Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye ile Libya arasında 2019'da imzalanan deniz yetki alanlarının belirlenmesine ilişkin mutabakat muhtırasını kabul etmesini değerlendirdi. Belçika'nın başkenti Brüksel'deki temasları kapsamında Anadolu Ajansı muhabirine konuşan Fidan, anlaşmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen dış politikanın bir sonucu olduğunu belirtti. Mutabakatın hukuki ve siyasi açıdan meşru olduğunu vurgulayan Fidan, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de istikrar ve barışı hedeflediğini söyledi.

Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı ile güvenliği görüştü-1

“BU, TÜRK DİPLOMASİSİNİN BİR BAŞARISI”

Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019 tarihli mutabakat muhtırasını kabul etmesine ilişkin konuşan Fidan, süreci uzun süredir yakından takip ettiğini belirtti. Söz konusu gelişmeyi Türkiye'nin dış politika yaklaşımı çerçevesinde değerlendiren Fidan, gelinen noktanın diplomatik açıdan önemli olduğunu ifade etti. Fidan, anlaşmanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen dış politikanın bir başarısı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

Irak hükümetinden PKK açıklaması: "Türkiye ile üst düzey koordinasyon"
Irak hükümetinden PKK açıklaması: "Türkiye ile üst düzey koordinasyon"
İçeriği Görüntüle

“Gerçekten gelinen nokta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen dış politika kapsamında bir diplomasi başarısıdır.”

Anlaşmanın Türk dış politikasının temel yaklaşımına uygun biçimde şekillendiğini belirten Fidan, mutabakatın barış ve istikrarı desteklediğini, taraflar arasında kazan-kazan esasına dayandığını söyledi. Türkiye ile Libya arasındaki güven ilişkisinin önemine dikkat çeken Fidan, “Tabii burada Libyalı kardeşlerimizin Türkiye'ye olan güveni ve Doğu Akdeniz'e gelecek olan istikrar fevkalade önemli” dedi.

Turkiye Libya Meb 2

ANLAŞMAYA TEPKİ GÖSTEREN ÜLKELERE YANIT

Bakan Fidan, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları mutabakatına tepki gösteren ülkelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Ülkelerin anlaşmaya yönelik tutumlarının farklı nedenlere dayandığını belirten Fidan, mutabakatın meşruiyetinin tartışma konusu yapılmasına karşı çıktı. Fidan, anlaşmaya yönelik itirazlarla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Bunların biz neden tepki gösterdiğini de biliyoruz. Bazıları tepki göstermeleri gerektiği için tepki gösteriyorlar. Bazılarının gerçekten bu konuyla ilgili stratejik problemleri var. Ama bu, gerek hukuksal açıdan gerek siyasal açıdan son derece meşru bir anlaşmadır. Bunu tartışmaya gerek yok.”

Fidan'ın açıklamasında, anlaşmaya yönelik tepkilerin arkasındaki siyasi ve stratejik nedenlere dikkat çekilirken Türkiye'nin mutabakatın meşruiyetine ilişkin tutumu da açık biçimde ortaya konuldu.

“2019'DAN İTİBAREN GEÇERLİ BİR ANLAŞMA OLARAK GÖRÜYORDUK”

Libya Temsilciler Meclisi'nin aldığı kararın hukuki niteliğine de değinen Fidan, Türk hukukçuların değerlendirmesine göre mutabakatın teknik açıdan 2019'dan bu yana yürürlükte olduğunu belirtti. Fidan, Mecliste gerçekleştirilen işlemin yeni bir onaylama sürecinden ziyade kabul niteliği taşıdığını ifade ederek şöyle konuştu:

“(Libya Temsilciler) Mecliste yapılan ise bir kabul işlemi oldu esas itibarıyla, bir onaylama işlemi değil, bizim hukukçularımıza göre. Biz 2019'dan itibaren bunu zaten geçerli bir anlaşma olarak görüyorduk.”

Fidan, bu gelişmeyi Türk diplomasisinin başarısı olarak değerlendirdi. Türkiye'nin benzer diplomatik kazanımlar elde etmeyi sürdürmesini temenni eden Bakan Fidan, ülkenin Akdeniz politikasındaki hedeflerini de açıkladı. Fidan, “İnşallah buna benzer başarılarımızı halkımıza yaşatmaya devam edeceğiz. Bizim amacımız her yerde olduğu gibi Akdeniz'de de istikrarı, barışı, huzuru, mutluluğu getirmek. Bunun dışında da diplomasimizin bir amacı yok” dedi.

