Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde uluslararası diplomasinin merkezine dönüşecek. 36. NATO Zirvesi kapsamında 32 müttefik ülkenin liderleri başkentte buluşurken, çok sayıda davetli lider, yaklaşık 100 bakan, üst düzey diplomat ve uluslararası kuruluş temsilcisi de zirveye katılacak. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki güvenlik dengeleri, savunma harcamaları ve NATO'nun geleceğine ilişkin stratejik kararların ele alınacağı zirve, son yılların en kritik toplantılarından biri olarak görülüyor. Türkiye'nin 2004 İstanbul Zirvesi'nin ardından ikinci kez ev sahipliği yapacağı organizasyon için başkentte geniş güvenlik önlemleri alınırken, dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin gazetecinin zirveyi takip etmesi bekleniyor.
“NATO’DA EN ÖNEMLİ HUSUS SUBAY!”
Peki değişen küresel dengeler ışığında Türkiye'nin NATO içindeki rolü ne olacak? Türkiye bu süreçte nasıl bir strateji izlemeli? Emekli Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada, NATO’da en önemli hususun subay olduğuna dikkat çekti. Karakuş, “NATO'da görevlendirdiğiniz subaylar NATO'yu size hizmet ettirir. İyi görevlendirmezseniz NATO size hizmet ettirir. Bakın şimdi bazıları NATO'dan çekilelim falan diyenler çok oluyor. Tabii bu kolay bir şey. Yani sırtında küfe yoksa tabii ki kolay bir durum da ama şimdi düşünün NATO'dan çekilmiş bir Türkiye'nin karşısında Kıbrıs'ın tamamen NATO'ya girdiğini ve Yunanistan NATO birlikteliğini düşünün Türkiye'ye karşı. Bunları hiç düşünmeden görüşen, konuşan insanlar var. Sizin NATO'da güçlü olmak için bir defa subaylarınız önemli mevkileri kapacak şekilde bir yerde gelişmiş olacak. O noktaları elde eden subaylarınız vasıtasıyla Türkiye'nin de işlemler daha rahat yaptırabilirsiniz” değerlendirmesinde bulundu.
“2032’YE KADAR 40 KAAN ÜRETİLMİŞ OLUR!”
Korgeneral Karakuş, konuşmalarını şu sözlerle tamamladı:
“Tabii Türkiye'nin silahlı kuvvetlerinin gücünü birçok ülke biliyor. O nedenle bir de malumunuz şimdi KAAN konusunda da Amerika Birleşik Devletleri 80 tane F16 motoru veriyor. 40 tane KAAN üretimi söz konusu olacak. Daha önce 10 tane verilmişti. Onlarla beraber aşağı yukarı 40 uçağın üretimi söz konusu ki aşağı yukarı benim değerlendirmem işte 2032’lere kadar 40 KAAN uçağı üretilmiş olur. Böyle bir ortam içerisinde Türkiye yani hem havacılık ve uzay konusunda hem de diğer konularda kara kuvvetleri ve deniz kuvvetleri konusunda özellikle savunma sanayisine mecburen daha önce yediği ambargolar nedeniyle artık kararlı bir şekilde devam etmek istiyor. Bu ortam içerisinde de işte NATO M olursa o NATO M'de de bir yerde Rusya, Çin ve İran birlikleriyle karşı bir güç oluşturma peşinde Amerika Birleşik Devletleri. Burada da kullanmak istediği Türkiye. Yani kendimizi kullandırmamak ve kullanmak istiyorsa NATO'da güçlü olmamız lazım.”




