CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında tarım ve gıda gündemini değerlendirdi. Balıkçıların artan maliyetler nedeniyle denize çıkmakta zorlandığını, süt üreticisinin mevcut fiyatlarla gelir kaybı yaşadığını belirten Sarıbal, 2027 yılı için planlanan 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatını da eleştirdi.
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü, 2027 yılı için toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verilmesinin planlandığını açıkladı. Resmi plana göre 380 bin baş 200 ve üzeri kapasiteye sahip işletmelere, 100 bin baş ise 200 başın altındaki işletmelere ayrılacak. Başvuruların 5-16 Ekim 2026 tarihlerinde yapılması planlanıyor.
“BALIK VAR AMA BALIKÇI DENİZE ÇIKAMIYOR”
Sarıbal, yeni av sezonunda balık miktarındaki artışın balıkçıların ekonomik sorunlarını çözmediğini söyledi.
İstanbul Gürpınar Su Ürünleri Hali'nde yeni av sezonunun ilk haftasında işlem gören miktarın geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık 920 tondan 1.884 tona çıktığını belirten Sarıbal, bu miktarın yaklaşık 904 tonunu palamut, 552 tonunu ise hamsinin oluşturduğunu aktardı. İstavrit miktarının ise 226 tondan 76 tona gerilediğini söyledi.
Av miktarındaki artışın tek başına balıkçının gelirini güvence altına almadığını savunan Sarıbal, özellikle akaryakıt başta olmak üzere giderlerdeki yükselişe dikkat çekti.
Hatay'da yaklaşık 60 balıkçının maliyetlerini karşılayamadığı için seferlerini durdurduğunu belirten Sarıbal, mazotun yanı sıra işçilik, kumanya, ekipman ve bakım giderlerinin de arttığını ifade etti.
Sarıbal ayrıca küçük ölçekli balıkçılara ayrılan yaklaşık 145 milyon liralık desteğin dağılımının açıklanmasını istedi. Balıkçılıkta desteğin hangi tekne ve işletmelere ne ölçüde ulaştığının kamuoyuna açık biçimde ortaya konulması çağrısında bulundu.
ÇİĞ SÜT FİYATI İÇİN 1 EKİM ÇAĞRISI
Hayvancılığın diğer önemli başlığının süt üretimi olduğunu belirten Sarıbal, çiğ süt fiyatının üreticinin maliyetleri dikkate alınarak yeniden belirlenmesini istedi.
Ulusal Süt Konseyi, 1 Mayıs 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere çiğ inek sütü tavsiye fiyatını litre başına 24,30 lira olarak belirlemişti. Konsey, temmuz ayında yaptığı değerlendirmede aynı fiyatın devamına karar verirken, fiyatın ekim ayında yeniden değerlendirileceğini açıklamıştı.
Sarıbal ise üreticinin farklı maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirterek, 1 Ekim'de yeni bir fiyat değerlendirmesi yapılması çağrısında bulundu.
“Çiğ süt tavsiye fiyatı 1 Ekim’de üreticinin gerçek maliyeti ve önümüzdeki üç ayın riskleri dikkate alınarak güncellensin” diyen Sarıbal, üreticinin maliyetinin altında üretim yapmak zorunda bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Süt üretiminin sürdürülebilirliği açısından yem bitkileri, mera ıslahı, yerli damızlıkların korunması ve hayvan hastalıklarıyla mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, süt ve et fiyatlarının üreticiden tüketiciye kadar hangi aşamalardan geçerek oluştuğunun da açıklanmasını istedi.
480 BİN BAŞLIK İTHALAT PLANI
Sarıbal'ın basın toplantısında öne çıkardığı başlıklardan biri de 2027 yılı besilik erkek sığır ithalatı oldu.
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın açıkladığı plana göre 2027'de toplam 480 bin baş besilik erkek sığır ithalatına izin verilmesi planlanıyor. Bu miktarın 380 bin başı 200 ve üzeri kapasitedeki işletmelere, 100 bin başı ise 200 başın altındaki işletmelere ayrılacak. Buna göre toplam kontenjanın yaklaşık yüzde 79'u 200 baş ve üzeri kapasiteye sahip işletmelere tahsis edilecek.
Sarıbal, bu planın üreticilerin yapısal sorunlarını çözmeyeceğini savundu. İthalatın sürmesine rağmen yem, mera ve damızlık sorunlarının devam ettiğini belirten Sarıbal, küçük ve orta ölçekli aile işletmelerinin daha öngörülebilir desteklere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Sarıbal ayrıca geçmiş yıllardaki canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına ilişkin kendi değerlendirmelerini paylaşarak, ithalata dayalı politikaların yerli üretimin güçlendirilmesinin yerini tutamayacağını savundu.
“ÜRETİCİYİ YAŞATMADAN SÜT SORUNUNU ÇÖZEMEZSİNİZ”
Hayvancılıkta üreticinin sistem içinde tutulmasının önemine dikkat çeken Sarıbal, çözümün yalnızca ithalat miktarının değiştirilmesiyle sağlanamayacağını ifade etti.
Sözleşmeli tarımda üreticinin daha güçlü bir konuma getirilmesi, alım fiyatlarının gerçek maliyetleri karşılaması ve küçük üreticinin desteklenmesi gerektiğini belirten Sarıbal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Üreticiyi yaşatmadan süt sorununu çözemezsiniz. Süt sürüsünü korumadan hayvancılığı geliştiremezsiniz. Küçük üreticiyi desteklemeden sürdürülebilir süt ve et üretimi sağlayamazsınız.”





