Türkinform mikrofonunu bu kez geçim mücadelesi veren vatandaşlara uzattık. “Asgari ücretle bir ay hayatta kal” adlı hayalî bir yarışma üzerinden yönelttiğimiz soru, hayat pahalılığının günlük yaşama etkisini bir kez daha ortaya koydu.
Röportajımıza katılanların büyük bölümü 28 bin TL ile ay sonunu göremeyeceğini söyledi. Özellikle kiracılar, çocuklu aileler ve emekliler; gelirin büyük kısmının daha ilk günlerde zorunlu harcamalara gittiğini anlattı.
“BİRİNCİ GÜN ELENİRDİM”
Mikrofonumuza konuşan bir vatandaş, yarışmadan daha ilk gün eleneceğini belirterek “28 bin lirayla geçinmek mümkün değil” dedi.
Ankara’nın Nallıhan ilçesinde yaşadığını söyleyen vatandaş, küçük bir ilçede bulunmasına rağmen geçinmekte zorlandığını anlattı. Sağlık ihtiyacı nedeniyle Ankara merkezine yaptığı tek bir yolculuğun dahi bütçesini sarstığını belirten vatandaş, “Diş tedavisi için gelip gitmem 2 bin lirayı buluyor” ifadelerini kullandı. Başka bir katılımcı da market, kira ve faturalar hesaba katıldığında paranın birkaç gün içinde tükeneceğini söyledi.

DÖRT ÇOCUKLU ANNEDEN “ÜÇÜNCÜ GÜN” CEVABI
Dört çocuğunun da eğitim gördüğünü söyleyen bir anne, yarışmadan üçüncü gün eleneceğini belirtti. Market alışverişi ve evin zorunlu ihtiyaçlarının bütçeyi kısa sürede tükettiğini anlatan vatandaş, çocuklarının her istediğini alamadığını söyledi.
“Birini alırsak diğerini alamıyoruz. Çocukların ihtiyaçları zaten 20 bin lirayı buluyor; asgari ücretin neredeyse tamamı gidiyor” diyen anne, çocuklarının geleceğine ilişkin endişe duyduğunu dile getirdi.
Eşinin inşaat sektöründe çalıştığını belirten vatandaş, artan fiyatlar nedeniyle aile bütçesini dengelemenin her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti.
“30 BİN LİRA KİRA, 28 BİN LİRA MAAŞ”
Röportajımızda en fazla öne çıkan sorunlardan biri konut kiraları oldu. Bazı vatandaşlar, asgari ücretin tamamının kiraya dahi yetmediğini belirterek yarışmada en fazla bir hafta dayanabileceklerini söyledi.
“Maaş 28 bin lira, ev kirası 30 bin lira. Elektrik ve suyu da ekleyince gider 35 bin lirayı buluyor. İnsan bu şartlarda nasıl geçinsin?” diyen bir katılımcı, sekizinci günü göremeyeceğini belirtti.
25 bin lira kira ödediğini söyleyen başka bir vatandaş ise elindeki paranın yalnızca barınmaya yettiğini anlattı. “Marketten iki parça ürün aldım, 500 lira tuttu. Bu parayla ancak bir hafta dayanabilirim” sözleriyle yaşadığı sıkıntıyı dile getirdi.

“İLK DAKİKADA ELENİRDİM”
Mikrofonumuza verilen en dikkat çekici cevaplardan biri, “İlk dakikada elenirdim, günü bile yok” oldu. Kira, akaryakıt ve gıda fiyatlarına dikkat çeken vatandaş; peynirden zeytine, sucuktan temel market ürünlerine kadar her şeyin pahalandığını söyledi.
Gelirin büyük bölümünün doğrudan kiraya gittiğini belirten katılımcı, “Paranın 20 bin lirasını kiraya verdikten sonra geriye ne kalıyor? Hiçbir şey” dedi.
Bazı emekliler de asgari ücretin altında gelirle yaşamaya çalıştıklarını belirterek kendilerinin yarışmadan beşinci ya da altıncı gün eleneceğini söyledi.
“ÇOCUKLU VE KİRADA OLAN NE YAPSIN?”
Vatandaşlar, tek başına yaşayanlarla çocuklu ailelerin harcamalarının aynı değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Bir katılımcı, kendisinin sınırlı ihtiyaçlarla idare edebileceğini ancak evi kirada ve çocukları olan ailelerin çok daha ağır şartlarla karşılaştığını söyledi.
“Ben bir şekilde idare ederim ama çoluğu çocuğu olan, kirada yaşayan ne yapsın? Aldığı para zaten kiraya gidiyor. Ne yiyecek, ne içecek?” ifadelerini kullandı.
Borçların da maaş daha hesaba yatar yatmaz geliri tükettiğini söyleyen başka bir vatandaş, “Maaşı alınca borçlara veriyorum; ikinci ya da üçüncü gün para bitiyor” dedi.

MARKETTE “EN UCUZUNU BULMA” MÜCADELESİ
Türkinform mikrofonuna konuşan vatandaşlar, market alışverişinde artık ihtiyaç duydukları üründen önce fiyatına baktıklarını anlattı.
Peynir, yumurta, et ve şarküteri ürünlerinin fiyatlarına dikkat çeken bir emekli, “Ne alabiliyoruz ki? Peynirin kilosu 400 lira olmuş. En ucuzunu, kırıntılı olanını bulmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Pastırma ve et gibi ürünleri alamadığını söyleyen başka bir vatandaş ise temel gıdaya ulaşmanın dahi zorlaştığını belirtti. Marketlerde etiketlerin sürekli değiştiğini savunan katılımcılar, fiyatların daha sıkı denetlenmesini istedi.
“İSTERSE 18 BİN LİRAYLA DA İDARE EDER”
Röportajımızda çoğunluktan farklı düşünen vatandaşlar da oldu. Bir katılımcı, insanın harcamalarını kontrol ederek 18 bin lirayla bile yaşayabileceğini savundu.
İnancının kendisine güç verdiğini belirten vatandaş, yarışmadan elenmeyeceğini söyledi. Fiyatlardan memnun olmadığını kabul eden katılımcı, ekonomik sıkıntıların yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde yaşandığını ifade etti. Başka bir vatandaş ise insanların yalnızca asgari ücretle geçinemeyeceğini, ayakta kalabilenlerin ev sahibi olmak veya ek gelir elde etmek gibi farklı imkânlara sahip olabileceğini söyledi.



