Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Serdar Sertçelik’e ait olduğu öne sürülen buluntu telefonun delil niteliğine ve emniyet içindeki iddialara odaklanan Bora Kaplan, kendisine yönelik suçlamaların kurgu olduğunu savundu. Mahkeme, dosyaya ilişkin incelemeleri sürdürürken duruşmaya 8 Haziran'da devam edilmesine karar verdi.
"DOSYA BAŞTAN SONA KUMPAS"
Savunmasında hakkındaki iddiaları reddeden Bora Kaplan, dosyanın en başından itibaren müşteki polislerin beraatini sağlamak amacıyla kurgulandığını iddia etti. Özellikle Serdar Sertçelik’in telefonundaki içeriklerin sürece uygun olarak düzenlendiğini öne süren Kaplan, savcılık aşamasındaki tanık ve sanık ifadelerinde oynama yapıldığını savundu. Söz konusu kurgunun hukuki süreç üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Kaplan, tüm bu verilerin aslında mahkemeyi yanıltmaya yönelik birer komplo olduğunu iddia etti. Bu noktada adaletin tecellisi için delillerin yeniden gözden geçirilmesini ve dosyaya eklenen şüpheli belgelerin incelenmesini talep etti.

EMNİYET VE KORUMA TAHSİSLERİNE İLİŞKİN İDDİALAR
Kaplan, emniyet teşkilatı içerisinde kendisine karşı yürütülen sürecin detaylarına dair çarpıcı iddialarda bulundu. Bazı isimlerin lehine haber yapan gazetecilere koruma tahsis edildiğini ve emniyetin bir nevi özel güvenlik şirketine dönüştürüldüğünü iddia eden Kaplan, gözaltı sürecinde yaşadığı bazı görüşmeleri mahkeme heyetiyle paylaştı. Özellikle polislerle irtibatı olduğu öne sürülen Nurullah Özgür Kopuk üzerinden yapılan işlemlerin tamamen kişisel çıkarlara dayandığını ileri sürdü. Kaplan, emniyet bünyesindeki bu alışılagelmişin dışındaki uygulamaların, davanın tarafsızlığını zedelediğini vurgulayarak durumun detaylıca araştırılmasını istedi.
15 TEMMUZ VE SİYASİ İLİŞKİLER SORUSU
Duruşma savcısının, Kaplan'ın geçmişte dile getirdiği "hedef gösterilme" iddialarına ilişkin sorusu üzerine, 15 Temmuz gecesine dair görüntüler nedeniyle isminin bazı siyasi figürlerle anıldığını hatırlattı. Kaplan, bahsi geçen bürokratlarla herhangi bir görüşmesi veya özel irtibatı olmadığını, o isimleri yalnızca o gece farklı lokasyonlarda gördüğünü beyan etti. Bu iddiaların kendisini kasten hedef göstermek için ortaya atıldığını ifade eden Kaplan, geçmişte de bu tip yakıştırmaların davanın seyrini değiştirmek için kullanıldığını savundu. Kendisine yönelik suçlamaların tamamının bu tarz kurgusal bağlantılarla güçlendirilmeye çalışıldığını bir kez daha dile getirdi.
DİJİTAL DELİLLER VE FİZİKİ İNCELEME TALEBİ
Duruşmada yalnızca sanık beyanları değil, delil incelemelerine dair usul tartışmaları da öne çıktı. Önder Polat'ın avukatı, buluntu telefonun nerede muhafaza edildiğinin ve üzerinde fiziki bir inceleme yapılıp yapılmayacağının netleştirilmesini talep etti. Jandarma raporunda telefonun dijital verilerinin incelemeye alındığını ancak fiziki cihazın akıbetinin belirsiz olduğunu belirten avukat, materyal delilin korunması konusunda endişelerini dile getirdi. Mahkeme heyeti, tarafların bu yöndeki taleplerini değerlendirmeye alarak duruşmayı 8 Haziran Pazartesi gününe erteledi.




