Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte bugün birinci sınıfa başlayan öğrenciler için ilk ders zili çaldı. Okula ilk kez adım atan çocuklar için yeni bir düzen, yeni arkadaşlar ve farklı bir öğrenme ortamı başlarken, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) bulunan çocukların bu sürece uyum sağlaması bazı durumlarda daha fazla destek gerektirebiliyor. Uzun süre aynı etkinliğe odaklanmak, sınıf kurallarına uyum sağlamak ve yeni rutine alışmak DEHB’li öğrenciler için başlangıçta zorlayıcı olabiliyor.
Uzmanlar, ailelerin çocuklardan ilk günden itibaren kusursuz bir uyum beklememesi gerektiğine dikkat çekiyor. Kısa ve net yönergeler vermek, günlük rutini önceden anlatmak, olumlu davranışları desteklemek ve öğretmenle yakın iletişim kurmak çocuğun okula adaptasyonunu kolaylaştırabiliyor. İlk günlerde yaşanabilecek dikkat dağınıklığı veya hareketlilik ise çocuğun başarısız olduğu anlamına gelmiyor; önemli olan ihtiyaçlarının fark edilerek uygun şekilde desteklenmesi.
ÇOCUK BÜYÜYÜNCE DEHB GEÇER Mİ?
Peki DEHB yalnızca çocukluk çağı hastalığı mıdır? Yetişkinlikte ilişkileri ve iş yaşamını nasıl etkileyebilir? Psikolog ve Pedagog Ebru Şen, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yanıtladı. Şen, toplumda yaygın bir inanış olduğuna dikkat çekerek, “‘Çocuk büyüyünce DEHB geçer.’ Oysa bugün biliyoruz ki birçok bireyde belirtiler yetişkinlikte de devam edebilir. Sadece görünümü değişir. Çocukken yerinde duramayan biri, yetişkin olduğunda sürekli zihni çalışan, plan yapmakta zorlanan veya işleri erteleme eğiliminde olan biri hâline gelebilir” ifadesini kullandı.

YETİŞKİN BİREYLER NELERE DİKKAT ETMELİ?
Şen, yetişkinlerde görülen DEHB ile ilgili de, “Yetişkin DEHB'si olan bireyler sıklıkla zaman yönetimi, organizasyon, randevuları unutma, işleri son dakikaya bırakma ve dikkat gerektiren görevleri sürdürmede güçlük yaşayabilir. Bu durum iş performansını olduğu kadar romantik ilişkileri de etkileyebilir. Partnerler bazen bu davranışları ilgisizlik veya sorumsuzluk olarak yorumlayabilir. Oysa çoğu zaman sorun niyet değil, yürütücü işlevlerde yaşanan güçlüklerdir. Bu noktada, yıllarca eleştirilen bireylerde başarısızlık, kusurluluk ve bazen aşırı telafi modları gelişebilir. Bazıları sürekli daha fazla çalışarak hata yapmamaya uğraşırken, bazıları ise başarısız olmaktan korktuğu için önemli sorumluluklardan kaçınabilir. DEHB, kişinin karakteri değildir. Doğru destek alan birçok yetişkin; girişimcilikte, yaratıcılık gerektiren mesleklerde, sanatta ve liderlik rollerinde oldukça başarılı olabilir. DEHB'li yetişkinler başarısız insanlar değildir; çoğu zaman potansiyellerini yıllarca yanlış yöntemlerle kullanmaya çalışmış insanlardır” bilgisini paylaştı.





