Arakanlı Müslümanların yaşadığı kamplarda incelemelerde bulunan Fidan, Türkiye'nin yardım kuruluşlarının 2017'den beri sunduğu sağlık ve lojistik destekleri yerinde gözlemleyerek, bu insani krizin kalıcı çözümü için uluslararası toplumla stratejik iş birliği vurgusu yaptı.

FİDAN'DAN İNSANLIK DRAMINA KARŞI BİRLİK VURGUSU
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin nerede bir ihtiyaç sahibi varsa oraya ulaştığını belirterek, Arakanlı mültecilerin yaşadığı zorlukların sadece yerel bir mesele olmadığını, küresel vicdanın bir sınavı olduğunu ifade etti. Türkiye'nin yardımlarının bu dramı hafifletmek için hayati önem taşıdığını hatırlatan Fidan, Cumhurbaşkanı'nın mazlumlara yönelik hassasiyetinin altını çizdi.

TÜRKİYE'NİN YARDIM KURULUŞLARI SAHADA
Kamptaki Türk kurumlarının faaliyetlerini takdir eden Fidan; TİKA, AFAD, Kızılay ve Türkiye Diyanet Vakfı gibi teşkilatların zor şartlar altında özveriyle çalıştığını belirtti. Sağlık Bakanlığı tarafından işletilen Türkiye-Bangladeş İnsani Yardım Hastanesi'ndeki sağlık personeliyle bir araya gelen Bakan Fidan, binlerce kilometre uzakta yürütülen bu "muazzam" insani faaliyetlerin önemine dikkat çekti.

KÜRESEL DİPLOMASİYLE KALICI ÇÖZÜM ARAYIŞI
Sadece yerinde inceleme yapmakla kalmayıp siyasi ve stratejik düzeyde çözüm odaklı bir yaklaşım izlediklerini belirten Fidan, kamplardaki durumu geçici bir yardım statüsünden çıkarıp kalıcı bir çözüme ulaştırmak istediklerini açıkladı. Bu hedefe ulaşmak için uluslararası toplumun katılımının şart olduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye'nin bu konuda öncü rol oynamaya devam edeceğini belirtti.

BANGLADEŞ HÜKÜMETİNE MİSAFİRPERVERLİK TEŞEKKÜRÜ
Bangladeş hükümetinin mültecilere kucak açma konusundaki tutumunu takdirle karşılayan Fidan, Türkiye'nin Suriyeli mülteciler konusunda edindiği tecrübeyi hatırlatarak iki ülkenin benzer bir sorumluluğu paylaştığını ifade etti. İklim şartlarının ve zorlu yaşam koşullarının iyileştirilmesi sürecinde Bangladeş ile sürekli diyalog halinde olduklarını kaydeden Fidan, insani yardımın en önemli diplomasi aracı olduğunu bir kez daha gösterdi.




