Kozinoğlu’nun koğuşundan sorumlu infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül’ün olay günü sergilediği öne sürülen davranışlar ile sonraki yıllarda FETÖ bağlantısı iddiaları ve Fransa’ya firarı, “Kozinoğlu’nun ölümünde örgütsel bir talimat var mıydı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Kozinoğlu’nun fenalaştığı sırada koğuştaki acil durum butonuna basılmasına rağmen yardımın geciktiği, olay anına ilişkin kamera kayıtlarında ise Gül’ün alarma müdahale etmek yerine radyonun sesini yükselttiğinin tespit edildiği öne sürüldü. Yıllar sonra yeniden mercek altına alınan bu kritik dakikalar, Kozinoğlu’nun ölümünün basit bir ihmalden mi kaynaklandığı yoksa daha geniş bir organizasyonun parçası mı olduğu sorusunu soruşturmanın merkezine taşıdı.

H Rl3Le B X U A M4 D Y0

ACİL DURUM BUTONUNA BASILDI, RADYONUN SESİNİ AÇTI

Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre Kozinoğlu’nun fenalaşmasının ardından koğuştan acil durum butonuna basıldı. Mayıs 2011’de göreve başladığı ve Kozinoğlu’nun bulunduğu koğuşta görevlendirildiği belirtilen Ferhat Veysi Gül’ün merkezi panodaki uyarıyı görmesine rağmen müdahale etmediği, bunun yerine odadaki radyonun sesini yükselttiği iddia edildi.

Kamera kayıtlarının incelenmesiyle gündeme gelen bu ayrıntıya göre Gül’ün hareketi, alarm ve yardım çağrılarının diğer görevliler tarafından fark edilmesini geciktirdi. Kozinoğlu’na müdahalede yaşanan kritik zaman kaybının ölümündeki etkisi ve Gül’ün neden böyle davrandığı, yeniden açılan soruşturmanın yanıt aradığı en önemli başlıklardan biri haline geldi.

SDG/YPG ağır silahları teslim etmeye başladı: Envanterin değeri 1 milyar doları aşıyor!
SDG/YPG ağır silahları teslim etmeye başladı: Envanterin değeri 1 milyar doları aşıyor!
İçeriği Görüntüle

ÖLÜMDEN SONRA TAYİN EDİLDİ

Gül hakkındaki şüpheleri artıran bir başka nokta ise Kozinoğlu’nun ölümünün ardından yaşananlar oldu. İnfaz koruma memurunun olaydan kısa süre sonra başka bir cezaevine tayin edildiği, daha sonraki dönemde ise resmi ikamet kaydı olmaksızın yaklaşık altı ay boyunca “hücre tipi örgüt evlerinde” kaldığının değerlendirildiği öne sürüldü.

Gül’ün 2012 yılında daha sonra FETÖ soruşturmaları kapsamında kapatılan Fatih Üniversitesi’nin Uluslararası İlişkiler Bölümü’ne kayıt yaptırdığı, 2013 yılında ise infaz koruma memurluğundan istifa ettiği bildirildi. Soruşturma kapsamında bu süreçteki bağlantılarının ve kimlerle temas kurduğunun da araştırılması, Kozinoğlu’nun ölümündeki olası örgütsel bağlantının ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

Kaşifkozinoğlu

15 TEMMUZ’DAN 17 GÜN SONRA FRANSA’YA KAÇTI

Ferhat Veysi Gül’le ilgili en dikkat çekici ayrıntılardan biri de Türkiye’den ayrıldığı tarih oldu. Gül’ün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden yalnızca 17 gün sonra, 2 Ağustos 2016’da Atatürk Havalimanı üzerinden Fransa’ya kaçtığı tespit edildi.

Yaklaşık 10 yıldır yurt dışında firari olduğu belirtilen Gül hakkında 2021 yılında kırmızı bülten çıkarıldığı ve iadesine ilişkin sürecin devam ettiği bildirildi. Kozinoğlu’nun ölümündeki davranışları ile sonraki süreçte ortaya çıkan bağlantılarının birlikte değerlendirilmesi, soruşturmadaki şüpheleri daha da derinleştirdi.

EMRİ FETÖ MÜ VERDİ?

Dosyanın önündeki en kritik soru ise Ferhat Veysi Gül’ün olay günü kendi inisiyatifiyle mi hareket ettiği, yoksa kendisine bir talimat verilip verilmediği. Gül’ün FETÖ ile bağlantılı olduğu yönündeki iddialar, örgüt evlerinde saklandığına ilişkin değerlendirmeler ve 15 Temmuz’dan hemen sonra Fransa’ya kaçması, Kozinoğlu’nun ölümünde örgütsel bir emir olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Ancak mevcut aşamada Kozinoğlu’nun ölümüne yönelik talimatın doğrudan FETÖ tarafından verildiğini ortaya koyan kesinleşmiş bir yargı kararı ya da kamuoyuna açıklanmış somut bir talimat belgesi bulunmuyor. Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında Gül’ün olay öncesi ve sonrasındaki temaslarının, telefon ve iletişim kayıtlarının, örgüt içerisindeki bağlantılarının ve cezaevindeki diğer görevlilerle ilişkilerinin incelenmesi, bu sorunun yanıtlanmasında belirleyici olabilir.

KOZİNOĞLU’NUN SON DAKİKALARINDA NE OLDU?

Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’deki ölümünden yaklaşık 15 yıl sonra dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte cezaevindeki son dakikaları yeniden mercek altına alındı. Olay tarihinde görev yapan cezaevi personeline yönelik adli işlemler başlatılırken, kamera kayıtları ile geçmişte verilen ifadeler arasındaki olası çelişkiler de soruşturuluyor.

Firari gardiyanın olay günü sergilediği öne sürülen tutum, yardımın neden geciktiği ve ölümün ardından izlediği rota bir arada değerlendirildiğinde dosyanın en karanlık noktalarından birini oluşturuyor. Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte şimdi yanıtı aranan temel soru, Kozinoğlu’nun ölümünde yaşananların bir dizi ihmalden mi ibaret olduğu, yoksa arkasında örgütlü ve planlı bir yapı mı bulunduğu.

Kaynak: HABER MERKEZİ