MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı'nın Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. 20 Ekim 2026 tarihinde alınan kararın Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatleri açısından önemli olduğunu belirten Bahçeli, Mavi Vatan doktrininin uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hakların korunması doğrultusunda ilerlediğini vurguladı. Türkiye'nin geçmişte Libya'ya ulaşmakta ciddi güçlüklerle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Bahçeli, bugün gelinen noktaya dikkat çekti. Trablusgarp'tan Mavi Vatan'a uzanan tarihsel süreci değerlendiren MHP lideri, Türkiye'nin denizlerdeki varlığının milli güvenlik, egemenlik hakları ve bölgesel menfaatler bakımından taşıdığı önemi dile getirdi. Bahçeli, açıklamasında mutabakatın yalnızca Türkiye-Libya ilişkileri bakımından değil, Akdeniz'de huzur ve istikrarın korunması ile Avrupa'nın enerji arz güvenliği açısından da katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Bahceli Aciklama-1

LİBYA MUTABAKATI YENİ BİR AŞAMAYA ULAŞTI

Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026 tarihli onayıyla yeni bir aşamaya ulaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, söz konusu gelişmeye ilişkin değerlendirmesinde mutabakatın hukuki ve siyasi zeminine dikkat çekti. Bahçeli, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin korunması açısından mutabakatın önem taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Mavi Vatan doktrini, uluslararası hukuktan doğan meşru hak ve menfaatlerimiz istikametinde emin, kararlı ve hukuki bir zeminde ilerlemektedir. 2019 yılında Türkiye ile Libya arasında imzalanarak yürürlüğe giren Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı, 20 Ekim 2026 tarihinde Libya Temsilciler Meclisi tarafından da onaylanarak yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Bu karar, mevcut mutabakatın hukuki ve siyasi zeminini pekiştirirken Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerinin dayanağını da güçlendiren önemli bir gelişme olmuştur."

"TRABLUSGARP'TAN MAVİ VATAN'A UZANAN TARİHİ YÜRÜYÜŞ"

Bahçeli, açıklamasında Türkiye'nin denizlerdeki konumunu tarihsel bir çerçevede ele aldı. 1911 yılında başlayan Trablusgarp Savaşı sırasında Osmanlı Devleti'nin Libya'ya asker ve mühimmat ulaştırmakta yaşadığı güçlükleri hatırlatan Bahçeli, Türkiye'nin bugün Akdeniz'deki varlığına dikkat çekti. MHP lideri, bir asırdan fazla zaman içinde yaşanan değişimi Türkiye'nin diplomatik kapasitesi ve milli iradesi üzerinden değerlendirdi. Geçmişte Libya'ya ulaşmanın yollarının arandığını, bugün ise Türkiye'nin deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunduğunu belirtti. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugünkü Türkiye'yi anlamanın yolu, dünün Türkiye'sini hatırlamaktan geçmektedir.

1911'de Trablusgarp'ta vatan toprağını savunmak için deniz aşırı bir mücadele vermek zorunda kalan; İtalyan donanmasının Akdeniz'deki üstünlüğü karşısında Libya'ya asker ve mühimmat ulaştırmakta büyük güçlükler yaşayan bir Türkiye'den, bugün Akdeniz'de harp gemileriyle varlık gösteren, deniz yetki alanlarını uluslararası hukuk temelinde savunan ve milli haklarını hem sahada hem de masada kararlılıkla koruyan bir Türkiye'ye ulaşılmıştır. Bir asır önce denizlere ulaşamamanın ağır bedelini ödeyen Türkiye, bugün denizlerdeki varlığını milli güvenliğinin, egemenlik haklarının ve bölgesel menfaatlerinin ayrılmaz bir unsuru haline getirmiştir."

Bahçeli, Türkiye'nin geçmişi ile bugünü arasındaki farkı ortaya koyarken denizlerdeki varlığın yalnızca askeri bir konu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. MHP lideri, deniz yetki alanlarının korunmasını milli güvenlik ve egemenlik haklarıyla ilişkilendirdi.

