Seçmen sandık başında kararını neye göre veriyor? Ekonomi, adalet, güvenlik, eğitim yoksa adayın kendisi mi? Türkinform olarak Ankara sokaklarında vatandaşlara bu soruyu yönelttik. Kimi adaleti, kimi güvenliği ve ekonomiyi ön plana çıkarırken bazıları adayın yönetim tecrübesine dikkat çekti. Verilen yanıtlar, seçmenlerin farklı önceliklerini ortaya koydu.
“ADALET OLMAYAN BİR ÜLKEDE YAŞANMAZ”
Röportajımıza katılan bazı vatandaşlar, seçimlerde oy kullanırken en fazla adalete önem verdiklerini belirtti.
Bir genç, adaletin olmadığı bir toplumda eşitliğin ve kuralların anlamını yitireceğini düşündüğünü söyledi.
“Adaletin olmadığı bir ülkede yaşayamaz ki kimse. Adalet olmayan bir ülkede yasalar olmaz, kurallar olmaz, eşitlik olmaz.”
Adaletin kendisi için neden bu kadar önemli olduğu sorulduğunda ise ülkedeki mevcut duruma ilişkin eleştirilerde bulundu.
Genç, kadınların sokaklarda rahat yürüyemediğini düşündüğünü belirterek suç ve cezalandırma konularında da kaygı duyduğunu ifade etti.
“Sokaklarda rahat yürüyemiyor kadınlar. Suçlular elini kolunu sallıyor.”
Bir başka vatandaş ise seçimlerde güvenlik ve adaletin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Adaydan daha çok, güvenliğimin ve adaletin sağlanacağını düşündüğüm kişiye oy vermeyi tercih ederim” diyen vatandaş, güven duymadığı bir adayı desteklemek istemeyeceğini belirtti.
Başka bir vatandaş da adaletin yalnızca seçim dönemlerinde değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında önemli olduğunu vurguladı.
“Adaletsiz yaşanılacak bir dünya, dünya değil.”
Vatandaşların bu açıklamaları, adaletin bazı seçmenler açısından siyasi tercihlerini belirleyen temel ölçütlerden biri olduğunu ortaya koydu.
“GÜVENLİK YOKSA HİÇBİR ŞEY YAPILMAMALI”
Röportajda güvenliği ilk sıraya koyan vatandaşlar da oldu.
Bir genç, seçimlerde kararını en fazla güvenlik konusunun etkilediğini belirterek insanların kendilerini güvende hissetmelerinin önemli olduğunu söyledi.
“Kesinlikle güvenlik belirliyor. Çünkü bir işte güvenlik olmazsa bence o iş yapılmamalı.”
Türkiye'de kendisini güvende hissedip hissetmediği sorulduğunda ise olumsuz yanıt verdi.
“Bence güvenli bir ülkede yaşamıyoruz abla.”
Günlük yaşamda yaşandığını düşündüğü gerginliklere dikkat çeken genç, sokakta karşılaştığı bazı kişilerin kavga etmeye yatkın davrandığını öne sürdü.
Bir başka genç de kadınların sokakta rahat hareket edemediğini düşündüğünü belirterek güvenlik konusundaki kaygılarını dile getirdi.
Güvenliği öncelikli gören vatandaşların yanıtlarında, günlük yaşamda hissedilen güven duygusunun seçim tercihlerinde etkili olduğu görüldü.

“20 YILDIR YÖNETİYOR”: ADAYIN TECRÜBESİNE ÖNEM VERENLER DE VAR
Seçimlerde adayın kendisini ve yönetim tecrübesini ön planda tutan vatandaşlar da görüşlerini paylaştı.
Bir vatandaş, ülkenin yönetim biçiminin ve mevcut düzenden duyduğu memnuniyetin seçim kararında etkili olduğunu belirtti.
“Adayın kendisiyle yönetim şekli de önemli.”
Mevcut yönetime desteğini dile getiren vatandaş, uzun süredir aynı yönetim anlayışını tercih ettiğini söyledi.
“20 senedir bundayız. Ben bundan geldim, bundan giderim. Kimse bu parayla beni satın alamaz.”
Güvenlik konusunu da değerlendiren vatandaş, mevcut koşullardan memnun olduğunu ifade etti.
Bir başka vatandaş ise seçimlerde en önemli ölçütün kendisi için tecrübe olduğunu söyledi.
“Her zaman bende tecrübe önde geliyor.”
Desteklediği siyasi liderin deneyimine güvendiğini belirten vatandaş, oy tercihini değiştirmeyi düşünmediğini ifade etti.
Bu yanıtlar, bazı seçmenlerin ekonomik veya toplumsal sorunlardan önce adayın yönetim geçmişine ve tecrübesine önem verdiğini gösterdi.
“KİM GELİRSE GELSİN DEĞİŞECEK BİR ŞEY YOK”
Röportajda seçimlere ilişkin karamsar görüşler dile getiren vatandaşlar da vardı.