BRÜKSEL'DE YOĞUN DİPLOMASİ TRAFİĞİ

Hakan Fidan, Brüksel ziyaretinde yalnızca Libya mutabakatını değil, Türkiye'nin Belçika, NATO ve Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini de değerlendirdi. Ziyaret kapsamında Belçika hükümetiyle ikili ilişkiler, NATO ile iş birliği, Türkiye-AB ilişkileri ve Belçika'da yaşayan Türk vatandaşlarını ilgilendiren konular ele alındı. Fidan, Belçika'daki temaslarının yoğun geçtiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Hem Belçika hükümetiyle olan ikili ilişkilerimiz hem NATO ile ilişkiler hem AB ile olan ilişkiler hem buradaki vatandaşlarımız, sivil toplum örgütleriyle ilgili konuları merkeze alan çok yoğun bir mesai geçirdik.”

Belçikalı mevkidaşıyla ikili ve bölgesel ilişkileri değerlendirdiklerini aktaran Fidan, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin katılımıyla Türkiye-Belçika Dışişleri, Adalet ve İçişleri Bakanları görüşmesinin de gerçekleştirildiğini belirtti. Görüşmelerde üç bakanlığın görev alanına giren konuların ve bunlarla bağlantılı diğer meselelerin ele alındığını kaydeden Fidan, 2016'dan bu yana yürütülen 3+3 platformunun faydalı bir mekanizma olduğunu vurguladı. Fidan, Belçika Kraliçesi Mathilde'nin Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyareti de hatırlattı. Kraliçe Mathilde'nin geniş bir ekonomi ve ticaret heyetiyle Türkiye'ye geldiğini belirten Fidan, ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını ifade etti. Bakan Fidan, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Büyük bir ekonomi, ticaret heyetiyle beraber. Bu tabii ikili ilişkileri başka bir seviyeye taşıdı açıkçası ve onun üstüne de biz bina ederek gidiyoruz” dedi.

Rutte-1

NATO GENEL SEKRETERİ RUTTE İLE GÖRÜŞTÜ

Brüksel'deki temasları kapsamında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile de bir araya gelen Fidan, görüşmede Türkiye-NATO ilişkilerinin yanı sıra ittifakın gündemindeki önemli başlıkların ele alındığını aktardı. Fidan'ın verdiği bilgiye göre görüşmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde temmuz ayında gerçekleştirilen NATO Ankara Zirvesi'nin ardından alınan kararların takibi değerlendirildi. Rusya-Ukrayna Savaşı, Körfez bölgesi, NATO'yu ilgilendiren kurumsal meseleler ve kriz bölgelerindeki gelişmeler de görüşmenin gündeminde yer aldı.

TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL KRİZLER MASADA

Fidan, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile yaptığı görüşmede Türkiye-AB ilişkilerini ve bölgesel gelişmeleri ele aldıklarını söyledi. Görüşmede, iki taraf arasındaki ilişkilerde yaşanan tıkanıklıkların nasıl aşılabileceği üzerinde duruldu. Rusya-Ukrayna Savaşı, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı'ndaki gelişmeler, enerji sorunları ve Karadeniz'deki gerginlik nedeniyle dünya piyasalarına ulaşamayan tahıl ürünleri de gündeme geldi. Fidan, görüşmenin içeriğini şu sözlerle anlattı:

“Türkiye-AB ilişkileri, tıkanma noktaları nasıl aşılabilir? AB-Türkiye tarafından yakın takip edilen bölgesel ve küresel konular var. Yine Rusya-Ukrayna Savaşı, Hürmüz Boğazı, Babulmendeb Boğazı ve bundan kaynaklı enerji problemleri. Karadeniz'deki gerginlikten dolayı bir türlü dünya piyasalarına çıkmayan tahıl ürünleri, bunlar ne olacak, nasıl yapacağız, onlara ne tür çözümler getireceğiz? Türkiye-AB ilişkilerindeki tıkanan noktalar, ilerleyen noktalar, bunların da bir muhasebesini yaptık.”

Ursula Von Der Leyen

VON DER LEYEN İLE TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ ELE ALINDI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile de uzun bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye-AB ilişkilerinin mevcut durumu ve geleceği kapsamlı biçimde değerlendirildi. Türkiye'nin AB adaylık statüsü ile ticari ve siyasi ilişkilerinin ele alındığını belirten Fidan, taraflar arasında düzenli temasların sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Fidan, Türkiye-AB ilişkilerinin ilerletilmesi için planlı ve sürekli görüşmelerin önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Çok önemli konular var, ticari ve siyasi konular var. Bizim mevcut statümüzle ilgili konular var, adaylık statüsüyle ilgili konular. Bunlar için nitelikli, planlı, ısrarlı görüşmelerin devam etmesi elzem.”

Kaynak: AA