Turkiye Libya Meb 2

"TARİH DEĞİŞTİ, ŞARTLAR DEĞİŞTİ, TÜRKİYE GÜÇLENDİ"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Trablusgarp'tan Mavi Vatan'a uzanan süreci Türkiye'nin diplomatik ve siyasi kapasitesindeki değişimin göstergesi olarak nitelendirdi. Bahçeli, Türkiye'nin bugün Akdeniz'de kendi haklarını savunan, kendi rotasını belirleyen ve geleceğine yön veren bir ülke konumunda olduğunu ifade etti. Açıklamasında geçmişte Libya'ya ulaşmak için verilen mücadele ile günümüzdeki deniz politikaları arasında bağlantı kurdu. Bahçeli, söz konusu değişimi şu sözlerle anlattı:

"Trablusgarp'tan Mavi Vatan'a uzanan bu tarihi yürüyüş Türkiye'nin ufkunun, diplomatik kudretinin ve milli iradesinin de nasıl güçlendiğinin açık bir göstergesidir. Dün Trablusgarp'a ulaşmanın yollarını arayan Türkiye'den, bugün Akdeniz'de kendi hak ve hukukunu savunan, kendi rotasını belirleyen ve kendi geleceğine yön veren Türkiye'ye… Tarih değişmiş, şartlar değişmiş, Türkiye güçlenmiştir."

Bahçeli'nin açıklamasında, Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruma yaklaşımının tarihsel gelişimi ön plana çıktı. MHP lideri, Mavi Vatan doktrinini Türkiye'nin geçmişinden gelen birikimi, uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları ve gelecek hedefleriyle ilişkilendirdi.

"MAVİ VATAN TARİHİ MİRASIMIZIN İFADESİDİR"

Bahçeli, Mavi Vatan doktrininin Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının korunması açısından önem taşıdığını belirtti. Denizlerde güçlü olmanın devletin hareket alanını genişlettiğini ifade eden MHP lideri, deniz yetki alanlarının korunmasını geleceğin güvence altına alınmasıyla ilişkilendirdi. Bahçeli, açıklamasında Mavi Vatan doktrinine ilişkin değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:

"Mavi Vatan Türkiye'nin tarihi mirasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru haklarının ve güçlü Türkiye idealinin ifadesidir. Denizlerde güçlü olmak, devletin ufkunu genişletmek; milli haklara sahip çıkmak, istikbali güvence altına almaktır."

TÜRKİYE-LİBYA İLİŞKİLERİ VE AKDENİZ'DE İSTİKRAR MESAJI

MHP lideri Devlet Bahçeli, Libya ile imzalanan mutabakatın iki ülke arasındaki ilişkilerle sınırlı olmayan sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Açıklamasında Akdeniz'in huzur ve istikrarı, bölgesel güvenlik ve Avrupa'nın enerji arz hatlarına ilişkin değerlendirmelere yer verdi. Bahçeli, mutabakatın bölgesel etkilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

Türkiye’nin koruyucu aile modeli Özbekistan’da da uygulanıyor
Türkiye’nin koruyucu aile modeli Özbekistan’da da uygulanıyor
İçeriği Görüntüle

"Bu gelişme Türkiye-Libya münasebetlerinin güçlenmesinin ötesinde, Akdeniz'in huzur ve istikrarına, gönül ve kültür coğrafyamızın güvenliğine ve Avrupa'nın enerji arz hatlarının daha güvenli hale gelmesine katkı sağlayabilecek bir adımdır."

MHP lideri, Türkiye'nin Akdeniz'deki varlığının huzur, istikrar ve karşılıklı menfaatlerin korunmasına hizmet etmesi gerektiğini de belirtti. Bahçeli, bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle dile getirdi:

"Türkiye'nin Akdeniz'deki varlığı; huzurun, istikrarın ve karşılıklı menfaatlerin teminatı olmalıdır."

BAHÇELİ'DEN LİBYALI YETKİLİLERE TEŞEKKÜR

Devlet Bahçeli, açıklamasının sonunda Mavi Vatan doktrininin bugünkü aşamaya ulaşmasında emeği bulunanlara teşekkür etti. Libya tarafında mutabakata imza atan yasama ve yürütme makamlarındaki yetkililerin katkılarını da anan Bahçeli, bölgenin huzuru ve istikrarı ile barış içinde bir gelecek hedefini öne çıkardı. Bahçeli, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

"Mavi Vatan doktrinimizin bugünlere ulaşmasında emek verenlere; Libya tarafında ise bölgenin huzuru, istikrarı ve insanlığın barış içinde geleceği adına söz konusu mutabakata imza atan yasama ve yürütme makamlarındaki tüm yetkililere takdir ve teşekkürlerimi iletiyorum."

Kaynak: HABER MERKEZİ