Kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütünün çocuk yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 51 çocuk hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, örgütün çocuklara ulaşma yöntemlerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelere yer verildi. İddianamede, özellikle aile bağları zayıf, okul hayatında sorun yaşayan veya ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya bulunan çocukların hedef alındığı belirtildi.

ÇOCUKLARLA İLK TEMAS SOSYAL ETKİNLİKLERLE KURULDU
İddianamede yer alan değerlendirmelere göre örgüt üyelerinin çocuklarla ilk temasında doğrudan suç faaliyetlerinin öne çıkarılmadığı belirtildi.
Bu kapsamda yemek ısmarlama, sosyal aktivitelere davet etme veya para vererek ilgi gösterme gibi yöntemlerin kullanıldığı aktarıldı. İlk temasın ardından çocukların sosyal medya üzerinden örgüt propagandasına maruz bırakıldığı ve zaman içerisinde örgütün etkisine girmelerinin sağlanmaya çalışıldığı kaydedildi.
İddianamede, özellikle para ve lüks yaşam görüntülerinin çocuklar üzerinde etkili olduğu değerlendirmesi yer aldı.
HEDEFTE AİLE BAĞLARI ZAYIF VE OKULDA BAŞARISIZ ÇOCUKLAR VAR
Savcılığın değerlendirmesinde, suç örgütlerinin çocuklara ulaşmasında bazı sosyal ve ekonomik sorunların etkili olabildiğine dikkat çekildi.
Aile içerisinde gerilim yaşayan, okulda başarısız olan, toplumdan uzaklaşan ve ekonomik sıkıntı çeken çocukların suç örgütleriyle temas kurmaya daha yatkın hale gelebildiği değerlendirmesi iddianameye yansıdı.
İddianamede ayrıca eski mahalle kültürünün zayıflamasıyla birlikte çocuklar üzerindeki geleneksel sosyal kontrol mekanizmalarının da gerilediği ve bu durumun suç örgütlerinin gençlere ulaşmasını kolaylaştırdığı yönünde değerlendirmelere yer verildi.
“SEN BİZİM KARDEŞİMİZSİN” SÖZÜYLE AİDİYET OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILDI
İddianamede, örgüte kazandırılmak istenen çocukların yaşadığı aidiyet boşluğunun “Sen bizim kardeşimizsin” gibi ifadelerle doldurulmaya çalışıldığı belirtildi.
Bu yöntemle çocukların kendilerini bir grubun parçası olarak görmelerinin sağlanmasının hedeflendiği kaydedildi. Örgüt içerisinde yer almaya başlayan bazı çocukların ise zamanla kendilerini daha “karizmatik” bir kişiliğe bürünmüş gibi hissettiği ve aileleriyle arkadaşlarına kendilerini kanıtlama amacı taşıdığı değerlendirmesi yapıldı.
SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN ÖRGÜT PROPAGANDASI
Çocuklarla ilk temasın ardından sosyal medya kullanımının da örgütün etkisini artırmak amacıyla kullanıldığı belirtildi.
İddianamede, para, güç ve lüks yaşamın öne çıkarıldığı içeriklerin çocukların örgüte yönelik ilgisini artırdığı değerlendirmesine yer verildi. Böylece başlangıçta sosyal ilişkiler üzerinden kurulan temasın zaman içerisinde örgütsel bağa dönüştürülmeye çalışıldığı aktarıldı.
İHBARDA “YOLUNU KAYBETMİŞ ÇOCUKLAR” DETAYI
Soruşturma kapsamında İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün e-posta adresine gönderilen bir ihbar da iddianamede yer aldı.
İhbarda, “yolunu kaybetmiş” olarak tanımlanan çocukların yurt dışında şatafatlı bir hayat yaşayacakları vaadiyle kandırıldığı öne sürüldü. İhbarı yapan kişi, örgütün kendisini “Casperlar ya da Çirkinler” olarak tanıttığını ve Türkiye'nin farklı yerlerinde silahlı eylemler gerçekleştirdiğini iddia etti.
Söz konusu ihbar ve iddianamede yer alan tespitler, suç örgütlerinin dezavantajlı durumdaki çocukları çeşitli sosyal, ekonomik ve psikolojik yöntemlerle etki alanlarına almaya çalıştığı yönündeki değerlendirmeleri ortaya koydu.





