İnşaatlarda yıllardır uygulanan bazı pratik yöntemler, ilk bakışta işleri kolaylaştırsa da yapının dayanıklılığı açısından ciddi soru işaretleri yaratabiliyor. Bunlardan biri de beton veya harç karışımına bulaşık deterjanı eklenmesi. Harca eklendiğinde karışımın daha kolay yayıldığı ve mala ile daha rahat işlenebildiği görülen deterjanın, aslında betonun yapısında önemli bir değişikliğe neden olabileceği belirtiliyor. Peki birkaç damla deterjan nasıl oluyor da betonun dayanıklılığı üzerinde etkili olabiliyor?
HARCI KOLAYLAŞTIRIYOR AMA BEDELİ AĞIR OLABİLİR
Bulaşık deterjanlarının içerisinde bulunan yüzey aktif maddeler, suyun yüzey gerilimini düşürerek karışımın daha rahat yayılmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle deterjan eklenen harç daha akışkan, daha esnek ve işlenmesi daha kolay bir kıvama gelebiliyor. Özellikle mala ile uygulama sırasında bu durum ustanın işini kolaylaştırıyor. Ancak sorun, karışımın içine kontrolsüz şekilde hava kabarcıklarının girmesiyle başlıyor. Deterjanın köpürtücü etkisi nedeniyle harç içerisinde çok sayıda küçük hava boşluğu oluşabiliyor. Karışım sertleştiğinde ise bu boşlukların bir bölümü betonun yapısında kalabiliyor.
ASIL TEHLİKE BETON SERTLEŞİNCE ORTAYA ÇIKIYOR
İlk bakışta daha yumuşak ve kolay sürülen bir harç, uygulama sırasında avantaj gibi görünebilir. Fakat betonun temel özelliklerinden biri olan dayanım söz konusu olduğunda tablo değişiyor. Betonun içerisinde bulunan hava boşluklarının miktarı arttıkça, malzemenin taşıma kapasitesi ve basınç dayanımı olumsuz etkilenebiliyor. Amerikan Beton Enstitüsü (ACI), hava boşluklarının hacmindeki her yüzde 1'lik artışın, belirli dayanım aralığındaki betonlarda basınç dayanımını yaklaşık yüzde 5 azaltabileceğini belirtiyor. Bu nedenle betonun içine kontrolsüz biçimde hava sokan yöntemler, özellikle taşıyıcı sistemlerde büyük önem taşıyor.
“BİRAZ DETERJAN NE YAPABİLİR Kİ?” DEMEYİN
Yöntemin tehlikesi de tam olarak burada ortaya çıkıyor. Deterjanın miktarı, karışımın oranları, kullanılan çimento ve agrega, su miktarı, karıştırma şekli ve betonun hangi amaçla kullanılacağı sonucu doğrudan etkileyebilir. Dolayısıyla “Az miktarda deterjan kesinlikle betonu çürütür” şeklinde genelleme yapmak doğru olmadığı gibi, deterjanın beton için zararsız olduğunu düşünmek de doğru değil. Özellikle yapının yük taşıyan bölümlerinde, betonun özelliklerinin rastgele yöntemlerle değiştirilmesi ciddi risk oluşturabilir.
KOLON VE KİRİŞLERDE RİSK DAHA BÜYÜK
Uzmanlık gerektiren en kritik nokta ise taşıyıcı elemanlar. Kolon, kiriş, temel ve döşeme gibi yapının yük taşıma sisteminin parçası olan bölümlerde kullanılacak beton ve harçların belirlenmiş teknik özelliklere uygun olması gerekiyor. Bu tür bölümlerde ev tipi bulaşık deterjanı gibi amacı beton katkısı olmayan ürünlerle karışımın özelliklerini değiştirmek yerine, ilgili standartlara uygun ve amacı bu olan katkı maddelerinin kullanılması gerekiyor. Sözcü'nün haberinde de deterjan katkılı harcın taşıyıcı elemanlarda kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor.
PEKİ NEDEN BAZI USTALAR BU YÖNTEME BAŞVURUYOR?
Cevabı oldukça basit: İşlenebilirlik. Harcın daha rahat yayılması, mala ile daha kolay şekil alması ve yüzeye daha rahat tutunması uygulamayı hızlandırabiliyor. Bu nedenle bazı geleneksel uygulamalarda deterjan benzeri maddelerin kullanıldığı biliniyor. Ancak bir karışımın kolay uygulanması, onun yapı açısından doğru olduğu anlamına gelmiyor. İnşaatta “kolay sürülüyor” ile “yeterince dayanıklı” aynı şey değil.