Bir vatandaş, ekonomi, adalet, güvenlik ve eğitim gibi bütün başlıkların önemli olduğunu ancak adayların seçim öncesi söylemleriyle göreve geldikten sonraki uygulamalarının farklılaşabildiğini düşündüğünü belirtti.
“Bunların hepsi belirliyor. Ama ilk etapta bize hoş görünen, o koltuğa oturduktan sonra gerçek yüzünü gösteriyor.”
Siyasi değişimin günlük yaşamda önemli bir farklılık yaratacağına inanmadığını söyleyen vatandaş, şu ifadeleri kullandı:
“O yüzden seçime kim gelirse gelsin değişecek bir şey olduğunu düşünmüyorum.”
Bir başka vatandaş ise seçimlerde yalnızca tek bir konuya odaklanılmaması gerektiğini belirtti.
“Bunların hepsinin belirlemesi lazım. Belirli bir şarta bağlı kalacaksak zaten işimiz yaş.”
Bu açıklamalar, seçimlerde adayların vaatlerine duyulan güvenin ve farklı politika alanlarının birlikte değerlendirilmesinin de önem taşıdığını gösterdi.
“EKONOMİ, ADALET VE GÜVENLİK BİR BÜTÜNDÜR”
Seçim tercihlerinde birden fazla konunun etkili olduğunu söyleyen vatandaşlar da oldu.
Bir vatandaş, ekonomi, adalet, sağlık, eğitim ve güvenliğin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.
“Bunların hepsi bir bütündür. Bunlardan birini çıkarırsak seçimin bir anlamı kalmıyor.”
Vatandaş, ekonomik koşulların kendi kararında önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
“Maddiyat biraz daha etkiliyor.”
Ekonomik refahın, ülkenin geleceğine ilişkin beklentilerle bağlantılı olduğunu savunan vatandaş, geçmişte verilen mücadelelerin ardından gelecek nesillerin daha iyi koşullarda yaşaması gerektiğini düşündüğünü anlattı.
Bir başka vatandaş ise adalet ve ekonominin seçim kararında birlikte etkili olduğunu belirtti.
Adalet sistemine ilişkin eleştirilerde bulunan vatandaş, suç ve ceza uygulamalarında eşitlik sağlanması gerektiğini savundu.
“Hak, eşit bir adalet olmalı. Suçluya gerçek suçunun cezasını vermek gerekir.”
Vatandaşın açıklamalarında ekonomik koşulların yanı sıra hukuk ve adalet sistemine duyulan güvenin de siyasi tercihlerde etkili olduğu öne çıktı.

“EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİ, BEN DE BİR ÖĞRENCİYİM”
Röportajımızda eğitim konusunu ön plana çıkaran bir öğrenci ise seçimlerde hem adalete hem de eğitim politikalarına önem verdiğini söyledi.
“Adalet tabii ki de. Adalet olmayan yerde hiçbir şey dönmez çünkü. Hem de tabii eğitim çok önemli, ben de bir öğrenciyim.”
Eğitim sistemindeki sınav odaklı yaklaşımı eleştiren öğrenci, bireylerin farklı yeteneklerinin yeterince desteklenmediğini düşündüğünü ifade etti.
“Çok fazla sınav var ve insanları gerçekten tek bir sınava tabi tutuyorlar.”
Öğrenci, özellikle sanata ilgi duyan gençlerin desteklenmesi gerektiğini savundu.
“Sanatçı olmak isteyen bir insan desteklenmiyor.”
Resimle ilgilendiğini ancak çalışmalarının yeterince değer görmediğini düşündüğünü belirten öğrenci, bir eser üzerinde uzun süre emek harcamasına rağmen karşılığını alamadığını anlattı.
“Bir portreye ya da bir resme iki ay uğraşıyorum. İnsanlar onu çok ucuza alıyorlar.”
Öğrencinin açıklamaları, eğitim politikalarının yalnızca sınav başarısı üzerinden değil, gençlerin ilgi alanları ve yetenekleri açısından da değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin görüşleri gündeme taşıdı.
“ADAYIN GÖRÜŞÜNDEN ÇOK, NE YAPACAĞINA BAKARIM”
Röportajımızda adayın siyasi kimliğinden çok uygulayacağı politikalara önem verdiğini söyleyen bir vatandaş da vardı.
Vatandaş, seçimlerde adayın siyasi görüşünden ziyade vergi ve eğitim alanındaki planlarını değerlendirdiğini belirtti.
“Adayın kendisinin siyasi görüşüyle alakalı çok da bir talebim olmaz.”
Vergi indirimleri ve eğitime ayrılacak bütçelerin kendisi için önemli olduğunu söyleyen vatandaş, siyasi tercihlerini adayların somut politikaları üzerinden şekillendirdiğini ifade etti.
Ankara sokaklarından gelen yanıtlar, seçmenlerin siyasi tercihlerini farklı öncelikler üzerinden değerlendirdiğini gösterdi. Kimi için güvenli bir yaşam, kimi için ekonomik koşullar, kimi içinse adil bir düzen ve nitelikli eğitim öne çıktı.
Peki sizin bir seçimde kararınızı en çok ne belirliyor?




