği sürece orada da bir sıkıntı yok. Ama, eee, onun yerine bölgede böl, parçala, yut politikalarının yüzyıllar önce tekrar uygulamaya konmuş politikaların tekrar uygulanmaya konmasının kimseye bir faydası yok. Biz bunları yakından takip ediyoruz."

"SDG'NİN İSRAİL'İN BÖL PARÇALA YÖNET POLİTİKASINA BİR AKTÖRE DÖNÜŞMESİ TESADÜF DEĞİL"

Halep'te yaşanan olayların arka planını ve SDG ile İsrail arasındaki ilişkiyi değerlendiren Fidan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Şimdi, son birkaç gündür devam eden Halep'teki olaylar, maalesef son bir yıldır uyardığımız, tekrar tekrar defaatle dile getirdiğimiz hususun tecelli etmesi. SDG'nin zamana oynamak yerine bölgede sahici bir kendi ülkesinde entegrasyon sürecini hayata geçirmeye başlamış olsaydı, bunların hiçbirini biz görmeyecektik. Bunun yerine bulunduğu her yerde taviz vermeden kalalım menfaatimizi ilerletelim anlayışı maalesef ve maalesef kimseye fayda getirmiyor. Şu anda Suriye hükümeti kurulundan bu yana bir yıldan biraz fazla bir süre geçmiştir. Artık kendi yaralarını sarmakta, terörle mücadele kapasitesini daha da ileri taşımakta ve belli konularda halkına artık hizmet götürmektedir. Şimdi zaman ulusal birlik zamanıdır. SDG'nin bu noktada üzerine düşeni yapması lazım. Fakat onun yerine İsrail'le bir koordinasyon içerisinde, İsrail'in bölgemizde yürüttüğü böl, parçala, yönet politikasına bir aktöre dönüşmesi de maalesef, tesadüf değil. Biz Yemen'de olanı, Somaliland'de olanı, Sudan'da olanı ve Suriye'de olanların hepsini artık aynı perspektiften, aynı mercekten görmeye başladık. Bu bizim kendi stratejik değerlendirmemiz. Zaten biliyorsunuz Filistin'deki bölünmeyi ve işgali devam ettiren bir yapı var. Aynı işgali Lübnan'da da derinleştirmeye yönelik bir çaba var. İslam dünyasının kendisini tam toparlama aşamasına geçtiği bir sürede, terörle mücadeleyi, IŞİD'i geride bırakmaya başladığı bir süreçte, bölgede istikrarın, refahın ve bütünleşmenin oluşacağı bir dönemde, başka bir aklın ayrılıkçı faaliyetleri desteklemeyi gündemde tutması ve bunların hepsini bir zihinle koordine etme çabası da tabii ki dikkatlerimizden kaçmıyor."

"SDG UNSURLARININ ŞEYH MAKSUD VE EŞREFİYE MAHALLELERİNDEN ÇEKİLMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ"

Bakan Fidan, Halep'teki durumun normalleşmesi için atılması gereken adımları şu sözlerle özetledi:

"Bizim gördüğümüz şu. Evvelce varılan mutabakatlarda uygun şekilde SDG unsurlarının Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinden çekilmesi ve bu mahallelerin ağır silahlardan arındırılması, hükümetin görev ve sorumluluklarını şehrin tamamında yerine getirebileceği bir ortamın hayat bulması suretiyle Halep'teki durumun normalleşmesini temenni ediyoruz."

SURİYE ORDUSU HALEP'TE PKK/YPG MEVZİLERİNE OPERASYON BAŞLATTI

Ankara'daki bu açıklamalar sırasında sahadaki sıcak çatışmalar da devam etti. Suriye ordusu, SDG adını kullanan PKK/YPG'nin Halep'te işgalinde tuttuğu Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerindeki mevzilerine nokta operasyonlar başlattı. Mahallelerde yaşayan sivillerin tahliye işlemlerinin durmasının ardından, önceden belirlenen ve sivillerin uzak durmasının istendiği terör örgütü hedefleri havan atışlarıyla vuruldu. Terör örgütünün karşılık vermesiyle bölgedeki çatışmaların yeniden yoğunlaştığı bildirildi.

HALEP MERKEZİNDEKİ ÇATIŞMALARDA SİVİL KAYIPLAR YAŞANDI VE EĞİTİME ARA VERİLDİ

Halep kent merkezinde 6 Ocak'ta başlayan PKK/YPG saldırılarında 1 asker ve 5 sivil hayatını kaybederken, 31 kişi yaralandı. Suriye ordusu, PKK/YPG ile temas hatlarına onlarca tank ve zırhlı personel taşıyıcı sevk etti. Çatışmalar nedeniyle kent merkezinde resmi kurumlardaki çalışmalar durduruldu, okullar ve üniversitelerde eğitime ara verildi. Ayrıca Halep Uluslararası Havalimanı'ndaki uçuşlar askıya alındı. Terör örgütü PKK/YPG'nin aynı gün akşam saatlerinde Süryan Mahallesi'nde bir okul ve hastaneye saldırı düzenlediği öğrenildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