KONTROLLÜ HAVA İLE KONTROLSÜZ HAVA AYNI DEĞİL
Burada önemli bir ayrıntı daha bulunuyor. Betonda hava bulunması tek başına her zaman kötü bir şey değil. Beton teknolojisinde hava sürükleyici katkılar, belirli koşullarda kontrollü ve hesaplanmış miktarda mikroskobik hava kabarcıkları oluşturmak için kullanılıyor. Özellikle donma-çözülme etkilerine maruz kalan betonlarda bu kontrollü hava sistemi dayanıklılığı artırabiliyor. Ancak burada kritik fark şu; Kontrollü hava sürükleme ile rastgele şekilde hava kabarcığı oluşturmak aynı işlem değil. Kullanılan katkının türü, miktarı, hava kabarcıklarının boyutu ve dağılımı ile betonun tasarımı birlikte değerlendiriliyor. ACI de betonun hava içeriğinin tasarım, şartname ve uygulama aşamalarında kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
“PRATİK ÇÖZÜM” DİYE KULLANILAN YÖNTEM NEDEN TARTIŞILIYOR?
Çünkü betonun dayanımı yalnızca sertleşip sertleşmediğiyle ölçülmüyor. Betonun;
- Basınç dayanımı,
- İçindeki hava miktarı,
- Su/bağlayıcı oranı,
- Kullanılan çimento ve agrega,
- Katkı maddeleri,
- Karıştırma,
- Yerleştirme ve sıkıştırma
gibi birçok farklı unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Dolayısıyla karışıma gelişigüzel bir ürün eklenmesi, betonun öngörülen özelliklerinden uzaklaşmasına neden olabilir.
BETONUN İÇİNDEKİ BOŞLUKLAR NEDEN ÖNEMLİ?
Betonu, birbirine kenetlenmiş çok sayıda malzemenin oluşturduğu bir yapı olarak düşünmek mümkün. Bu yapının içerisinde gereğinden fazla boşluk oluştuğunda malzemenin etkin kesiti azalabiliyor. ACI'nin verilerine göre hava boşluklarının artması betonun dayanımında kayda değer düşüşlere neden olabiliyor. Kurallara uygun şekilde sıkıştırılmış betonda ise amaç, istenmeyen hapsolmuş hava boşluklarını mümkün olduğunca azaltmak. Yani mesele yalnızca “deterjan betonun içine girdi” değil. Asıl mesele, bu ürünün betonun içerisindeki hava sistemini ve dolayısıyla mekanik özelliklerini nasıl değiştirdiği.
EVDE KÜÇÜK TAMİRAT İLE TAŞIYICI SİSTEM AYNI DEĞİL
Deterjanlı harçla ilgili tartışmada kullanım alanı da büyük önem taşıyor. Taşıyıcı olmayan, küçük ölçekli bazı yüzeysel tamiratlarla bir binanın kolon veya kirişinde yapılacak uygulama aynı risk kategorisinde değerlendirilemez. Ancak özellikle kolon, kiriş, temel ve döşeme gibi taşıyıcı elemanlarda doğaçlama karışımlardan kaçınılması gerekiyor. Bu alanlarda kullanılacak malzemelerin mühendislik hesapları ve ilgili teknik şartnameler doğrultusunda belirlenmesi gerekiyor.
İNŞAATTA “USTA YÖNTEMİ” HER ZAMAN GÜVENLİ Mİ?
Bu olayın ortaya çıkardığı en önemli soru da bu. Yıllardır uygulanıyor olması, bir yöntemin teknik olarak doğru veya her koşulda güvenli olduğu anlamına gelmiyor. İnşaat teknolojisi, kullanılan malzemelerin özellikleri ve yapı standartları bilimsel veriler üzerinden belirleniyor. Bu nedenle “Biz bunu yıllardır yapıyoruz” yaklaşımı, özellikle taşıyıcı sistemlerde yeterli bir güvence olarak görülmemeli.
BİRKAÇ DAMLA DETERJAN, BİNANIN KADERİNİ DEĞİŞTİREBİLİR Mİ?
Tek başına deterjanın miktarını bilmeden belirli bir yapının ne kadar dayanım kaybedeceğini söylemek mümkün değil. Ancak bilimsel olarak bilinen nokta şu: Betondaki hava boşluklarının miktarı arttıkça dayanım düşebilir. ACI, hava boşluklarındaki her yüzde 1'lik artış için belirli beton dayanım aralıklarında yaklaşık yüzde 5'lik basınç dayanımı kaybı görülebileceğini belirtiyor. Bu nedenle inşaatta kolaylık sağlamak amacıyla kullanılan ev tipi ürünlerin, özellikle taşıyıcı beton ve harçlarda, teknik katkı maddelerinin yerine geçirilmesi ciddi bir risk olarak değerlendiriliyor.
Harcı kolaylaştıran her yöntem binayı güçlendirmiyor. Bazen işi kolaylaştıran küçük bir dokunuş, betonun en önemli özelliği olan dayanımı olumsuz etkileyebiliyor.




